Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Ve Vilnius ve Yaprak ve Çağan Ada!

Cumhur Bandakçıoğlu

    31 Ağustos 2012
         Bayram ertesi rotamızı işimiz gereği Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla özgürlüğüne kavuşan 3 Baltık ülkesinden Litvanya'nın başkenti Vilnius'a çevirdik. Bu seyahat Litvanya'ya ilk seyahatimizdi. Dolayısıyla bu küçük ülkeyi oldukça merak ediyorduk. 3,5 milyon nüfuslu bu küçük ülkenin bir zamanlar (14. YY'da) Avrupa'nın en büyük devletlerinden biri olduğunu ise, Litvanya'da ziyaret ettiğimiz arkadaşlarımızdan öğrendik. Litvanyalılar'ın beklentimizin aksine Ruslar'dan daha çok Polonyalılar'a benzemesini ve andırmasını ise 2 asır hüküm süren Lubin Birliği ( Litvanya- Lehistan Devleti) ile ilişkilendirdik. Vilnius'u tanımaya başladıkça adeta bir masal şehri bizleri teslim alıyordu. Sovyetler Birliği imzası taşıyan yapılar şehrin bir bölümünde karşımıza çıksa da, tarihi yapılarını ve dokusunu kaybetmeyen Vilnius şehrinin her köşesi bir tablo güzelliğinde ortaya çıkarak bütün hayranlığımızı kazanarak kendisini bize imrendirdi.
         Bir şehir de gözü yoran, göze batan hiç bir şey olmaz mı? Evet olmayabiliyor. Maalesef bu dinginliği kendi ülkemizde görme şansımızın olmadığına inanlardanım. Bu bir tarz meselesi! Ve bu tarzın oluşabilmesi içinde ciddi bir kültür birikimi, kimlik ve eğitim gerekiyor. Vilnius da bizi misafir eden firma yetkilerinin davetiyle öğle yemeği için kent merkezinin 5-10 Km. dışında bir Restorana geliyoruz. İşletme tam olarak benzemese de, benzer yerler Bolumuz'da mevcut. Mesela Abant Yolu üzerindeki Yeşil Ev ve Aktaş'daki Kardeşim Mantı gibi. Restoran'ın en büyük özelliği kendine ait küçük bir yapay gölün bulunması ve müşterilerin yiyecekleri balıkları bu gölde kendilerinin tutması! Değişik ve farklı bir konsept olarak geldi bana. Bu özelliği de restorana ciddi bir ivme kazandırmakta. Vilnius'un özellikle eski şehir olarak adlandırılan bölgesi tek kelimeyle muhteşem haliyle UNESCO dünya mirası listesinde. Ziyaretimiz sırasında St Bartholomew festivali devam ediyordu. Festivalde zanaat, sanat ve lonca gelenekleri sergileniyor. Festivalin ev sahipleri orta çağ da kullandıkları kıyafetleriyle ve çalışma şekilleriyle o dönemdeki iş kollarını canlandırıyor ve geçmişlerini hem genç kuşaklara, hem de ziyaretçilere sergiliyorlardı. Yani geçmiş sadece müzelerde yaşamıyor. Biz de ise bugünlerde tarihimizin ve bayramlarımızın üstüne kibrit suyu dökülmekte! Litvanya dönüşümüzde ise Bolumuz'da hummalı bir çalışmayla İzzet Baysal Caddesi'nin yerle bir olduğunu, Başkanımız'ın deyimiyle Şanzelize olma yolunda ilerlediğini gördük. Hoş Başkanımız ve ekibi bizim fikirlerimize pek prim vermez ama ben 1-2 kareyi kendilerine sunuyorum belki ilgilerini çekerler. Bu arada Litvanya'da iklim, Bolu iklimine göre çok çok daha sert olduğunu dip not olarak belirtmek istiyorum!
          Litvanya seyahatimizin zamanlaması çok istememize rağmen 2 önemli davete katılma şansımızı bize kaybettirdi. 24 Ağustos akşamı çok sevdiğimiz arkadaşımız Yaprak Paşık İstanbul'da muhteşem bir düğün ve partiyle hayatını Cenk Palandöken'le birleştirdi. Yaprak bundan sonraki hayatını eşinin işi dolayısıyla Kanada'da sürdürecek. Dolayısıyla kendisi bundan sonra bizim Kanada Büyükelçimiz unvanını almış bulunuyor. Yaprak ve Cenk'i tebrik ediyor ömür boyu mutluluklar diliyorum.
         25 Ağustos akşamı Abant'ta çok sevgili kardeşim, Bolu'nun tanınmış mimarlarından, Belediye Meclisi üyemiz Aytaç Eskicioğlu ve kıymeti eşi Yeşer Eskicioğlu'nun biricik oğulları Çağan Ada'nın sünnet düğünü vardı. Litvanya seyahatimiz Çağan Ada'nın bu mutlu gününde de beraber olmamızı engelledi. Neyseki Ailemizin büyüğü Hacı Yener abimiz ve Hacı Tibet Kınacı arkadaşımız, bizi de temsilen bu mutlu günde Eskicioğlu ailesiyle birlikte oldular. Ne diyelim bizde 'Yüce Allah'izin verirse, Çağan Ada'nın düğününde yerimizi alırız. Aytaç Yeşer ve Çağan Ada'yı tebrik ediyor Çağan Ada'nın daha büyük mutluluklarını hep birlikte yaşmayı diliyorum.
          Fotoğraflar; Vilnus dan muhtelif kareler, Yaprak&Cenk, Eskicioğlu Ailesi Tibet Kınacı Yener abi.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye