Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Merdiven.. Forum.. Madam Mariam..

Erdoğan Mühürcüoğlu

    6 Ekim 2014

         Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
         Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
         Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak..
    *
          İsmail abi'nin otobüsle giderken tabelaları okumak gibi bir hastalığı varmış, bugün onu konuştuk.. Otobüs hızla giderken kaçırdığı bir tabela olursa, inesi geliyormuş arabadan.. Bolu'da doktor Musa Okur; 'beynin kendini meşgul etmek istiyor, hastalık değil bu İsmail' demiş. 'Sen namaza başla!.. Kaldırımda yürürken çizgilere basmadan yürümek, merdiven basamaklarını saymak da benim takıntım.. Bazı binaların kaç basamak olduğunu ezbere bilirim.. Özellikle de resmi dairelerin.. Be adam, dün saydın şu kadardı, bugün niye sayıyosun ki..
    ***
           MERDİVEN..
          'Sana hiç yakıştıramadım Erdoğan abi' diyor arkadaşım.. Sen, Kürkçüler Köyü'nden Apdullah Ustayı nasıl tanımazsın.. Merdivenci Abdullah Usta tanınmayacak bi adam mı Allah'ını seversen? Hastahanenin arka sokağında otururdu Fitnat Hocanım'ın da komşusu.. Şemsi Ahmet Paşa Caddesi'ni hatırlamaya çalış bir zahmet, her şeyi de devletten beklememek lazım .. 'Yapma ya, benle kafa buluyo güya.. Şemsi Paşa Pasajında Sesi Büzüşesiceler vardı bir de, hahahaha..
    ***
          Şuna en başta, 'Merdiven Abdullah usta' desene! Şimdi hatırladım.. Bir ermeni ustadan öğrenmiş merdiven yapmayı Abdullah usta.. Eve, camiye, minareye, her yere merdiven yapardı.. Kuyu'ya merdiven yapılır mı? O yapardı.. Oğlu vardı İzzet, elinde tüfek, akşama kadar kuşların peşinde, ağaçlara, çalılara, neresi denk gelirse sıkan..
    ***
          Onu bunu bilmem, hayatta biraz da şansı olacak adamın 1950'lerde Marshall yardımı ile Türkiye'ye 3 tane dizel motor geliyor. Dikkat edin Bolu'ya demiyorum, Türkiye'ye geliyor. Sonra da bunlardan biri gelip Bolu'da merdivenci Abdullah Usta'yı buluyor.. Hem de öyle bir motor ki, eşi, menendi yok.. Usta ipini çekip çalıştırdı mı, etrafta ne var ne yok sallanmaya başlıyor.. Karşıda morg binası, morgda yatan rahmetliler, hopur hopur hopluyorlar.. Hasan Toker Abi'nin evi, İsmail, Ali, Niyazi kardeşlerin evi zangır zangır titriyor.. Motoru istop ettirmek için bile komşu desteği lazım, o derece.. Bu anlattığım yerlerde Müteahhit Hasan Kanca'nın yaptığı apartmanlar var şimdi..
    ***
          Söz ustadan açılınca; Karaçayırlı Mustafa amcayı hatırladım.. Bolu'da seramik döşettiğimiz Mustafa amcanın aslında kaldırım ustası olduğunu öğrendiğimiz zamanki şaşkınlığımızı.. 'Ne var bunda' diyordu Mustafa amca 'Karaçayır'da tüccarların Leylekli evinden, taaaa Aktaş'a kadar kaldırım taşı döşemiş adamım ben.. Sonra, fayanscılığım da var biraz..
    ***
           Ebelerden sonra en fazla kulakları çınlatılanlar fayans ustalarıymış zaten.. Bizde de öyle oldu. Banyoya 'yanlış eğim' veren Mustafa amcayı her banyo çıkışımızda andık.. Karaçayır'dan 80 yaşlarında biriydi, belki tanırsınız onu.. Aslında bir sakatlık olduğunu daha görüşmeye gittiğim gün anlamalıydım.. Adam evin yan duvarına "Buraya işeyen eşektir" yazmış, altına da eklemiş 'fayanscı Mustafa telefon; 0374 sıfır sıfır bilmem kaç '
    ***
          FORUM..
          İnternette bir forum dikkatimi çekti, Görkem Hanım var, elli ayaklı, iri yarı bir abla; o anlatıyor 'Spor yapın' diyor 'yürüyüş de olabilir.. Zaten bir sporla ilgileniyorsanız temponuzu arttırabilirsiniz..' ve devam ediyor 'kadınlar erkeklerde en çok biceps kasına dikkat ederler.. İnkar etseler de bilimsel bir gerçektir bu..'
    ***
         Eyvah! dedim 'ulan nasıl kaçırdık biz bunu, nasıl haberimiz olmadı bundan.. Kadın söylüyor, Biceps kası kadınların en çok dikkat ettikleri yer diyor.. Sonradan mı çıktı bu zamazingo? Soracam kadına, bu kasın yeri neresi diye.. Ulan! diyorum 'bir de acaip bi yerde falan çıkar da rezil oluruz.. Sorsam mı sormasam mı derken devamını getirdi; 'Kadın ve Erkek dediğin tek kanatla uçamıyor, yok öyle bi şey.. Sporu da yalnız kadın yapmayacak yani..'
    ***
          Gözümü kararttım 'afedersiniz' dedim 'ne yapmak lazım bu kas'ı geliştirmek için? Çok kolaymış 'Nefes alın ve bir kolunuzu avuç içiniz yukarıyı gösterecek şekilde baş hizasına kadar kaldırın' Eee? 'kaldırırken nefesinizi verin' Eee? 'sonra indirin.. Bu arada temponuzun ve nefes alışverişinizin bir ritim içinde olmasına dikkat edin' Sora? 'Sonrası, profil resminizden gördüğüm kadarıyla sizin yumurta kadar Biceps'iniz kalmış zaten !.. Neeee? innallahe meas sabirin, keşke sormasaydım.. 'Hammer curl egzersizi ve Karboyu arttırmanı tavsiye ediyorum.. Bu arada hareket ağırlıklı olarak triceps de çalış' Tam forum'dan çıkacam, ekledi 'ama kontrollu gideceksiniz Bolu'lu bey!, Biceps çok fazla gelişirse ürkütücü bir görüntü çıkıyor ortaya..! Nası yani? Deme ya! abboooooovv!
    ***
           İsmail abi ile harıl harıl internette 'Biceps' arıyoruz, sonunda bulduk 'Allah canını almasın! bu bildiğin pazu yahu.. Kardeşim yazsana şunu pazuları geliştirmek lazım diye..
    ***
          MADAM MARİAM..
          Emniyet Genel Müdürlüğü İkinci Şubesinin kayıtları 90 yıl sonra araştırmacılara açılınca çok enteresan yazışmalar çıkmış ortaya.. İki ayrı katalog var.. İlki 1914-1916 yıllarına ait 5 bin 940 evraktan oluşan ve ikinci katalog 1914-1921 yıllarına ait 9 bin 193 belgeyi içeren..
    ***
          Bolu'lu Madam Maryam da bu evrakların içinde.. O da Tehcir sırasında Bolu'dan gönderilen ailelerden.. Gönderilen ama gittiği yere bir türlü alışamayan, dönmek için can atan.. Onlarca başvurusu var İstanbul hükümetine.. 'Yapmayın, etmeyin ağalar beyler, diyor 'bu iş sizin bildiğiniz gibi değil.. Biz Bolu'luyuz, bizim memleketimiz orası, bacalarımızın tüttüğü, kazanlarımızın kaynadığı yer,. Bu 'gitmeler' elimizi böğrümüzde bıraktı bizim..
    ***
         Kardan, tipiden telgraf direklerinin devrildiği ılıca yolunu, gocuklu fesli insanların dolaştığı sokaklarımızı özledik.. Bir tabutun arkasından karları yara yara, gittiğimiz Çıkınlar Mezarlığı'nı, ocaklarında kütüklerin yandığı evlerimizi, komşularımızı.. Kaplıcayı, havuzu, harharlığı.. Kurna başında Mariam onun yanında Hacer hanımı, Biraz ilerde Deli Safiye yanında oğlunu yıkayan Sofia'yı.. takunyaları, peştemalları, hamam taslarını..
    ***
          'Domateslerim, soğanlarım marullarım kaldı bahçemde toplayamadığım. Şimdi Eriğe, Elmaya, Kiraza durmuştur ağaçlarım.. Müsaade edin, son bir kez daha geleyim..! Müsaade ediyor mu Osmanlı? Evet ediyor.. Şöyle bir karar çıkıyor İstanbul'dan; 'Bolulu Madam Maryam'ın arazisinin hasılatını almak üzere Bolu'ya dönmesine, nakliye masraflarının seferberlik tahsisatından karşılanmasına...' Madam Mariam dönüyor Bolu'ya, mahallesine, evine.. Sonra? sonrası bilinmiyor..
    ***
          Mezarlık ziyaretleri yapıldı yine, dualar okundu.. Gerine gerine 'babam var bana bişey olmaz' diyemeyeceğimizi bi daha hatırladık.. Ben en azından.. Yine birşeylerin boğazımızda düğümlendiği zamanlara geldik.. Bir film biter 'Son' yazar perde de; ya da 'The End' yazar.. Parazitli bozuk bir görüntüdür o nedense.. Son nefesinde göz göze geldiğim birini ve onun son bir gayretle elimi sıkmaya çalıştığını hatırlatır bana.. Son sarılış, son veda gibi..
    ***
           "Elimde 'altıpatlar" derede Bulgar'ı aramaya başladım" diye başlayan askerlik anılarını hatırlatır babamın.. "Ben senin yaşındayken" diye başlayan, "siz beni gençken görecektiniz" diye devam eden, annemin 'gençliğini de biliyoruz Mehmet bey' dediğinde bıçak gibi kesilen konuşmalarını. 'Akçakoca'da bir açılırdım, tekneler "geri dön Mehmet beeey! diye peşime takılırdı" deyişini hatırlatır.. Bir ev oturmasında 'falanca bey şu kadar aylık alıyormuş' dendiğinde 'yok canım, alamaz' itirazlarını.. ilk memuriyet yeri Adapazarı'na Canipağa, Hilmi Ağa, ve Emniyetçilerin otobüsleri ile yaptığı yolculuklarını.. Sen daha tek kelime bile etmeden 'canın sıkkın senin, sende bir haller var, otu bakam şuraya! deyişini..
    Bayramınız mübarek olsun, Hoşça kalın.. (Aceleyle yazdık.. Hatalar için özür)


     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak