Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Tek kollu boksör.. Islık çalmak.. Ve yine Sami Hazinses

Erdoğan Mühürcüoğlu

    11 Ağustos 2013
         Geçenlerde anlatmıştım ya hani, hatırlarsınız. Hani ılıcada oturuyordum da ayaklarım havuzun içinde etrafı seyrediyordum. Hani bir kurnanın başında şakalaşan iki kişiden biri belinden kavradığı gibi havuza fırlatıvermişti ana avrat dümdüz giderek diğerini. Ve havuza güüm! diye düşen sıska, karga gibi adamın kendisini nasıl havuza attırdığını anlamıştık sonunda. Anlatmıştım bunları değil mi? Hatırladınız mı?. Havuzdaki adam dışarıdakini el kol hareketleriyle "oha lan! çüşş!" falan diyerek kızdırmaya devam ediyordu hani..
    ***
          Havuza atılan kişinin rahmetli Sami Hazinses olduğunu, Bolu'da bir filmin çekimi sırasında Kadir Savun başta olmak üzere bir kaç sanatçı ile birlikte kaplıcaya geldiklerini, Sami Hazinses'in kurna başında Bolulu bir vatandaşı 'kafaya aldığını', yüzüne bakarken gözlerini fıldır fıldır çevirerek kendisini havuza atacak kadar sinirlendirdiğini hatırladınız deel mi? Hadi yoo! hatırlamadık falan deyinde göstereyim size gününüzü.. Hani Sami Hazinses ile Bolulu kurna başında ahbap olmuşlardı da şakalaşıyorlardı, hamam tasını hafifçe kafalarına vurup, birbirlerine tasla su bile atıyorlardı şakalaşırlarken..
    ***
           Sami Hazinses Bolulu'nun kendisini tanıyamamış olduğunu anladığından şakayı iyice azdırmıştı da bizim 'hemşo' yu delirtmişti.' Ulan Arkadaş! hep bu deliler beni mi bulacak böyne ya!. 'la havle vela kuvvete!" diye söylenip durmuştu. Şakayı farkeden birkaç öğrenci 'he dayı he!" diyerek gaza getiriyorlardı ya adamı. Ben de gülmekten çatlamamak için göz göze gelmemeye çalışıyordum adamla hani. Ben ve orada bulunanlar bir çuval saçmalık izlemiştik peş peşe. Şimdi artık hatırladınız değil mi? Hah şöyle yola gelin bakalım!. "Hah şöyle yola gel bakalım!" diye geçenlerde sizin de tanıdığınız bir arkadaş bana demişti de ben de bakalım cümle içinde kullanınca nasıl duruyor diye görmek için yazdım. Yoksa lafım size değil tabii ki..
    ***
           Tam benzemese bile buna benzer bir olay Düzce'de de yaşanmış duymuş muydunuz?. Gerçek yaşamında yufka yürekli biri olarak tanınan ve beşyüzün üzerinde filmde rol alan Süheyl Eğriboz, 1971 yapımı 'Hz. Ömer'in Adaleti' filminde 'Hz. Ömer'i namaz kılarken öldüren kişiyi canlandırıyormuş.. Filminin gösterimi sırasında Düzce'de bulunan Eğriboz Bolu'ya gitmek için araba beklerken minibüs yazıhanesinde karşısına dikilen dört kişi, "Ulan namussuz ulan vicdansız deyyus! sen Hazreti Ömer'i nasıl öldürürsün ha!" diyerek ellerindeki odunlarla sanatçının üzerine çullanmışlar. Hastanede gözünü açan zavallı Eğriboz'un kafasına onsekiz dikiş atılmış. Çoğu filmlerde Nuri Alço gibi, kadınların korkulu rüyası olan Eğriboz'un, Düzce'de yaşadığı bu komik olay (hem de trajik) sanatçının anıları arasında yer alıyormuş. Öyle yazıyor okuduğum dergide..
    ***
          Geçen gün siyah beyaz fotoğraflarımı sakladığım, daha doğrusu, albüm'e sığdıramadıklarımı sakladığım küçük ayakkabı kutusunun yerini değiştirirken eski bir resme takıldım. Beni ta uzaklara, çok çok uzaklara alıp götüren eski bir resme. Gözlerimi kapayıp geçmişe uzandım. Çocukluk, delikanlılık yıllarında dolandım durdum. Ağaçlardan meyva hırsızlıklarını, Karaçayır'da bisiklet kiralamaları, sıcak yaz günlerinde sığındığım şehir sinemasının serin avlusunu, çeşmeli tenha sokaklarda sıra sıra, renk renk badanalı ahşap evleri, evlerin erikli, dutlu,elmalı bahçelerini, daracık tahta balkonlarda yapılan çaylı kahveli sohbetleri anımsadım..
    ***
    Tavşan kanı çaylar kırmızı kuşaklı bardaklarda.. Akasya ağaçlı 'aşağı sokak' Erguvan ağaçlı 'yukarı sokak'. (Bu erguvan da hep içimi bir tuhaf eder) Eller cepte, bir o yana, bir bu yana dolaştığımız boş, tenha sokak görüntüleri.. Bir de 'kaba simit' diye bir şey vardı, hatırlıyormusunuz? kim için yaparlar neden yaparlardı bir türlü anlayamadığım. Hakkaten bunu benim cahilliğime verin ve söyleyin; çıtır çıtır, bol susamlı gevrek simitler varken neden bu simitleri de yaparlardı gerçekten?. 'Allahın gücüne gitmesin de; kayış gibi, üzeri parlak, ısırılması zor, yutulması zor. Nerden aklıma geldi tövbe estağfurullah!..
    ***
          'Bir kişi daha gelse vallahi çöker! diye hep korkan Hikmet teyze ve onların hafiften 'yan yatmış' balkonları. Ve onların oturma odalarının duvarından gülümseyerek bakan Adnan Menderes. (bizimkinde İsmet paşa olurdu, sonraları da Ecevit). Sokak boyunca sıralanmış tahta merdivenli, ördek sobalı, talaş sobalı evler. Ve evden çeketini alıp her çıkışında kapının yanında duran ayaklı elbise askısına "hadi eyvallah müdür! demeyi hiç unutmayan 'Kara Mehmet' amca, Karacasu'daki 'Ana Tamirhane' nin servis şoförü..
    ***
          Sonra da şey; Anıtpark'ta otururken arkasından usulca yaklaşıp kulağının dibinde kesekağıdı patlattığım, sonra da olmadık laflar işittiğim arkadaşım. Ama en çok beni hangi fotoğraf eskilere götürdü biliyor musunuz? Kapalı spor salonunda yapılan bir boks müsabakasından çıkarken çekilmiş bir resim ve o resmin bir köşesinde fotoğrafın içine nasıl girmişse girmiş biri; tek kollu boksör Cihat Hoca'nın resmi. Celal Sandal'ı izlediğimiz bir boks maçından çıkarken kapalı salonun önünde çekilmiş bir resim..
    ***
          Ona ilk defa Tabaklar Hamamı'nın bir odasında öğrencileriyle kan ter içersinde 'ip atlarlarken' rastlamıştım 'ulan bunlar delirmişmi ne?" diye aklımdan geçirirken Cihat Hoca şaşkınlığımızı fark edip 'nefes nefese' yanımıza gelmiş, kilo düşmek için çalıştıklarını anlatmıştı. "Tek kollu boksör' Cihat Vurucu, 13 yaşında İstanbul'daki eski Kumkapı Spor Kulübü'nde boksa başlamış. 1936 yılında Galatasaray'a transfer olmuş. Rahmetli Eşref Şefik'in fikri ile Milli Takım Olimpiyatları'na götürülmeyince üzüntüsünü içinden atamamış, kahretmiş.
    ***
          1937'de kilo düşmek için Bursa'ya giderken geçirdiği trafik kazasında kolunu kaybetmesine rağmen, o haliyle dokuz maç daha yapmış, yedisini nakavtla kazanırken ikisinde berabere kalmış, tek koluyla hiç yenilmemiş. 1946'da Boks Federasyonu kurulunca tek kolla boks yapması yasaklanınca Cihat Hoca antrenörlüğe başlamış. 1969'da Bolu'ya geldikten sonra da Bolu Bölgesi boks takımını iki defa Türkiye Şampiyonu yapmış. 'Peki bütün bunları ben nerden biliyorum? 'araştırdım! sizin için araştırdım tabii ki!. Beni 'süper zeka' filan zannetmeniz için yani. Bu arada Cihat Hoca'ya da Allah'tan rahmetler diliyorum unutmadan..
    ***
          Islık çalmayı biliyormusunuz? Samimi soruyorum, çok ciddiyim gerçekten! Islık çalmak, öyle kolay bir şey değil de onun için soruyorum yani. Tekniğini falan bileceksin. Ben çalamıyorum doğrusu, Bir türlü öğrenemedim, tekniğini yani. Dolmuş geçiyor; bağırıyorum lakin, şoför motor sesinden beni duymuyor, ama ıslık çalan falan olursa hemen zınk diye duruyor. Bugüne kadar bana; amca, dayı, enişte falan dendiğini duyuyordum da, bugün bir dolmuş soförü ilk defa "lslık çal hacı abi ıslık!" deyince gerçekten bozuldum. Bir şey derdim şimdi ama; hadi neyse. Hayır işin 'hacı' lık tarafına bir itirazım yok ama, adamın kastettiği başka bir şey, (utanmaz arlanmaz herif!) güya moruk falan demeye getiriyor kibarca. Yani o noktalara geldik anlaşılan..
    ***
          Altımızdaki internet kafe'deki çocukların yanına gittim nasıl olacak bu ıslık çalma işi diye; "Bak şimdi amca!" diyor çocuklar "baş parmağınla işaret parmağının uçlarını birleştir, dilinin altına sok, dilini de damağına deydir, üfle! Birkaç denemeden sonra olur." İşte böyle; haftaya da uğrarsam kağıttan kuş yapmayı da öğreteceklermiş, öyle diyorlar gülerek. Desinler varsınlar! Tanıdığımız çocuklar, severiz birbirimizi. Siz de merak ettiniz mi öğrenebildim mi diye? nerdeee?.. Nerde bizde o kabiliyet. Hala öğrenemedim bir türlü. Taksiye dolmuşa hala bağırıyorum deli gibi..
    Hoşça kalın..
                                                        

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye