Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Solmaz Abla.. Yeni Sinema.. Naciye Sultan.. Deli Corci..

Erdoğan Mühürcüoğlu

    19 Kasım 2015

        Solmaz Abla.. Yeni Sinema.. Naciye Sultan.. Deli Corci..    

           Hiçbirimizin kaçamayacağı şey Ölüm.. Bir oyunun, bir filmin sonu gibi.. Seben'de Güneşler Köyü'nde bir düğünde tanımıştık genç bayanı.. Öğretmendi.. At sırtında okula gidip gelen genç bir muallim.. Baktım da o köy mahalle olmuş şimdi.. İkide bir soruşturma geçiren ilerici, aydın bir kadındı.. Dayıma yapalım diye çok uğraştıydı bizimkiler.. O taş döşeli yollarda yankılanan nal seslerini arada sıra da deyyyyhh sesinin ardından şaklayan kamçı sesini duyarım hala.. Solmaz Abla mıydı neydi adı..?

    * * *

           Bir ideali olacak insanın.. Yıllarını birçok şeyden vazgeçerek geçirme çabası olacak.. Doğru ya da yanlış; ama olacak.. Bugün bir yerde okudum.. Tarih kitaplarında sayfalarca anlatılan, hatta hakkında cilt cilt kitaplar yazılan Bolu İsyanı var.. Demirci Mehmet Efe, Sarı Efe Edip Bey, yanında Cafer Kaptan ve Aziz bey 600 kadar süvari ile 22 Ağustos 1920 sabahı girdiği şehir.. Çok tuhaf.. Asilerden ele geçirilen bir cebel topu, iki makinalı tüfek sadece.. Birkaç tane de yorgun ve sıska bey­gir.. Bedava versen kimse almaz..

    * * *

           Hisar Tepesi'nde çekilen fotoğraf o günlere ait.. Yukarıda saydığım isimlerin çoğu da orada.. Şehirdeki manzara- ı umumiye; Feraceli kadınlar, kırmızı fesli, kaytan bıyıklı kumral delikanlılar.. Cumbalı evlerin kafesli pencerelerinde utangaç Bolu kızları.. Üzerlerinde dallı güllü basmalar, kadifeler, ipekli elbiseler.. Arasta içindeki dükkanların kumaşından.. Belde gümüş kemer, boyunda gıremise..

    * * *

          NİŞAN..

          Herhangi bir konuda bilgiye mi ihtiyacın var hemen yeni kazılmaya başlanan bir inşaat çukuruna koşacaksın.. Daha ilk kazmanın vurulmasıyla birlikte toplanmaya başlar bilgisine başvurabileceğin otoriteler.. Kahvede mahvede o kadar çabuk ulaşamayabilirsin mevzuya.. Adam tavla oynuyor okey oynuyor, sen lafı öğrenmek istediğin konuya getirsen bile, bilgiler istikrarlı bir biçimde akmaz.. Kesik kesik, gıdım gıdım gelir.. Adam tavladan başını kaldırıp sana cevap verene kadar kaç tane kapı'yı kaçırır..

    * * *

          İnşaat başında öyle değil ama.. Herkes ayakta orada.. Farklı mahallelerden değişik branşlarda otoriteler.. Bilgiyi karşılaştırma, test edebilme şansın var.. Kepçeye bir hayvanın çene kemiği takıldı söz gelimi; hakkında saatler süren ihtimal hesapları yapılır.. Hınzırlık edip bir teori fısıldasan ortaya, Köroğlu'nun atına ait bile diyen çıkar çene kemiğine.. İş oraya kadar gider..

    * * *

           Bakıyorum da fotoğrafa; yolda tek araba yok.. Yaya bile yok hatta.. Şimdi öyle mi? Tabaklar'da Albay Sokak'ın başında oturuyormuş arkadaş.. 'Evi zor buldum' diyor.. 'Saim Bey'in dükkanı vardı ya hani, emekli Albay mıydı neydi? Eveeet? 'tam orada yolu karıştırdım.. Hans Abi'nin evini, Mehmet Tombul'un 'Soylu Büfe'sini tanımasam evi bulamayacağım.. Eskiden tenhaydı şehir, sakindi.. 2 tur atar, alış veriş yapar dönerdin eve..

    * * *

           'Deniz atı'nın üzerinde Erkan'lar oturuyor' dedim 'görseydi yardımcı olurdu sana' Tanıyormuş.. Onun nişanında bile bulunmuş hatta.. Orkestra gelemeyince Erol Çakır yetişmiş bağlamasıyla.. 'Orkestra olsaydı bu kadar eğlenemezdik' diyor 'lorke lorke mi istersin, dağlar kızı reyhan mı..? İstesek Mozartın Türk Marşı'nı bile çalardı Erol.. 'Lorke lorke' derken Bolusporlu Bedri Abinin abisi geldi aklıma.. Kadri Abi'nin de lakabı 'Lorki' idi nedense..

    * * *

           Geçenki yazıyı O'na haber vermeden paylaştım diye bozuk bana İsmail abi.. Beyaz Kelebekler'in ve İstanbul Gelişim Orkestrası'nın kapalı spor salonundaki konserini, Milli boksör Numan Mutluer'in Macar Harmath'la yaptığı karşılaşmayı anlatacakmış bana; kaçırmışım.. Bir de 'Yeni Sinema' şiiri 'güme' gitmiş.. 'Ayıpettin Şemşettin! dedim şimdi paylaşırız, n'olcakkine..?

    ***

           YENİ SİNEMA..

            Bak işte doldu yine tahtadan iskemleler

            Şimdi yok olsalar da her biri birer birer

            Gönül kapım açıktır bekleriz efendiler!

            Bir bilete üç film, buyrun hanımlar beyler

            Başlıyor sinemamda siyah-beyaz filmler..

    ***

           Bak işte doldu yine, tahtadan iskemleler Kulaklar 'gong! ” sesinde, gözler perdeyi bekler. Salih Abi kes artık camekana vurmayı Az sonra başlayacak siyah beyaz filmler..! (Ali Koç Elegeçmez)

    ***

           Tek katlı, kerpiç duvarlı, kiremit kaplı ev.. Bahçesinde yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı ile üzerinde üç dört kuru yaprak sallanan akasya.. 'Demek, rahmetlilerin yaşadığı ev burasıydı' dedim 'vay be!.. Her gün, ayağında mestleriyle Tabaklar Camii'ne gidip gelirken gördüğüm amca.. Eşi'ne tüm mahallenin "Hala" dediği, hasta yatağında yanında oturup elini tuttuğu.. Buzdolabına habersizce et, süt falan koyduğu.. Lise'de Nurgül Aydın Hocanım vardı kimyacı.. Onun gözleri gibiydi teyzenin gözleri.. 'Gabriel garcia marquez'ın, övgüler yağdırdığı Ankara kedisinin gözlerinden..

    * * *

            Üst sokakta Yandım Ayşe Abla'nın evi, biraz ötede Boduç Arif Amca'nın; Lale Ahmet'in damadı.. Sakarya Okulu'nun bahçesinden tüm mahalleye yayılan çocuk sesleri.. Bahçede elindeki zili sallayarak dolaşan Mürvet Hanım.. Siyah beyaz filmler gibi.. O amca'nın hastane bahçesinde kolunun tersiyle sildiği gözyaşlarını anlatmışlardı.. Hayat hiç bir yanlışı düzeltmiyor.. En dipteysen düşmüyorsun..

    * * *

            DELİ CORCİ..

            Adam karısına aşık.. Hem aşık hem de çok kıskanç.. Berlin'deki karısına sık sık; 'Sakın beni aldatma” diyor mektuplarında.. Eşi de kıskanılmayacak gibi değil; 21 yaşında dünya güzeli bir kadın.. Enver Paşa'dan bahsediyorum; 'Ruhum, cicim, aşkım” diye hitap ettiği kadın Paşa öldükten kısa bir süre sonra yeniden evlenmiş.. Merak ettim 'acelesi neymiş' diye.. Çevirdim sayfayı 'amanııın..! kayınbiraderi ile evlenmiş hemi de.. Enver Paşa'nın kardeşiyle; Kamil efendiyle..

    * * *

            'Koskoca bir imparatorluk kuracağım ve o imparatorluğu senin ayaklarının altına sereceğim' diyen bir Enver Paşa ve onun ölümünden hemen sonra 'kocaya giden' Naciyam teyze.. Naciyam Teyze padişahın yeğeni oluyor bu arada..

    * * *

            Akıllı adam yok bizde.. İlk maden mühendisimizin lakabı bile 'Deli Corci..' Deli Corci 'Kaplumbağa Terbiyecisi'nin babası.. Ressamın yani.. Bakıyorum da; en akıllıca işlerin altına imza atanlara hep deli demişiz biz.. Deli Şemsi, Deli Edip, Deli Refik.. Üsteğmen Deli Refik Balkan Harbi'nde Çonkra Bağlarında savaşan Bolu Taburu'nun başındaki kişi.. Çoğunun üzerinde sivil elbiseler olan ve sadece yirmi kişinin sağ kalabildiği Bolu Tabur'unun.. Onun Hisar Tepesi'ne 2000 tane ağaç diktiğini de bugün öğrendim.. Deli Edip Bey'in de en az 3 dil bildiğini..

    * * *

            Adam 'Varan Turizm' tesislerini yaparken 'aaaa deliye bak..! demişiz.. Sonra Koru Motel gelmiş, daha sonra Kartalkaya.. Kimin aklına gelir dağın başına tesis yapmak.. Çamaşır makinasıyla ayran yapılır mı? onu bile yapmış Mazhar amca.. 'Merdaneli çamaşır makinasıyla ayran yapmayı da Mazhar Amca'dan öğrenmiş turizm sektörü.. Küvete turşu kuranı duydum da çamaşır makinesiyle ayran yapıldığını ilk defa duyuyorum..

    * * *

           ALAMANYALI..

           Bir zamanlar, kozmetik ve elektronik ihtiyaçlarımızın tedarikçisi "abiler" vardı; hatırlıyor musunuz? Onları andık bugün.. O yılların ve o hizmetlerin bir numarasıydı TIR'cı Afer abi.. Şehrin radyo, teyp, kaset çalar ve video player sorumlusu.. İçkilerden de Chivas Regal'ın, Jack Daniels'in,Tekila'nın, Moskado'nun.. Sonraları Eczacı Muzaffer Tekmen'in ve Avukat Necla Baltacıoğlu'nun şöförlüğünü de yaptı Afer abi..

    * * *

            Afer Abi ve İtimat Turizm'in kaptanlarından Cevat Abi.. Ne kot pantolonlar giydik onların getirdiklerinden.. Leevis, Wrangler.. Ne gömlekler giydik, çift pensli, genç işi.. Ne parfümler sürünüp çıktık lise bayırına, kara kedili, zambaklı, 'papatya'lı.. Hikmet'ten; şampuan, krem, mixer.. Rıza Uzun'dan züccaciye; çanak, çömlek.. Bir devir'di, geldi geçti..

    ***

           Geçti hayal içinde bunca yıl bir gün gibi En eski hatıralar daha henüz dün gibi Neden gönül bu içli hayata küskün gibi En eski hatıralar daha henüz dün gibi

    ***

           Çok beğendim; 'İnsanları hapsedebilir siniz' demiş adam.. 'Bu güvenli bir yol değildir.. Bütün duvarların ve demirden perdelerin bir çıkış yolu bulunur.. Ama insanı insana kilitlemek en iyi yol.. Birbirlerini boğazlayamazlar.. Çünkü kimse yanında bir cesetle yürüyemez.. Yaralamazlar da birbirlerini.. Tökezleyen adam diğerinin başına bela olur.. En iyi yol mahkumu mahkuma bağlamak..' Nasıl? Ben çok beğendim.. Hoşça kalın..

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak