Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Ramazanı uğurlarken!

Cumhur Bandakçıoğlu

    2 Eylül 2010

        Geliyordu, geldi, nasıl olacak, nasıl yapacağız derken bir Ramazan Ayı'nın daha sonuna gelmiş bulunuyoruz. Bu yıl ülke genelinde yaşanan aşırı sıcaklar ve mevsim sebebiyle günlerin uzun olması Ramazan Ayı'nın, önceki yıllara göre daha zor geçmesine sebep oldu diyebiliriz. Ramazan Ayı'nın büyük bir bölümünü İstanbul'da geçirdik. Ama bizim için en önemli ve özel olanı yine memlekete yani kendi deyişimizle Kutsal Topraklar Bolu'da geçirdiğimiz Ramazan günleriydi. (Bu arada Amerika'da yaşayan sevgili Ayşe Özer ablamız bizim bu Kutsal Topraklar benzetmemize tepkili olsa da, Ramazan Ayı'nın yüzü suyu hürmetine bir kez daha bizi hoş karşılayacaktır diye düşünüyorum)

        Ramazan Ayı'nda Bolu'da bulunmak bizim gibi Bolulu olup da Bolu dışında yaşayanlar için hiçbir şeye değişilmez. Şehir eskinin oldukça uzağında kalmış olsa da, tanıdık simalar, tanıdık tatlar, tanıdık sesler, tanıdık kokular Bolu'yu uzaktakiler için değişilmez kılar.

        Son yıllarda Bolu'nun vasat sosyal yaşamında Ramazan Ayı çeşitli etkinliklerle damgasını vurmakta. Bu etkinliklerin en önemlisi de Hükümet Meydanı'nda kurulan eğlence kompleksi, nam-ı diğer Ramazan Sokağı olmakta. Kurulduğu sene itibarıyla birçok eleştiride bulunmama rağmen, şehre renk kattığını ve daha özenle inşa edilmesi gerektiğini belirttim. Bu yılki yazımda da artık sokağın Bolu'yu kaldırmadığını, üst yakada ayrı bir aktivite yapılmasının, ya da Karaçayır'da daha büyük panayır benzeri bir etkinliğe dönmesini gerektiğini söyledim.

       Zaman içinde yaptığımız bazı eleştiriler kabul gördü, sokağın bulvara bakan yüzündeki keşmekeşliğin Bolu'nun doğal güzelliklerini gösteren afişlerle kaplanması ilk benim fikrimdir. Hoş bu fikir farklı bir şekilde bugün kullanılsa da, en azından görüntü kirliliğinin önüne geçilmiştir. E bir yazar içinde en önemli konuların başında fikirlerinin er geç kabul görmesidir.
    Kabul görme konusunda ise beni en keyiflendiren konu, Bolu Basınında köşe yazarı fazlalığı tezimdir. Bu tezime ulusal basından Ertuğrul Özkök ve Fatih Altaylı sanki haberdar olmuşlar gibi benzer konuda aynı tarihlerde görüş bildirmişlerdir. Yerelde ise nerdeyse bana topyekun karşı çıkan ve adeta savaş açan yerel medyamızın temsilcisi bir gazetemiz olmuştu. İşte o gazetemizin önemli isimlerinin bugünlerde benzer açıklamalarla benim 2-3 yıl önceki düşüncelerime katılması da, benim açımdan çok önem arz etmektedir. Ne demişler 'Terzi Kendi Söküğünü Dikemez'!  Nerden geldik şimdi buraya?  Bende yazar düşünür, benim için filozof olan Nihat Genç gibi oldum galiba! Konudan konuya dalıyoruz. Tabii kötü bir taklidi.

       Biz dönelim yine Ramazan Sokağımız'a, sokağımız yerel basında bu sene pekte hak etmediği türde köşe yazılarına misafir oldu. Kantarın ucunu fazla kaçıran var. Benzetmeler hoş değil. Kaş yapayım derken göz çıkartanlar var. Seviye dibin de dibini yaptı. Caddelerimizi, sokaklarımız temiz tutmakta, özen göstermekte fayda var. Bu caddelerden sokaklardan kimler geldi kimler geçti. Niceleri gelip geçecek. Şurada zaten kaç sokağımız kaldı ki? İşte Ramazan Sokağı, işte Sanat Sokağı. Kıymetini bilelim. Kirletmeyelim!  Kirletenlere pirim vermeyelim. Yüce Allah'ın hepimizi bir sonraki Ramazan Ayı'na çıkarması dileğiyle.

    • Ayse Dedeoglu Ozer11 Eylül 2010 . 19:34

      Sevgili kardesim,
      Hos karsiladik tabiki.Yaratilani hos goruruz yaratandan oturu...
      Bu vesileyle sizin ve butun hemsehrilerimin Ramazan Bayramini kutluyorum.
    • Cumhur Bandakçıoğlu3 Eylül 2010 . 09:16

      Ali Bey,bence yazıyı bir daha okumanızda fayda var! Ramazan Sokağı adı altındakı komplekse eleştiri yapanların başında bende geliyorum. Sokağa eleştiri yapan bir çok yazarında seviye konusunda benimle aynı yönde düşündüğünü zannediyorum..
    • Bolulu İletişimci3 Eylül 2010 . 08:50

      İl dışında çalıştığımdan dolayı bizim Bolu daki Ramazan sokağını hiç gezemedim. Bundan dolayı yorumum yok. Ama Cumhur ağabey'in Yazar fazlalığı tezine katılıyorum. Bunu da bu işin okulunu okuyan bu işi yapan biri olarak söylüyorum. Cumhur ağabey bence bu konuyu çoğu zaman dile getirmen de fayda var. Teşekkürler.
    • Ali Tekin2 Eylül 2010 . 23:38

      Kirletenlere prim vermeyelim. Kimlere?????????? Cumhur bey asıl bu yazıyla siz prim peşindesiniz Sizden başka doğru iş yapan köşe yazarı yokmuş gibi kendinizi övmekle başlayan yazınıza diğer köşe yazarlarını yermekle son vermişsiniz. Nabza göre şerbet Bir okur olarak söylemek isterimki pek çok köşe yazarının yazılarını zevkle okuyorum Eleştiri yapıyorlarsa Bolu için daha iyisi olsun diyedir buna eminim. Heleki böyle bir konuda Ramazan sokağına yapılan eleştirilerin ramazana, geleneklerimize saygısızlık gibi tarafınızdan gösterilmesi düşüncelerine saygı duyduğum pek çok yazara saldırı niteliği taşıyor bence Köşe yazarlarımız buna ne tepki verir bilmem ama kendizi hepsinden üstün görme diğerlerini seviyesizlikle özdeştirmedeki tutumunuz garip.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak