Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bence adı 'Kristal Geyik' film festivali olmalı

Cumhur Bandakçıoğlu

    27 Ocak 2015

            Ocak ayı benim penceremden fuar ayıdır. Dünya ev tekstili sektörünün bir numaralı organizasyonu Almanya, Frankfurt da düzenlenen Heimtextil Fuarı kapılarını açar. Bu yıl 17. defa bu fuara katıldım. Fuar öncesi hazırlıklarında Frankfurt'un havasına çarpıldık ve ciddi bir soğuk algınlığıyla fuarı tamamladık.17 yılın en kötü fuarını yaşadım diyebilirim. Frankfurt deyince akla gelen ilk isim tabiî ki Bolulu hemşerimiz gazeteci Seyfi Alp dir. Seyfi Abi sağ olsun yine bana ve arkadaşlarımla tüm içtenliği ile sahip çıktı. Katıldığımız yemeklerde ve sohbet ortamlarda Almanya hakkında çok güzel bilgilendirmelere imza attı. Kendisinin, Bolu ve Bolu'nun tanıtımı için ciddi bir değer olduğunu düşünüyorum.
           Almanya'nın hemen akabinde Antalya'ya geçtik. Türkiye'nin bir numaralı Otel Ekipmanları Fuarı'ndaydık. Antalya benim çok sevdiğim bir şehir. Ve bu şehirde ciddi sayıda Bolulu hemşerimiz yaşamakta. Sağ olsunlar Antalya'da olduğumuzu duyanlar ve sektörle ilgili olanlar ziyaretimize geldi. 30 yıldır görmediğim Bolu Atatürk Lisesi'nden müzik hocamız Sn. İsmet Başkaya'yı görme fırsatım oldu. Bu buluşmaya vesile olan tekstil sektöründe her geçen gün marka değerini daha da yükselerek çıkaran fuarın yıldızlarından Otello Firmasının sahibi Rıdvan Çakır ağabeyimdi. Fuar esnasında bizim dönemin tanınmış simalarından, her biri başarılı birer turizmci olan arkadaşlarım Serdar Saka, Engin Kadıoğlu ile de uzun aradan sonra bir araya geldik. Yine bu yıl da bizi yalnız bırakmayan ünlü şefimiz Şinasi Karanlıkoğlu ile de bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadık. İşte bu yoğun dönemde ister istemez Bolu gündeminin baya bir dışında kaldık.
          Ocak ayı itibarıyla Bolu'nun kış mevsimi koşullarıyla ciddi anlamda mücadele ettiğine şahit olduk. Bolu adeta eski kışlarını yaşar olmuştu. İşte bu soğuk günlerde Bolu basınının meşgul eden bir haber hem tebessüm etmemize, hem gazetecilik yönümüzü hatırlamamıza sebep oldu.  Bolu'nun yetkili ve etkili kurumlarının himayesinde Bolu Kristal Çam Film Festivali adı altında bir film festivali yapılması için toplantı düzenlenmiş ve sunum yapılmış. Sunumu yapan, proje sorumlusu, festivalin organizasyonu ve işleyişi ile bilgiler vermiş. Bolu'nun, bir yandan Türkiye'nin Hollywood'u olmaya aday bir coğrafyaya sahip olduğunu, diğer yandan da düzenlenecek festivalle Türkiye'nin Cannes'i olabileceğini vurgulanmış! Şimdi ben anlıyorum, Arzular Şelale de... Ama yani.... Biraz ağır olmak da lazım. Bu nasıl bir uçuştur. Ya gerçekten merak ediyorum, bu sunumları yapanlar ne yiyip ne içiyor? Ya bunları dinleyenlere ne dersiniz. Dinleyip de içinden gülen ama sesini çıkarmayanlara ne dersiniz. İyi niyet ve en iyiyi örnek almak bir tarafa birazda aynaya bakmak lazım!
          Ya Sayın Valim, Sn. Belediye Başkanım, yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim. Anlıyorum bir şeyler yapmak gerekiyor da, biraz ayağımız yere bassın. Bakarmısınız, Hollywood ve Cannes' rakip olacağız. Vay vay! Antalya (Altın Portakal) ve Adana (Altın Koza) siz uyuyun, boşuna bugüne kadar uğraşıp didinmişsiniz.  Bolu bu borumu?  Kafadan Hollywood ve Cannes olacak.  Olursunuz, oluruz, olur!  Tek itirazım var. Kristal Çam. Bolu'nun coğrafyasına Geyik daha yakışır. Kristal Geyik!

                                                    

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak