Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Miting.. Bir sabah.. Bebek.. Cahit Abi.. Referandum..

Erdoğan Mühürcüoğlu

    23 Şubat 2015
    <br><small>Sağ baştaki Volvocu Muhittin Abi </small>
    Sağ baştaki Volvocu Muhittin Abi

          Miting.. Bir sabah.. Bebek.. Cahit Abi.. Referandum..
          Dün kahvede anlattılar.. Başbakan Tayyip Erdoğan seçim kürsüsünden 'Diyarbakır, Diyarbakıır ! diye seslenmiş.. 'Ses ver Diyarbakır..! meydanda çıt yok.. 'Neden cevap vermiyorsun Diyarbakır..? Yan taraftan cılız bir ses işitilmiş 'Efendim verecez de biz Bingöl'üz o yüzden..
    ***
          Daha da neşelisini İsmail Abi anlattı kahvede.. 'Eskiden gazeteler şimdiki gibi elektronik değil ya, kurşun harflerle hazırlanıyormuş sayfalar.. Ulus gazetesinde bu işlere bakan 'Parmaksız Yaşar' bir gün öyle bir hata yapmış ki, hatası yıllarca kahkahalarla anlatılmış her yerde..
    ***
          "Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Bolu'ya gitti" diye başlık atılacak; yanlışlıkla (R) harfinin yerine (P) harfini koyunca haber "Fatin Puştu Bolu'ya gitti" diye çıkmış gazetede.. Hahahaha, buna çok güldüm ben ya, vallaha..! Kıyamet kopmuş tabi.. Fatin Rüştü Zorlu ayrıca Menderes'in de akrabası.. Parmaksız Yaşar Abi'yi Menderes'in elinden zor kurtarmışlar.. Beni güldürünce çok sevindi İsmail abi 'Sen hep böyne gül' dedi 'ben sana daha komiklerini de anladurun..
    ***
          Her zaman böyle şeyler söylemez, son düzlüğe girildiğinde arap atı gibi olur İsmail abi.. uzak ara fark atar son düzlükte.. Son düzlük? o biliyor..
    ***
          Öyle zamanlar vardır; her şey birbirine karışır, anlamsızlaşır.. Size de olmuştur belki.. Kendini avutmak için bulduğun numaralar para etmez.. Korkarsın.. Alışkanlıklardan, sessizlikten korkarsın ; Kahvede duramaz, evde odalara sığamazsın.. Her şeyi unutsam dersin başka bir dünya olsa ve o başka dünyada bir yer bulsam kendime.. Dünü, önceki günü, bir hafta öncesini düşünürsün..
    ***
           Emniyet teşkilatının da en havalı zamanlarıydı 60'lı yıllar.. Hulusi abi, Muzaffer abi, Abaza Nuri abi, Muammer abi ve ismini hatırlayamadığım diğerleri.. Onların arasında bir de bayan vardı; Hilkat hanım..! Rahmetli Ergun'un annesi.. Ergun deyince; iki kişiyi hatırlarım ben hep.. Biri diğerinin omzunda ağlayan iki kişiyi.. Bilardo topları gibi dağıldık dört yana.. Her renkden bilardo topları gibi.. Ya da 'Eşkiya' filminin final sahnesinde vardı.. Gece karanlığında maytaplar patlıyordu gökyüzünde, Kırmızı, sarı, yeşil, mavi, mor renkli kıvılcımlar.. Öyle şaçıldık..
    ***
          'Bilardo topları gibi dağıldık' dedim de; Üner'in lokalinde bir arkadaş vardı 'köşedeki topa' diye nişan alıp üç topu aynı anda masa dışına fırlatan.. Lokalin o zamanki müdavimleri hatırlar onu.. Yavaşlayıp durmak üzere olan topu üfleye üfleye hedefe götürmeye çalışırken kıçıyla masalara çarpan.. İsmi? 'ismini söylemem, geçen sefer yazmıştık, bakarsınız.. Yakında siyaset sahnesinde de göreceksiniz zaten onu.. Isınıyor şimdilik..
    ***
          Şimdi biz neyiz biliyor musun Palavracı? Neyiz İsmail abi? kötü bi şeyse söyleme bari.. Yok kötü değil.. Onlarca yıl önce burada bu şehirde yaşayan insanlar vardı, onlar gibiyiz.. Süreyya efendi gibi, Berber Mithat efendi gibi Saraçhane Camisi'nin altındaki.. Hafız Hakkı efendi gibi.. Bir zaman sonra ne kalacak bizden? senin yalanların ve benim her ay okuduğum şehrin elektrik sayaçları.. 'Kalbimi kırıyosun' Kalbini filan kırmıyorum, bizden diyorum, ikimizden ne kalacak geriye..?
    ***
        
            BİR SABAH BAKACAKSIN..
            Polis Hilkat hanım dedin, Ergun hoca dedin; kimleri hatırlattın bana biliyor musun? Fahri Belen'i anlatmıştın, Çanakkale savaşlarının ünlü Bolu'lu komutanını.. Sonradan da Menderes Hükümeti'nin Bayındırlık bakanıydı.. Bu iki aile aynı kaderi paylaştılar biliyor musun? Hem Ergun'un hem de Fahri Belen'in oğlu, Aynı yerde ve aynı yaşlarda vefat ettiler.. Fahri Paşa'nın Çanakkale cehennemine dayanabilen kalbi evlat acısına sadece bir kaç gün dayanabildi.. Geçen sefer de Betül hanım bir yorum yaptı senin yazının altına; hatırladın mı? sen lay lay lom deyip geçtin.. Bir kaç saniye bakabilseydin keşke.. Anlayan anladı Betül hanımı, Kemal Kayacan Bey'i ve güzeller güzeli Beyza'yı; sen anlayamadın.. 'Yapma be abi.!
    ***
          Hüceste Aksavrın'ın 17 yaşındayken Avrupa'ya okumaya giden ve bir daha geri dönmeyen oğluna yazdığı bir şiir var.. Bu sözlerden sonra o aklıma geldi.. Bazı şiirler sanki bazı olaylar için yazılmış.. Hüceste hanımın bir başka şiirinden  bestelenen şarkı da öyle..
    *
         Bir sabah bakacaksın ki bir tanem
         Ben yokum, dünyayı sana bırakıyorum
         Söz aldım saatlerden sana koşacaklar.
         Söz aldım gecelerden Seni uyutacaklar.
         Bir sabah bakacaksın ki bir tanem, Ben yokum..
    *

          BEBEK..
          Geçenlerde 44 depremini ve Bolu anılarını Tamburi Özcan Bey'in kitabından anlatmıştık.. Kocaman kitap; hepsini anlatamazdık tabi.. Orada dikkat çekici bir bölüm daha vardı.. Ana caddede yıkılan bir ev, ve o evden  tekerlekli bir karyolanın uçak gibi caddeye inişi.. Karyolanın ayakları tekerlekli ya, karı koca cadde de sarmaş dolaş gitmişler bir süre.. Bir başka sahnede de, bebek ağlaması duyup koşan insanlar enkaz altında bir anneyi kucağındaki bebekle görmüşler.. Bebek hem ağlıyor, hem de cansız annenin açıkta kalan memesini emmeye çalışıyormuş..
    ***

          REFERANDUM..
          Daha dün gibi ama üzerinden 33 yıl geçmiş..! Bir sonbahar günüydü (bıraktın elleri mi :)).. Kültür Sitesi'nde 1980 Anayasası için oy kullanacağız.. 'Evet' dersek Kenan Paşa cumhurbaşkanı olacak.. Kuyruktayız.. Önümdeki yaşlıca bey'e; laf olsun diye; 'Bir yerden tanıyor gibiyim sizi' dedim.. O da beni balkonda görüyormuş, dinlediğim Ayşe Tunalı şarkılarını ezberlemiş.. Çok utandım.. Sohbet sırasında 'Bolu' mu karşı çıkacak Evren Paşa'ya? diye sormuştum.. Kulağıma eğilip 'yaz bir kenara, koç' dedi 'burası Bolu, her şey olu..!
    ***
          Düşündüğüm gibi oldu, kimse 'Hayır' diyemedi Evren'e.. Yüzde 92 ile paşa'nın anayasası da kabul edildi.. Peki Bolu? Bolu'daki sonuçlar bana 'yaz bir kenara koç..! diyen ressam Mehmet Yücetürk'ün tahmin ettiği gibiydi.. Evren'e 'Al sana refarandum! dedi Bolu.. Sadece bir kaç il vardı kabul etmeyen.. Biraz önce aklıma geldi de Afferim bizimkilere dedim.. Helal olsun lan İbiş..!  (İbiş'in sizle bi alakası yok)
    ***

           CAHİT ABİ..
           Bugün bir kaç yeni şey daha öğrendim arkadaşlardan.. Birincisi Köfteci Cahit abinin dükkanında  eskiden kalaycılık yapıldığını anlattılar.. Cahit Abi'nin mobilyacılık, buzdolabı imalatı gibi işler yaptığını da.. Gerçi birkaç defa 'dingiltosu' kurmuş, (takla) ama yılmamış.. Bankerlik bile yapmış.. En çok da buna şaşırdım.. Raif abi vardı bir de.. Evlendirme memuru, o da şehir şehir dolaşıp panayır çadırlarında gösteriler yaparmış.. Şapkadan tavşan çıkartır, ağzından alevler püskürtür..
    ***
          İkinci öğrendiğim şey; Çanakkale Savaşı'nın simgesi haline gelen bir asker fotoğrafı var.. Yırtık pırtık elbiseli iki asker fotoğrafı.. Bunlar da  Bolu'luymuş.. Elmalık köyünden İbrahim Bayseç ile Niyazı Yıldırım.. 1930'da İzmir'deki Çiğli Havaalanı'nda işçi olarak çalışırlarken Alman bir pilot çekmiş fotoğraflarını..
    ***
           Üçüncüsünü anlatırlarken çok güldüm 'Adam peşime takılınca, çok fena döveceğini anladım.. Kaçmaya başladım.. Şaşırtmaca veriyorum, zik zaklar çizerek koşuyorum; bana mısın demiyor.. Yahu arkadaş!  adam ayağındaki 'mes' in üzerinden cızlavet lastiği çıkartıp bir fırlattı, lastik kulak tozumdan vınn layarak geçti.. Bir denk gelse var ya! kesin bayıltır beni..' Kendisini kovalayan kişinin 'Volvo'cu Cevriye' lakaplı ve pala bıyıklı biri olmasına güldük daha çok.. Volvocu Muhittin abi sizin de tanıdığınız değerli bir abimizdir diyerek toparlayalım ve sürçü lisan ettiysek affola diyelim.. Ne olur ne olmaz.. Eee, bitti mi?  'Eee'si iyilik sağlık, bitti tabii..
          Hoşça kalın..

                                                              

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak