Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Adnan.. Haydar.. Gölcük.. Kitaplar.. 

Erdoğan Mühürcüoğlu

    26 Aralık 2017

          Adnan.. Haydar.. Gölcük.. Kitaplar.. 
           Bir kitapta okumuştum galiba; ya da bir köşe yazısında.. 'İnsan zaman zaman, kendi cenaze törenini hayal etmeli' diyordu yazar.. Dünyadaki yerinizi, dünyayı terk ettiğinizde oluşacak boşluğu, sizi sevdiklerini sandıklarınızın sizin için neler söyleyeceklerini.. O andan geriye dönme şansınızın olmadığını, kredinizin bittiğini ve kimseye yanıt verme imkanının kalmadığı dakikaları..
    * * *
           Ölümün zamanı, mevsimi yok ama bu aralar sanki Azrail'in makinelisiyle taranıyor bizim kuşak.. En son da Adnan Koçlu vardı Camii'nin önündeki musalla taşında.. Ve onun 'Bir namazlık saltanatı.. Cenazede çekilmiş fotoğraflara bakarken, sonu hüsranla biten bir İstanbul maceramız vardı onu hatırladım.. Bir otobüsün en arka koltuğunda Potanak Arif'le, Bolu'ya dönüşümüzü.. 
    * * *
          'Hani Bolu yurdu vardı' diyordum Arif'e.. 'Hani bizi yurda almazlarsa Taksim'e çıkacaktık.. Çetin vardı, Esad vardı, Emin vardı, Haluk Uzun vardı..! Eğer Taksim'de yüz bulamazsak Şişli'ye geçeriz' diyordun.. 'Şişli'de Semih vardı, Şahap vardı, Keçi Taner vardı.. Ve hafta sonları asker elbiseleriyle gelen Fantas Adnan vardı.. Sinemacı Sabahattin abi'nin oğlu.. ' 
    * * * 
           Fotoğraflara bakarken dalmış gitmişim.. Makine dairesinden perdeye uzanan ışıkların büyüsüne kapıldığımız yıllar.. Taban tahtalarının mazot kokusu, Varilden bozma odun sobası, antrag'da önünde biriktiğimiz büfe.. Salih Abi'nin açacakla tezgaha vurarak yaptığı 'başlıyooor!” uyarısı.. Fantas Adnan'ın araladığı kapıdan yavaşça süzüldüğüm zifiri karanlık salon.. 
    * * *
           Çetin Altan'ın romanından uyarlanan 'Mor Defter' filminin afişlerini dağıttık diye kendimizi Karakolda bulduğumuz. Gözlüklerinin üstünden ters ters bakıp 'senin yaşın kaç anarşist? diye soran orta yaşlı polis.. 'Utanmıyor musun sen? diye azarlayan.. 'Çıkart ellerini cebinden anarşist..! Evladım sağır mısın? çıkart ellerini cebinden..'
    * * *
            HAYDAR..
           Ölümün zamanı, mevsimi yok ama bu aralar Azrail'in makinelisiyle taranıyor gibi sanki bizim kuşak.. Geçen hafta İsmet'i, Ruhi'yi Cihan'ı konuşurken, Adnan'ın haberi ile irkilmiştik.. Yukarıdaki satırları yazarken de Haydar Reis'in haberi geldi.. 
    * * *
           Ne hayatlar yaşanıyor fark edemediğimiz, ne hayatlar.. Uzanıp tutamadığımız, yardım edemediğimiz.. Çok güçlü sandıklarınız 60'lı 70'li yıllardaki pırıltılı halleriyle hatırladığını dostlarınız öyle bir hayat hikayesi bırakıyorlar ki arkalarında; şaşırıyorsunuz..
    * * *
           Eskiden Bodrumlar, Alanyalar malanyalar yoktu.. Gölcük bile yoktu hatta.. Akçakoca'ya giderdik yazları.. Akşamları Orman kampından karşıya, Kamelya Aile Çay Bahçesi'ne geçerdik.. Haydar'ı dinlerdik orada.. Erhan'ı, Cengiz'i.. Frtına gibi eserlerdi.. Maksim'e, Çakıl'a gitmiş kadar olurduk, Berkant'ı, Ertan Anapa'yı dinlemiş kadar.. Erdek'te olurlardı bazen.. Saip Gariboğlu'nun kamping'inde.. "4 Dost Nefes ve Turgay" dı orkestranın adı.. Turgay, Haydar, Bülent, Tevfik.. Sonra Seyhan Kömürlü, davulda Altan'ın kardeşi Erhan, Orgda da rahmetli Cengiz Eroğlu.. 
    * * *
           Yaralı olarak otobüsün altından çıkartıp hastaneye götürdüklerinde, çoktan gitmişti Cengiz.. Kazayı yapan Servis şoförü Yalçın Ekim'den defalarca dinlemiştim o hadiseyi.. O da rahmetli oldu zaten.. İçkiye verdi kendini, perişan oldu..
    * * *
          GÖLCÜK.. 
          Bir kaç gündür Gölcük'le yattık Gölcük'le kalktık.. Son Gölcük örneğinde de gördük ki, bir organize olamama, bir kolektif hareket edememe gibi sorunumuz var bizim.. Gerçi bazı etkinlikler yapıldı, yapılmadı değil, ama az katılımlı ve etkisiz.. Bu az katılımlı ve etkisiz birkaç eylemi de kimse kaale almadı zaten.. 
    * * *
          Bana sorarsanız "adam yerine konulmayan bir toplumun" tek sorumlusu, o toplumun bizzat kendisi.. Sen ilkesiz, sen sessiz, sen pısırıksan, kim seni umursar yav? Kim seni adam yerine koyar Allah'ını seversen..?
    * * *
           Ama bazı 'hırt' lıklarımız var ki, 'ha şart olsun' kimse elimize su dökemez.. 'Bolu zirve'si düzenlense Kapalı Spor Salonundan aşağısı kurtarmaz.. Bir tanesi de geçen gün bana denk geldi.. Kaç gündür Gölcük hakkında ağzından tek kelime çıkmayan adam kalktı benimle kafa bulmaya çalıştı.. Arkadaşımdı hem de.. Şimdi değil.. Bir röveşata ile uçurdum kendisini.. 
    * * *
         "Büyüksu plajını ne zaman açıyorsunuz? Hani Karacasu'dan gelip Karadeniz'e bir kısrak başı gibi uzanacaktı 'Büyüksu Plajı.. Hani takalar geçecekti allı yeşilli..? 
    * * *
           Gölcük'ten sonra Büyüksu Plajını da kiraya verirse Belediye napacak mışım.. O kadar malzeme aldınız, Deniz Bisikleti, Kano, Jet Ski.. Hani Doktorlar sitesi ile Dadıç arasında gidip gelecekti sizin Jet Ski' ler.. Seferi 20 kağattan dünyanın parasını kazanacaktınız.. 'Aldınız mı Jet Ski'yi? 
    * * *
            Hikmetinden sual olunmaz ama, Cenabı Mevlam da şu Gölcük'ü şehre yakın bir yerde yaratıvermemiş.. N'olurdu sanki, evden panayıra gider gibi çıksaydık da, Tüccarların evini geçince karşımıza çıkıverseydi Gölcük.. Zaten eskiden de gölmüş orası.. Rahmetli babam okuldan çıkar çıkmaz elinde ekmek teknesi, doğru oraya gidermiş.. Yanında arkadaşı Kemal Bağışgil.. Anıtkabir'in Bolulu mimarı.. Bolusporlu Vadi'nin kayınpederi.. 
    * * *
          Eski bir gazete haberinde de Karaçayıra mecburi iniş yapan bir uçaktan bahsediliyor.. Türk Hava Kurumu'nun pervaneli uçağından korkan onlarca hayvanın göle düşüp boğulduğundan.. Bulursam paylaşırım o gazeteyi.. 
    * * *
           KİTAPLAR..
           Bir arkadaşın Bolu'dan gönderdiği kitapları okuyorum bu sıra.. Biri Mirgün Cabas'ın kitabı, diğeri de Bolu'ya atanan bir memur ailesinin anılarının yer aldığı kitap.. Kitap burada, gurbet elde çok iyi geldi bana.. Düşünebiliyor musunuz, çocukluğunuzun geçtiği yerler, tanıdığınız insanlar, mekanlar, bir anda karşınıza çıkıveriyor.. Kitabın tam ortasında da katlanarak konmuş bir Gölcük fotoğrafı..
    * * *
            Sabri Bandakçıoğlu'nun kitapçı dükkanı, Zehra Erzincan'ın 'Zafer', Vahap Uzunöz'ün 'Kürberk' kitabevi.. Dar ve dik bir merdivenle çıkılan Şehir Kulübü.. Süleyman Sırrı Baykan'ın Mersinli olduğu, eşi Şadiye Baykan'ın isminin 'Oya - Emine - Naşide ve Şadiye Baykan' olduğu bilgisi..
    * * *
          'Belde kırmızı beyaz peştemal, ayağımızda takunyalar.. Ve içimizde bir an önce kaplıcanın tahta kapısına ulaşma heyecanı.. Aralandığında; zaman tünelinden geçip yüzyıllar öncesine uzanacağımız mekan.. Kubbeler, kubbeden süzülen ışık huzmeleri, arasında tarihin her döneminden insanlar..' 
    * * * 
          Yukardaki satırları okurken 'imkan olsa da' dedim' bir kaç şey de ben ekleyiverseydim satır aralarına.. 'Bolulu gladyatörleri, Tedavi için geldiği kaplıcada ölen Roma'lı ünlü dansöz Chrysopolis'i, hem bizim hem gayri müslim ahalinin havuz başı eğlencelerini, Ritüellerini.. 
    * * *
           Bu ve buna benzer örneklerden anlıyoruz ki, müziğe dans'a eğlenceye meraklı adamlarız biz.. Zaten bir Cambaz, bir panayırcı, bir Lunaparkçı tarafımız da var.. Murat Canbaş'lara, Suat Çelen'lere falan baksana.. Suat Çelen'in, çifte burgulu hareketi, Dünya jimnastik literatürüne 'Çelen Hareketi' olarak geçmiş.. Murat Canbaş desen 1986'da Macaristan'da dünya Şampiyonu.. 
    * * *
          Neden panayır vakti, gidip gidip çadır tiyatrosunun önüne yığılıyoduk, neden telgraf tellerine konmuş kuşlar gibi saf tutuyorduk sahnenin önünde? Neden dansöz görünce hemen degajına hamle yapmak geliyordu içimizden.. 'Para mı takıyon, tombala mı çekiyon? diye dansözden tokat yiyen dede'yi bile gördü bu gözler.. Amaan neyse ne.. Fazla ileri gitmeden, yazı daha da boka sarmadan bitirelim bari..
           Hoşça kalın..
                              Erdoğan Mühürcüoğlu 26.12.2017
     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Masa Sandalye Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak