Gazetenize sahip çıkın!

Çocukluğun tarihi.. Halit Deringör..

Erdoğan Mühürcüoğlu

Çocukluğun tarihi.. Halit Deringör..
    30 Ağustos 2021

          ÇOCUKLUĞUN TARİHİ.. HALİT DERİNGÖR.. 
          Çocuktuk.. Her yandan uçurtmalar salıyorduk gökyüzüne.. Akpınar, Karaçayır, Gölyüzü, Fırka.. Her yandan.. Terazisi bozulan, daireler çize çize yere çakılan uçurtmalar.. Peşlerinden koşup arıyorduk onları.. Bazen bir evin çatısında, bazan bir ağacın tepesinde buluyorduk.. 
    * * *
           Havada süzülen bir uçurtmanın peşine takılmak, İpini çekip çekip bırakmak.. Selam verdirtmek mahallenin kızlarına.. Bizim mahallenin uçurtmalarını yapan bi abi vardı.. Uçurtmaların efendisi.. Kafadan biraz kontaktı ama. daha tam delirmemişti o sıralar, 'yaheey! dememişti henüz...
    * * *
          Her şeyin oyun aracımız olduğu yıllar.. Bazan bezden bir bebek, bazen bir çember, bazan bir topaç.. Hatta pazardan, Müctaba Amca'dan alınan birkaç civciv.. Ortası delik, yanları tırtıklı bir kuruşlar.. Ortasındaki deliğe zeytin çekirdeği takıp topaç gibi çevirdiğimiz yüz paralar.. 
    * * *

           Müctaba Amca demişken, yemci dükkanının duvarındaki hafızamda yer etmiş tabela yazısından söz etmeden olmaz. Müctaba Amca dükkandan veresiye yem almak isteyenlere cevap vermez tabelayı gösterirdi. "Veresiye veremem. Arkan sıra gelemem. Gelsem bile bulamam. Bulsam bile alamam" Bunu okuyan veresiye müşterisi ısrar etmeden usulca çıkar giderdi. 

    ***   
          KİTAP..
          Bekir Onur'un ''Türkiye'de Çocukluğun Tarihi'' adlı kitabını okuyorum birkaç gündür.. İçinde Bolu'daki çocuk oyunlarının anlatıldığı bölüm de var.. Müthiş bir bölüm.. Okuduktan sonra rüyalarıma girdi, kabusum oldu.. Benim rüyalarım da meşhurdur zaten.. Uyur uyanır kaldığım yerden devam ederim.. 
    * * *
          Neyse.. Ne diyordum ben? İlginç bulduğum cümlelerin altını çiziyordum okurken.. Kitap bittikten sonra bir baktım ki, kitaptaki bütün satırların altı çizilmiş.. Özellikle de Bolu'daki ''Taş Oyunları''nın anlatıldığı sayfadaki.. (540'ncı sayfa)
    * * *
           Berat kandilinde  mum toplayan çocuklar var o sayfada.. Topladığı mumları diğer mahallenin çocuklarına kaptırmak istemeyen çocuklar ve bu yüzden başlayan taşlı sopalı kavgalar.. 
    * * *
          Yalan yok; bizim de toprak doldurduğumuz kese kağıtlarıyla topa tuttuğumuz mahalleler vardı çocukken.. Ama bu kitapta yazılanlar gibisini hiç duymadım.. Yazar Bolu'daki taş döğüşlerinin Yeniçeriler zamanından kalma olduğunu, her yıl birkaç gün süren kavgaların uzaması halinde emniyet güçlerinin müdahale ettiğini söylüyor.. Her mahallenin savaş öncesi hazırlık yaptığını, ani bir baskına uğramamak için bazı noktalara gözcüler koyduğunu.. 
    * * *
           HALİT DERİNGÖR 
            Bu kitaptaki kadar değil belki ama ''Kolay mı Fenerbahçeli Olmak'' adlı kitapta anlatılanlar da biraz tuhaf geldi bana.. Fenerbahçe'nin efsane futbolcusu Halit Deringör'ün anlattıkları.. ''Yok artık! demiştim okurken, ''bu kadar da olmamıştır..''
    * * *
           ''Düzce ile Bolu arasında oynanan bir maçın kavgalı bittiğini Vali'nin tarafları barıştırmak için bir karşılaşma tertiplediğini anlatıyor Halit Deringör.. Düzce Gençlik'in Başkanı Manifaturacı Tevfiğin İstanbul'a gelip, kendisinden bu maça Düzce formasıyla çıkmasını istediğini..
    * * *
           ''Kabul ettim'' diyor.. ''Otobüsle Düzce'ye hareket ettik.. Geceyi Kemal Demir'in bir akrabasının evinde geçirdik.. Geceyarısı bir takım seslerle uyandım.. Baktım, evde herkes silahlarını temizliyor.. Çok şaşırdım.. Ertesi gün bir kamyon kasasındaydık ve havaya ateş ede ede Bolu'ya gidiyorduk..''
    * * *
          Maçtan önce de bazı kişiler etrafını çevirip ''kimsin? ne işin var Bolu'da? gibi sorularla taciz etmişler yazarı.. Dahası kasatura göstermişler korkutmak için.. Aynı tacizler maç sırasında da devam etmiş.. Maçın başında bir gol atınca seyircilerden biri elindeki kamayı gösterip, “Bir gol daha atarsan bu kamayı yersin sırtına” deyince korkmuş.. Yüzde yüz gollük pozisyonlarda topu hep dışarı atmış..
    * * *
           YILDO..
           Şaşırdım..  Doğru, bazen hızımızı alamayıp kavga ettiğimiz maçlar oluyordu ama, sonra barışıyorduk.. Hatta bazı hayati maçlarda ödünç futbolcu alış verişi bile oluyordu aramızda.. Mehmet Başaygün, Ayhan Çelen, İbrahim Çelik gibi futbolcuların bir çok maça Düzce formasıyla çıktıklarını biliyorum.. 1967'de bir günlüğüne Düzce'ye transfer olan Bolusporlu Yıldo'nun Trabzon idman ocağı'na attığı iki golle Düzce'nin galip gelmesini sağladığını.. Aziz Yıldırım'ın Bolu Karmasında oynamak için Düzce'den gelip Bolu Gençlik formasıyla maça çıktığını.. 
    * * *
           SARI VOSVOS..
           "Hani eski bir resme bakarken" diyordu ya Erol Evgin, "Hani yılları sayar da insan" diyordu ya, "Hani gözleri dolar ya birden.." Önümde panayırda çekilmiş bir fotoğraf.. Faytonlar var fotoğrafta, çanak çömlekçiler var, üzerinde çıplak ampullerin sallandığı karpuz sergileri var.. Ve siyah bir şavrole ile Emin Akman'ın Sarı Vosvos'u.. Bir tarihte Ruhi Özbay, İsmet Akman, Necdet Aşkan, İmamdurak Sabri'nin İzmir'e firar ettikleri araba.. 
    * * *
           ''Gençlik Başımda Duman'' yılları.. İçlerinden birinin voleybol turnuvasindaki kızlardan birine aşık olmasıyla baslayan ve Emin Akman'ın 'Sarı Vosvos'unu kaçırıp peşinden gitmesi ile devam eden macera.. Louis de Funes'in 'Daldaki Otomobil' filmini aratmayan sahnelerle dolu.. 
    * * *
           İte ite karaçayıra götürülen aracın düz kontakla çalıştırılıp yönünün İzmire çevrilmesi.. Baba Emin Akman' ın silahını beline takıp bunların peşinden koşması.. Benzinin bitip yarı yolda kalmaları, ters yola girip polisi, peşlerine takmaları, paralar suyunu çekince Turgutlu'ya; Emin Akman'ın bir tarihte müdürü olduğu banka'ya gidip yardım istemeleri..
    * * *  
          İDMANYURDU..
          ''Amanın'' dedim, 'Tuzlaspor'a da 3-1 yenilmişiz.. Telefondaki arkadaş ''hocayla yollar hemen ayrılmalı'' diyor..  ''Sağ bek yok, solbek yok'' diyor.. ''Defans evlere şenlik, orta saha desen dökülüyor..''
    * * *
           Bana ''İzledin mi Tuzla maçını'' diye soruyor.. ''Neydi o öyle? Ruh yok bunlarda şekerim ruh.. Bizim ''Akpınar İdmanyurdu'' bile bunlardan iyiydi..'' Akpınar İdmanyurdu'' deyince ağzımdaki çayı püskürtecektim az kalsın.. Pınarspor dese hadi neyse.. Gerçi ''Bolu İdmanyurdu'' diye bir takım da var 1930'larda.. 
    * * *
           Adam kızmakta haklı aslında..  Ben de; ''biz bu futbol sevdasından vaz mı geçsek'' diyorum bazen.. Daha başarılı olacağımız bir spor dalı mı bulsak kendimize.. Güreş mesela.. Hepimiz kalıplı adamlarız elhamdülillah..
    * * *
          1950 yılında Karaçayır'da yapılan Çoban Mehmet - Kara Ali mücadelesinde seyirci rekoru kırılmış; 1929'da İstanbul'da yapılan Türkiye şampiyonasında Bolu'lu Cemal Amca'yı görebilmek için 22 bin kişi gelmiş  stadyum'a..
    * * *
           Hani çok fazla para da gerekmiyor bu spor dalı için.. Bir zeytinyağı kazanı atıyorsun Karaçayır'a, hepsi o.. Ne tribün lazım, ne minder.. Seyirciler ağaçların gölgesinde, pehlivanlar yağ kazanının başında.. Cazgır desen elini sallasan ellisi.. Eskiden panayırın kurulduğu alan olduğu için ayağımız da alışkın.. 
    * * *
          ''Hikmetinden sual olunmaz ama, bazan, Cenabı Mevlam da şu Gölcüğü Karaçayır'da yaratıvermemiş'' diyorum.. Evden panayıra gider gibi çıksaydık da, Tüccarlar'ın Leylekli evini geçince karşımıza çıkıvereydi Gölcük.. 
    * * *
           Zaten eskiden de gölmüş orası.. Rahmetli Aykut Hitit abiyle Atilla Önal Abi az kürek çekmemişler orada.. Evden kaçırdıkları ekmek teknesiyle hem de..  Eski bir gazete haberinde de Karaçayıra mecburi iniş yapan bir uçaktan bahsediliyordu.. Türk Hava Kurumu'nun pervaneli uçağından korkan onlarca hayvanın göle düşüp boğulduğundan.. Neyse.. Burada bitirelim mi..?
    * * *
           Hoşça kalın dostlar, kendinize iyi bakın, bu sıralar aklınıza mukayyet olun.. Ortalık toz duman..

           ERDOĞAN MÜHÜRCÜOĞLU.. (29.08.2021)

    • Haşim AKMAN30 Ağustos 2021 . 16:14

      Bizleri bu hatıra dolu satırlarlla çok eski ye götürdünüz Erdoğan Amcam benim varolun sağolun minnettarız

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak