“Eleştiri belki güzel bir şey değildir, ama gereklidir. Ağrıyla aynı işi görür. Çünkü ağrı da vücutta bir arıza olduğunu haber verir.” Winston Churchill

TARİHTE BUGÜN 3 yıl önce

Erdoğan Mühürcüoğlu

TARİHTE BUGÜN  3 yıl önce
    6 Nisan 2021

    TARİHTE BUGÜN

    3 yıl önce

           BAYAN YANI..

           En üst katta, sinemaların bulunduğu Cafe'de oturuyorum.. Lili Gesler ile John Goodman'ın 'Sarışın Bomba' filminin afişini görünce ''Ulan'' dedim, ''belki bi daha kısmet olmaz; gelmişken gireyim bu filme.. Bomba da bomba gerçekten.. Baktıkça bakasım geliyor afişe.. Işıklar söndü film başladı.. Aaa bir de ne göreyim, benim daha önce de izlediğim sinek'li minekli bir film bu..

    * * *

          Küçük bir Fransız kasabası ve o kasabaya gelen panayırcılar konu ediliyor filmde.. Bir de deli postacı François ile kasabanın bandosuna musallat olan sinek var..

    * * *

          Bando da, Ali çavuş'un ünlü 'Dinar bandosu' gibi.. Ya da bizim Gazcı Şükrü Amcanın Bandosu.. Sanki bizim Belediye Bandosundaki herkes var bu Bandoda.. Bir ayağı aksayan yaşlı trampetçi bile hatta.. Dudağında sigara, dumandan yanmasın diye tek gözü kapalı.. Zabıta amiri Aperis Amca, Zabıta Nurettin Gülderen, Ayakkabıcı Kemal Yüzen, Salih Birbilen, Nizamettin Yıldırım.. Herkes yani.. Trombon çalan, Klarnet, Zil, Davul çalan..

    * * *

          MARŞ..

          Eski meclisin önünde çekilmiş bir belgesel görmüştüm.. Atatürk ve silah arkadaşları vardı o belgeselde, yabancı elçilik mensupları vardı.. Ve Bando'nun çaldığı ''Sivastopol marşı'' ile tozu dumana katarak yürüyen askerler..

    *

         Sivastopol önünde yatar gemiler,

         Atar da nizam topunu, yerle gök inler,

         Yardımcıdır bize kırklar yediler,

         Sılasına kavuşmaz aslan yiğitler..

    *

          Sivastopol Marşı'nı çalan Bandonun Bolu Belediye Bandosu olduğu söylenince gözlerimiz faltaşı gibi açılmıştı inanamamıştık.. Şehit Nazım Bey'in 4'üncü Fırka'sına Bolu'da Hediye Bando' deniyordu alt yazıda.. Bolu'da kurup savaşa sürdüğü 4'üncü Fırkaya verilen Bando..

    * * *

          BAYAN YANI..

          İyi ki bilet alırken ''Bayan yanı olsun'' demişim.. Hahahaha.. Yol arkadaşım çok hoşsohbet biri çıktı.. ''Bolu değişiyor, gelişiyor'' dedi. ''Öğrenci şehri, asker şehri, nezih bir yer..'' Öyledir!” dedim.. ''İlk göreve başladığım yer burası.. Hem çok güzel, hem de çok kötü anılarımın olduğu yer.. Bildiklerimizin dışında başka dertler de olduğunu öğrendiğim..''

    * * *

          ''Beline bağladığı tahta arabasıyla Ali'yi tanıdım.. Bisikletine kamyon direksiyonu takan Deli Bahattin'i, ağzını sonuna kadar açarak ''Aaaaa..! diye bağırırken aynı anda dizlerine vuran Hasan'ı.. Akpınar'dan arabacı Raşit'in kardeşi..'' Öylemi! dedim ''Akpınar'dan arabacı Raşit'in kardeşi olduğunu bilmiyordum Hasan'ın''

    * * *

           Kulağıma eğildi ''Bir şey daha anlatayım mı size?” dedi, ''ama aramızda kalacaksa..'' Lütfen! dedim, o nasıl söz! bizden laf çıkmaz..''

    * * *

           ''Askere gitmeden önce bir gece annemi aramış benimki.. ''Eeee'', 'Ben onu çok seviyordum” demiş.. ''Yarın askere gidiyorum, gitmeden önce bir sesini duysam'' demiş, ağlamış.. Kızgınlığım geçmemişti, konuşmadım.. Aylar sonraydı.. Saray Sineması'nın temelinin atıldığı günün gecesi.. Borazanlar'a doğru yürüyorum.. Subay lojmanlarının önünde, sokak lambasının aydınlattığı nöbetçi kulübesine takıldı gözüm..

    * * *

            Miğferinin altından tanıdım gözlerini.. Önce hayal görüyorum sandım.. Ama o'ydu.. 'Okaaaaaan ! diyerek koşup boynuna sarılmak geldi içimden.. Yapamadım.. Anıt Park'a girdim o şaşkınlıkla, hızla uzaklaştım oradan..

    * * *

           ''Siz beni dinlemiyorsunuz Erdoğan bey..! ''Yok! dinliyorum'' dedim, ''Subay lojmanları dediniz de, benim de bir anım vardı orayla ilgili, o geldi aklıma.. Ama, dinliyorum sizi, vallahi.. Hikayenizden de çok etkilendim..

    *

         Gözümde canlanır koskoca mazi,

         Sevgilim nerede ben neredeyim..

    * * *

           PAŞALAR..

           Geçen günkü yazımdan sonra arayan arkadaşlar oldu.. İçlerinden biri, Fahri Belen    Paşa'nın vefatından sonra eski evin bahçesinde toplanan mirasçıları anlattı.. Neco'nun eski eşi Oya Germen'in de torun sıfatıyla bulunduğu mirasçıları.. Tapucular, kadastrocular, ölçücüler, biçiciler.. Ev sahibi Bedri Belen abi sağ olsaymış Cüneyt Arkın gibi ikinci kattan atlar haşat edermiş hepsini..

    * * *

           Börekçiler Sokağı'nda, Sami Bey ve Hüsniye Hanım'ın yaşadığı evmiş orası.. Fahri'nin, Tahsin'in, Necmi'nin Türkan'ın, Nuri'nin ve Bedri'nin doğup büyüdüğü, bahçesinde salıncak kurup sallandıkları ev.. Geceleri komşularla toplanılıp kuyu başı sohbetlerinin yapıldığı..

    * * *

           ''Madem yazıyorsun, madem konu paşalardan açıldı, insan iki satır da İsmail Selen Paşa'dan söz eder'' diyor bana.. ''Aydınlıkevler'deki iş yerinde silahlı saldırıya uğradı der.. Ne bileyim, şehit oldu falan der ya..''

    * * *

           ''Bu şehrin yetiştirdiği insanlar bunlar.. Nazmi Karakoç Yeni Sinema'nın arkasından, Fahri Belen Tabaklar'dan, Selen Paşa Karaçayır'dan, Cevat Alpaslan Paşa Aktaş'tan.. Yazılmaz mı bunlar Allah aşkına..?

    * * *

           ''Ben olsam'' diyor ''Börekçiler Sokaktaki Fırıncı Gara Abdullah'ı bile yazarım.. Öyle pideler yapardı ki rahmetli, ''Helali hoş olsun'' deyip, Bolu'yu veresin gelir.. Gondol gibi pideler tabiri caizse.. Yelken tak, Büyüksu'da yüzdür..''

    * * *

          KALECİ..

          Bazen öyle olur.. Bir şeyler yazmak istersin, yazmaya başlamanla bırakman bir olur.. Aklında bin bir cümle dolaşır, hiçbirini yazamazsın.. Yazar silersin, yazar silersin..

    * * *

           ''Mahalleye telgraf getiren postacı'' diye başlayacaktım.. ''Kaşla göz arası bisikletini kaçırır, evlerin duvarlarına tutuna tutuna giderdik'' diyecektim.. Tam, ''Rale markaydı balon lastikliydi'' falan diyecem; Halitoviç'in vefat haberi paylaşıldı Facebook'ta..

    * * *

           Kalakaldım.. Hani ''Bir devir kapandı'' diye kullanılan bir cümle var ya, bu sefer hakkaten kapandı o devir.. Bizim kuşağın parlak ve çok renkli bir dönemi bu sefer hakkaten kapandı.. Aklımızın ucundan bile geçmeyecek işler başardığımız dönem.. Mutluluklar yaşadığımız, sevinçten havalara uçtuğumuz.. Şarkıdaki gibi ''Siyah beyaz film” gibiydi biraz.. Küçük şehrin büyük öyküsüydü biraz da..

    * * *

           Sonra Kayıplar başladı.. Altan Doyran'ı, Türkay Abi'yi, Avlacıoğlu'nu, Bilgihan'ı, Cahit Sinan'ı yolcu ettik Büyük Cami'nin önünden.. Sonra diğerlerini.. Abidin'i, Yamalı Muharrem'i, Halit'i.. Güle güle gidin dedik, selametle gidin.. Daha önce gidenlere selam söyleyin kucak dolusu..

    * * *

            Halitoviç.. Bir yazımdan sonra arayıp ''amma sallamışsın ha'' deyişi kalmış aklımda.. ''Kusura bakma ama, uzaktayım diye iyi sallamışsın'' deyişi..

    * * *

           O YAZI..

           ''Tarsus'da ilan ettiğimiz şampiyonluğu, Bolu'da top atışları ile kutluyorduk'' diye başlıyordu sitem ettiği o yazı.. ''Fevzipaşa Caddesi'nin üstünü, berber Fadıl Abi'nin öncülüğünde boydan boya kırmızı beyaz Bayrakla kapattığımız günün gecesiydi''..

    * * *

           Acaip kutlamalar yapılıyordu şehirde.. Halaylar çekiliyor, göbekler atılıyordu.. Davulcu Mahir ile Halil'in önünde iki köçek dönü dönüveriyordu eteklerini savurak.. ''Atlı geliyor atlı / Altında kilim katlı / Dıv dıv dıv dıv dıv..!

    * * *

           Muzaffer Işın'ın odasından pencereyi açıp halkı selamlayanlar; Kamil Bilgihan, Hulki Avlacıoğlu, Altan Doyran.. Balkonda Lütfü, İbrahim, Rabbani, Mendoza, Kuzman, Rıdvan..

    * * *

           Ve Halitoviç.. 'Hadi bay bay, Hacı Cavcav' der gibi el sallıyordu ardımdan.. ''Anca gidersin ! der gibi el sallıyordu.. Şehrin her yerinden ateşler yükseliyordu o gece.. Şehir yanıyordu sanki, ben yanıyordum..

    * * *

           Ve bir yolcu otobüsünün en arka koltuklarından birinde ben, mendil cebimde 'keyfimin kahyası', defolup gidiyordum şehir'den.. İç cebimde yassı kanyak, elimde orta boy bir valiz.. Tarih 1 Temmuz 1970'di.. Ya da 27 Rebiülahir 1390.. Günlerden Çarşamba..

    * * *

          Ne diyelim; selam olsun gidenlere.. Hoşca kalın..

          Erdoğan Mühürcüoğlu (06. 04. 2018)

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak