Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Miting.. Şükrü Öztürk.. Simgeler..

Erdoğan Mühürcüoğlu

    10 Kasım 2014

          11 Ekim 1948 pazartesi günü, Belediye Meydanı'nda toplanmaya başlamış Bolulular.. 'Aman! diyorlarmış 'Celal Bayar geliyomuş gaçumayam..' Akın akın geliyorlarmış ama o gün de öyle de bir hava var ki, Bolu'da; ayakta durabilene aşkolsun.. Bir fırtına bir yağmur ki; aklı olan evden çıkmaz.. Ee gelen de Celal Bayar yani, herhangi biri değil, Kurtuluş Savaşı'nın Galip Hoca'sı.. Galip Hoca takma ismiyle cepheden cepheye koşmuş bir Kahraman.. Asker masker de değil, maaşı yok harcırahı yok..
    ***
          Gelenlerin arasında Adnan Menderes de var ama, onu kimse tanımıyor daha, çömezlik zamanları.. Bekle allah bekle! ne gelen var ne de giden.. Yağmur, fırtına, gök gürültüsü, şimşek birbirine karışmış. 'La yaren diyorlar birine 'git de şu yola bi bak bakalım görünürde kimse var mı? bir hareketlilik falan.. O sıralarda düzgün bir yol mol da yok zaten.. Benim zerhoş dedem kaç sefer arabasıyla yolda kalmış Adabazar'a giderken, çamıra saplanmış.. Ne yol var ne de bir iz.. Araba ile yolda kalmış dedik ama öyle tır gibi bilmem ne gibi dorseli morseli şeyler gelmesin aklınıza. Benim zerhoş dedemin arabası iki beygir gücünde yaylı at arabası.. O arabayla saplanmış çamura..
    ***
            Uzatmayalım; yani yol yok.. Adapazarı'na patika gibi bir yoldan gidip geliyorsun.. Celal Bayar da olsan, İsmet İnönü de olsan öyle.. Ada yolu kestane Türküsünü Rahmetli Emin Barın durup dururken mi besteledi, iş olsun diye mi? Tombalacık Halimem düş peşime gel diyor adam neden? Çünkü yol yok, 'Yanlız gidemezsin Halimem!' demek istiyor.. 'Ben Kıbrıscuk yollarından alışkunun, seni eletürün..'
    ***
            Peki gelmiş mi bari Celal Bayar ve arkadaşları Bolu'ya? 'Evet, gelmişler.. Gelmişler gelmesine de yağmurdan sucuk gibi ıslanan vatandaşlar dağılmış gitmiş evlerine.. Allah'tan bizim lise müdürü rahmetli İhsan bey var bizi temsilen (Alpman).. Kapı gibi adam.. Sen o kadar uğraş karşılama töreni düzenle, sorunları anlatmak için listeler hazırla, sonunda elde var sıfır.. Bayar balkondan halkı selamlayıp bir kaç çift laf etmiş 'yahu size karşı da çok ayıp oldu' falan demiş, o kadar..
    ***
           İki fotoğraf var heyetin Bolu'da karşılanışı sırasında çekilen.. İkisinde de İhsan bey var.. Celal Bayar ile Adnan Menderes'in hemen arkasında.. Sağolsun İhsan beyin torunu Süha Alpman'ın Amerika'da yaşayan kızı Gökden Hanım paylaştı fotoğrafları, Gökden Alpman Matthews.. Fotoğraf deyip geçmeyin o günün gazetelerinde yok bunlardan, Cumhuriyet Gazetesi arşivden bir fotoğraf koymuş, aklı sıra Bolu diye yutturacak.. Kullandığı fotoğrafta kabak gibi gözüküyor 'bilmem nere' yazısı..
    ***
             RAHAT OLACAN RAHAT..
             Rahat olacan rahat..! Bayılıyorum böylelerine.. Bugün oturuyoruz marketin önünde, muhabbeti de koyultmuşuz.. Baktık marketçinin kız geliyor karşıdan kıvırta kıvırta.. Ağzında bir sakız, şakkıdı şukkudu.. Helal olsun dedim içimden, şöyle bir rahat olamadık yani..! Gelir gelmez 'Bugün ne oldu biliyomusun İsmail abi' dedi 'işe giderken adamın biri bana laf attı' Eee? dedik ikimiz birden 'eeeee'si öyle işte, o kadar.. Adama dönüp bir de teşekkür etmiş salak.. Ne yaptın kız! dedik ne biçim Arnavutsun sen.. Teşekkür edince adam 'rica ederim canım' demiş.. Gülmeyin ya' diyor 'kibar bi adam.. Çok şekersin dedi ya.. Eee? 'sabah sabah ilaç gibi geldi..'
    ***
           İçimden 'ulan ne zaman büyüdün de sana laf attılar' diye düşündüm.. Daha dün arka cebinde sapan, belinde tahtadan tabanca, dolaşıyordun şurlarda.. Kızı dinlerken aklıma geldi; Ne kadar da benziyor dedim, şıp demiş burnundan düşmüş.. Köroğlu Apartmanı'ndan Yeşil Cami'ye inerken sağda bahçe içinde bir ev vardı, bahçesinde çeşit çeşit çiçeklerin olduğu, ağaçlarında cıvıl cıvıl kuşların ötüştüğü bir ev.. Köroğlu'ndan sonra sağdaki ilk ev..
    ***
           Evden gelen Çığlıkları duyunca dalmıştık içeri.. Her gün bahçe duvarında oturup şakalaştığımız, sohbet ettiğimiz kız odanın ortasında boylu boyunca yatıyordu, Anne'nin feryatları arasında karga tulumba caddeye çıkarıp, ambülansa yerleştirdik.. Son çıkışıydı evden.. Hastahaneden döndüğümüzde Ayşe Teyze camı çerçeveyi indirmişti hırsından.. Sonra duramadı kadıncağız Bolu'da, Bursa'da oğlu mu vardı kızı mı, oraya gitti.. Orada da vefat etmiş.. Buraya uyar mı bilmem ama Alev Alatlı'nın bir Rum atasözüyle başlayan kitabı var; "taş da yumurtanın üstüne düşse, yumurta da taşın üstüne; olan yumurtaya olur" onu hatırladım.. Kitabın ismini hatırlayamadım..
    ***
            MAKİNİST..
            Adam hem Şehir Sineması'nda makinist hem de Abantspor'da top oynuyor.. Düzceliydi gibi kalmış aklımda.. Ahmet Abi; Ahmet Öztoprak.. Önce ayağıyla topu havaya atıyor, sonra top havada süzülürken ani bir hareketle başını eğip topu ensesinde yakalıyor.. Ama burada işin püf noktası top ensesine geldiği vakit kollarını yana açarak ensesinde oluşturduğu çukurda durduruyor topu.. Ayağında kışlık ayakkabılar sırtında kalın bir palto hem de.. Çok uğraştım.. Arada bir mahalle çocuklarıyla deniyorum hala.. Bir de parmakları ağza sokup ıslık çalmak var yapamadığım.. Dili arkaya atıyorsun, parmakları da dille damağın birleştiği yere koyup, üflüyorsun.. Hanım öğretecek söz verdi..
    ***
           SİMGELER..
           Her şehrin kendisine has simgeleri vardır ya; şehrin adı anıldığında ilk akla gelen şeyler.. Bazen aşçılık gibi bir meslek, bazen İzzet Baba gibi önemli bir isim.. Bazen de Abant, Gölcük, Yedigöller gibi mekanlar..
    ***
             Bolu'da, deli Ali derseniz, Hasan, Ömer, Hamide derseniz herkes tanır.. Ases derseniz, Bakkal İsmail derseniz, Papaz Oktay derseniz yine herkes tanır.. Büyük Cami'yi, Taşhan'ı, Mahvel'i, ne kadar tanıyorsak onları da o kadar tanırız.. "Sığır pazarı, Fırka, Gavurlar Mahallesi" rumuz gibidir hepsi de..
    ***
          Tam bilgisayarın başından kalkacam, 'Aynur Menemen Özen' Hanım'ın paylaştığı bir fotoğrafa ilişti gözüm, dona kaldım.. Aaa dedim bu bizim Şükrü amca değil mi ya? Hurdacı Şükrü namıyla maruf rahmetli Şükrü Öztürk? Necati ile Nejat Öztürk'ün babası? Fotoğrafta, Bolu'nun tanınmış kişilerinden rahmetli Mehmet Menemen'in kardeşi Ahmet Abi de var.. Bir cip üzerinde Askeri birlik teftişinde gibiler.. Rahmetli Mehmet Menemen'in bir zamanlar Ziraat Bakanlığı tarafından ödüllendirilecek kadar önemli çalışmaları olduğunu duymuştuk.. Ödül töreninden sonra zamanın Bolu valisi Yusuf Kenanoğlu ile olan fotoğrafı da koydum buraya..
    ***
          Veeee, İsmail abi çıktı geldi.. Sinemaya gitmiş 'Uyudum uyandım, anasını sattımın filmi bitmek bilmedi' diyor.. 'Ne yazıyan sen bakam? Melek Ablayı da yazdın mı? 'güzel bilmem kimi? Neden yazmadın? 'ya abi git başımdan' diyorum 'lütfen yani, istemiyorum ben magazin filan, tövbe estağfurullah.. Bu da yeni adet oldu..
          Hoşça kalın..

                                         

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak