Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Manzara-i Umumiye!       

Cumhur Bandakçıoğlu

    26 Nisan 2016

           Manzara-i Umumiye!       

            Gazeteci Yazar Cüneyt Ülsever'in sıklıkça kullandığı bir başlıktır; 'Manzara -i Umumiye!” Bu başlıkla yazılarının 2 amacı olduğunu söyler yazar. 1) Resmin tümünü bir arada görmek. 2) Bağımsız gibi gözüken olguları birleştirmek. Birleştirme işleminden ortak bir anlam çıkabileceği gibi, pekala bir 'zırva” da deşifre edilebileceğini söylemekte. Bende kendisi gibi düşünüyor ve bu hafta Kutsal Topraklar'ın Manzara-ı umumiyesini değerlendirmek istiyorum. (Biliyorum, başta Sevgili Yener Abim olmak üzere bazı değerli büyüklerim bana Bolu'ya 'Kutsal Topraklar' betimlemesi yaptığım için kızıyorlar ama, bu sadece Bolu sevgimizin büyüklüğünü gösteren bir latifeden ibarettir)

           Bu haftaki yazıma sizlerin de gördüğü gibi güzel bir Bolu manzarasını fon olarak kullanıyorum. Fotoğraf geçtiğimiz ay hizmete giren ve Bolu turizminin yeni yıldızı Narven'den bir kesit olup memleketin Manzara-i Umumiye sini gösteren acı bir gerçektir. Türkiye gerçeği budur! Ne yazık ki BOLU gerçeği de budur. O taş ocağının açılmasına vesile olanlar ve izin verenler sizlere gerçekten söyleyecek kelime bulamıyorum. Memlekette taş çıkartacak başka bir yer yok mu da yeşilin ortasında bu doğa katliamına göz yumuyorsunuz. Doğa'nın Kalbi Bolu! Duy da inanma! Bu doğa katliamının bir numaralı sorumlusu olarak oklar İl Özel İdaresi'ni gösteriyor. İşin garip tarafı İl Özel İdare Genel Sekreterimiz Sn. Köstereli Ormancı! Böyle bir manzarayı, kendine 'Tabiatın Kalbi' veya benzeri bir sloganı seçmiş dünyada ki hiç bir yerleşim biriminde göremezsiniz. Bu ancak bizim ülkemizde olur! Çok yazık! Gün geçmiyor ki yerel basında, bizim sevdiğimiz özlem duyduğumuz Bolu'ya tezat haberler görmeyelim. Maalesef Türkiye'nin hemen hemen her yeri gibi, Bolu da hormonlu büyümeden nasibini almış bir şehir. Kavgalar, yaralamalar, bıçaklamalar, uyuşturucu, fuhuş, taciz, terör gibi toplumun düzenini bozan her türlü bozukluk artık Bolumuzun olmazsa olmazları arasına girdi. Bu olumsuz resmin oluşmasında şüphesiz ki üniversitemizin ciddi bir payı var. Değerli büyüğümüz İzzet Baysal bugünkü Bolu'yu görseydi, muhtemelen üniversite kararında bazı şüphelere düşerdi, ya da üniversitenin daha butik bir şekilde sadece vakıf üniversitesi olarak kalmasını isterdi. Bir diğer ve önemli meselede şehrimizde ciddi anlamda bir Ortadoğu popülasyonunun varlığıdır. He ne kadar din kardeşi olsak da, gelenek ve göreneklerimizin çok farklı olması kabullenebilirlik anlamında ciddi bir meseledir. Eğer bu insanları iyi bir şekilde asimile edemezsek ileride çok daha büyük problemler ortaya çıkacaktır. Bu konuda ciddi bir planlamaya ihtiyaç vardır. Sadece Valilik ve belediye değil, şehir sakinlerine de ciddi iş düşmektedir. Öncelikle yabancı popülasyonu bütün mahallelere eşit şekilde dağıtılmalıdır. Kesinlikle bir bölgede kümelenmemeleri gerekiyor. Bir bölgede kümelenmeleri hem kendilerinin uyum problemlerini uzatacak, hem de kendilerini tecrit ettirecektir. Avrupa'nın geçmişte yaşadığı tecrübelerden bu durumun ne kadar büyük sıkıntılar doğurduğunu çok rahatlıkla görebilir ve daha stratejik çözümler üretebiliriz. Sonuç olarak Manzara- i Umumiye budur. Ne kadar yol, köprü, park, tesis yapsak da, üstümüze başımızı en marka elbiselerle donatsak da, altımıza son model arabalar çeksek de, ülke gerçeğimizi kamufle edemiyoruz. Tıpkı Aladağ'ımızın eteklerindeki taş ocakları gibi, tıpkı parklarda, bahçelerde oturmayı bilmediğimiz gibi, tıpkı arabalarımızın içi temiz olsun diye elimize geçen her şeyi yollara attığımız gibi.
                                                

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak