Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

THASOS'a bir hafta sonu kaçamağı

Cumhur Bandakçıoğlu

    22 Eylül 2011

        Daha önce sizlerle paylaştığım gibi uzun yıllardır çalıştığım firmam SESLİ Tekstil ile yollarımızı Eylül Ayı başında ayırdık. Ayrılık sonrası beklemediğim kadar üzüntü ve hayırlı olsun mesajı aldım. Duygusal bağlamda zor olan bu dönemde bu tip mesajlar kişi için oldukça önemli bir moral kaynağı oluyor.  Bu zor dönemde bana destek olan, bu köşeden gönül bağı kurup dost hanemize kattığımız okurlarıma da ayrıca teşekkür ediyorum.
         Eylül ayında uzun bir süre dinlenmeyi planlamama rağmen, maalesef bu isteğimi gerçekleştiremeden tekrar yoğun bir iş temposuna adım atmış bulunuyorum. Bundan sonra ülkemizin konusunda en büyük kuruluşlarından biri olan, yine Uşak orijinli AĞAOĞLU Tekstil'le beraberim. İştigal alanımız  nevresim, çarşaf, otel, hastane ve denizcilik tekstili. Grubumuz yine Türkiye'nin en önde gelen sargı bezi üreticilerinden. Ne diyelim Yüce Allah utandırmasın.
         Uzun tatil hayallerimiz suya düşünce hem iade-i ziyaret hem de yeni bir keşif amaçlı bir hafta sonu kaçamağı plandık. Rotamızı komşu Yunanistan'ın Kuzey Ege'de bulunan THASOS Adası'na çevirdik.
          Eğer İpsala Gümrüğü'ndeki oyalanmayı saymazsak, normal bir seyirle 4 saat 15 dakika gibi bir sürede adanın karşısında bulunan Keromoti Kasabası'na geliyorsunuz. (Bu mesafe İstanbul- Bahçelievler'den).... (Bolu  Bahçelievler'den de 6 saat 15 dakikalık bir kara yolu ile hedefe ulaşabilirsiniz, ki bu da hemen hemen Bolu- Antalya arası bir karayolu mesafesidir)
    Keromoti'den yaklaşık 40 dakikalık feribot yolculuğu ile bir doğa harikası olan THASOS'a ulaşıyorsunuz. Eğer birkaç kelime ile adayı anlatmak gerekirse. Yeşil, Mavi, Balık, Bal, Zeytin ve Huzur olarak özetleyebiliriz. THASOS'un her köşesinde bu kelimeleri bulabilirsiniz.
         Ege'nin mavi sularıyla, çam ve zeytin ağaçlarıyla kaplı  birbirinden güzel kumsallarıyla antik çağdan günümüze uzanan bir tarihi barındıran oldukça sevimli bir adadır THASOS. Tabi bizim en büyük şansımız adanın yerel halkından olan dostlarımızın olması. Stavroula Baxevanaki, Maria Baxevanaki ve Christos Doukas bizleri harika bir şekilde misafir etti. Nerdeyse adanın tüm hazineleriyle bizleri tanıştırdı. 380 Km2'lik adanın etrafında ve tepelerinde birbirinden güzel köyler mevcut. Türk turistlerinde son dönemde keşfettiği ada, yaz sezonunda ciddi bir turizm merkezine dönüşüyor. Bu durum sizi hiç korkutmasın. Adadaki turizm bizimkinden çok farklı, konaklama tesisleri az katlı pansiyon ve apart ağırlıklı. Resturant ve tavernalarda fiyatlar genelde birbirine yakın. Hiçbir şekilde sizi rahatsız eden kolunuzdan çeken hanutçular yok. Göz kirliliğine yol açan tabela kirliliği ise hiç yok. Balık ve diğer deniz ürünleri bol ve taze. Yani yemeyeni dövüyorlar misali.
         Yine daha önceden tanıdığımız ve bize harika bir balık ziyafeti çekip Türkler mi daha misafirperver yoksa Yunanlılar mı sorusunu bize sorduran Thanasis ve Maria Karabelos  çiftinin şirin Aliston Apart Oteli'nden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Konaklamak için oldukça uygun olan bu sevimli tesis, her şeyiyle sizi evinizde hissettirecek kadar sıcak.
         Bir arabaya 4 kişi atlayıp oldukça ekonomik şekilde bu adaya ulaşabilir ve güzel bir tatil yapabilirsiniz. Brezilya değil ama, THASOS'un tadı damağımda kaldı size de tavsiye ederim.
    Fotoğraflar: THASOS dan kareler.


     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak