Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

BOGİAD

Cumhur Bandakçıoğlu

    31 Mart 2008

    Yıllar önce bizim nesil tarafından büyük bir hevesle kurulup, Bolumuzu pankartlarla donatan Bolu Genç İşadamları Derneği daha sonra üyelerinin ilgisizliği ile uzun ve derin bir uykuya dalmıştı. GİAD?ların üst kurulu olan federasyon ve konfederasyonlarda başkanlık ve hali hazırda Genel Başkanlık yapan patronum Hazim Sesli?nin yıllardır can yerimden vurucu kelimelerini sürekli yutmak zorunda kaldım. ?Sen bize Bolu'yu Paris gibi anlatıyorsun. Bolu'yu bilmesek Türkiye?nin başkenti diye yutturursun. Ama senin göklere sığdıramadığın Bolu'nun bir genç iş adamları derneği bile yok? türünden eleştirileri hemen her gün kulağımda çınladı durdu. Bizim nesle birkaç kez çıtlattım ama olmadı. Neyse ki Bolu'da alttan gelen daha istekli, daha tutkulu bir nesil vardı ki, onlar imdadıma yetişti ve BOGİAD?ı küllerinden tekrar ateşledi. Teşekkürler Gökhan Yaman ve arkadaşları. Bolu için, sağa, sola, geriye bakmaksızın hiçbir siyasi düşüncenin etkisi altında kalmadan, kimsenin uydusu olmadan yolunuz açık olsun. Hareketin TUGIK?deki konumu, konumlandırılması için istediğiniz her türlü desteği vermek de benden.

    Cumhuriyet Caddesinin dramı!

    Son yıllarda Bolumuzun 2 numaralı ticari caddesi oldu diyebiliriz. Kentin üniversite ile değişen yüzü ve artan nüfusu İzzet Baysal Caddesi?nin dışına kayarken, paralelindeki Cumhuriyet Caddesi en popüler cadde olarak ortaya çıktı. Oto galerililerin şehir dışına çıkmasıyla cadde daha çok öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik işletmelerin tercihi oldu. Başlangıçta kafeleri barındıran cadde bir baktık önlerinde yakışıklı korumaların beklediği barlarla doluvermiş. Hani biz Boluların pek alışık olmadığı türden!

    Muhtemelen başta belediyemiz olmak üzere, emniyetin de teşviki ile Cumhuriyet Caddemiz arabesk dünyamızın Bolu'daki merkezi olmuş. Dijital baskının reklam sektörüne girmesiyle cadde tam bir curcuna yeri görümüne kavuşmuş. Birbirinden kötü reklâm tasarımları, iş yerlerinin ön cephelerini kaplamış durumda, tam bir görüntü kirliliği. Cumhuriyet caddesi hali hazırda birçok Bolulu?nun da oturduğu bir yerdir. Bizim ülkemizde yanlış bir uygulama var. Barları ve eğlence yerlerini aynı alanda toplarsak asayiş çok daha rahat sağlanır düşüncesi hep ön plandadır. Hâlbuki bu uygulamalar bu bölgelerin bir bataklık olmasının ötesinde hiçbir olumlu sonuç vermemektedir. Avrupa?da bu tip uygulamalar esas olarak genelevler için yapılmaktadır. Tıpkı Hollanda?nın başkenti Amsterdam?daki Red Light District (Kırmızı Işık Bölgesi) gibi. Tabi Bolu'daki asıl sıkıntı iş yerleriyle konutların iç içe olmasından kaynaklanmaktadır. Hele bir de serde arabesklik olunca sonuç tam bir dramdır. Ben Bolu'yu yönetenlerden biri olsaydım. Bu barları kesinlikle dağıtır yan yana konumlandırmazdım. Hem görüntü hem de ses kirliliği dağılırdı. Çünkü birbirleriyle etkileşimleri çok fazla ve bu etkileşim hep olumsuz yönde oluyor. Bir de dijital baskıcılar, yapmayın etmeyin. Kopyala bas yapıştır. Çok feci çok! Biraz sanat, biraz zevk lütfen. Belediyemizde bu görüntü kirliliğinin önüne gitmelidir.

    Garp Cephesinde değişen bir şey yok!

    AKP hakkında açılan kapatma davasının, Türkiye?nin Avrupa?daki ve Amerika?daki imajına zarar vereceğini söyledi. (AB-Türkiye Karma Parlamento Eşbaşkanı ve Avrupa Parlamentosu Yeşiller lideri Joost Lagendijk,)

    Hâlâ Türkiye?de birtakım radikal fikirli yargıç ve yargı üyelerinin bu pozisyonlarda bulunması çok çirkin. Adalet Bakanlığı hemen bu kişileri çağırmalı ve bunların erken emekliliğini istemeli. Bu kişiler çağdaş değiller. Bu zihniyette olanlar hâlâ 1950 ve 1960?lı yıllardan kurtulamamışlar. Yaşadığımız zamanda değiller bunlar. AK Parti, olağanüstü reformlar yaptı ve yapıyor. AB ile müzakereleri açan da bu partidir. Bu üyeler zamane dışı kişiler ve bu davayı açan kişi tekrar oturup düşünmeli. Bence Adalet Bakanlığı kesinlikle bu kişiye erken emeklilik önermelidir? ( İngiltere Lordlar Kamarası Üyesi Lord Ahmed)

    1923 öncesinde İşgal komiserleri vardı, işbirlikçiler vardı ve mütareke basını vardı. Bize akıl verip yol gösterenlerden bir tanesi acaba, Almanya da yanan insanlarla ilgili bir laf ettiğini hiç duydunuz mu, bu olay Almanya?nın imajını zedelemiştir diyebilirler mi acaba? Türkiye ye akıl verene bak? Lord Ahmed !!! 1950 ve 1960?ı biliyor ama Türkiye?nin AB macerasının ne zaman başladığını bilmiyor. Siz bakmayın onların öyle konuştuklarını onlar için iyi bir fırsattır yaşadığımız dönem ve Türkiye?nin mevcut imajı!

    Ya bunlardan medet umup yerel basında bile köşelerine taşıyanlara ne dersiniz?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye