Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Abant.. Baterist.. Eşkiya.. Gurbetçi..

Erdoğan Mühürcüoğlu

    15 Eylül 2015

           Abant.. Baterist.. Eşkiya.. Gurbetçi..
            Hani geçen sene plaj'da sohbet ettiğim bir adam vardı.. Hani adam Cüneyt Şakiroğlu'nun Galatasaray Lisesi'nden arkadaşı çıkmıştı.. Milli voleybolcuydu.. Bu sene de geldi ve aynı bankta otururken buldu beni.. Biraz konuştuk.. Haziran'da Bolu'daymış.. Abant yolundaki 'Gökdere Restoran'ı anlattı.. Bahçede kahvaltı yapmışlar.. 'Kızarmış köy ekmeği, tereyağı, semaverde çay, ibrikte buz gibi su, şahaneydi' diyor..
    * * *
           Cüneyt'in boğulduğu gölün en derin yeri 17 metreymiş, uzunluğu da 900 metre.. Çevresini de biliyor adam 'yaklaşık 7 kilometre' diyor.. Gölcük daha güzelmiş ama yolu virajlıymış.. 'Düşünsene Feridun' diyor bana; 'etrafın sisli dağlarla çevrilmiş, avucunda ince belli çay bardağı.. 'Feridun' demesine şaşırmıyorum.. Yakın çevremden bile yanlışlıkla 'Feridun' diyen var bana.. Ona kalsa Gölcük'ü tercih edermiş aslında.. 'Araba yok, fayton yok' diyor.. 'Türkiye'nin en romantik yerlerinden biri.. Tahta iskeleler ve o masalsı ev; 10 numara.. 'Evin içini hiç merak etme, bırak, hayalindeki gibi kalsın..'
    * * *
            Bolu merkez'de 'Kubbealtı Gözleme' diye bir yer varmış, nefis gözleme yapıyormuş adamlar 'Aaaaa! dedim 'bilmem mi? 'çok güzel yaparlar gözlemeyi..' Dedim ama neredeydi bu 'kubbealtı' onu düşünüyorum.. Keşli cevizli gözleme yemiş, gözlemenin üzerine sarımsaklı yoğurtla 'coooos! diye kızgın tereyağı dökmüşler..
    * * *

           BATERİST..
           Ünlü bir antropolog 'kadın erkek ilişkileri' hakkında bir araştırma yapmış.. Çıkan sonuç 'Bayanlar zeki ve esprili erkeklerden hoşlanmıyor' şeklinde.. Sakar ve saftorik erkekleri beğeniyormuş bayanlar.. 'Onlara kendini beğendirmek istiyorsan biraz aptal olacakmışsın.. Hele bir de sakar'san süper..!  Bir elli boyun var, saçlar dökük, göbek çıkık, bacaklar da 'Skoda'gibi.. 'hiç dert etme, umudunu gaybeletme..
    * * *
            Doğru hakkaten.. Bol kesim bir pantolon 'parantez bacaklar'ı kapatır.. Kafayı da usturaya vurdurdun mu; anasını satayım, Bruce Willis gibi çıkarsın.. Ne kaldı geriye? Biraz komiklik yapmak, biraz da şaklabanlık.. Zaten sakar adamsın, sürekli kapılara, duvarlara toslayıp yara bere içinde kalıyorsun..
    * * *
           Sakar deyince; ne sakarlıklar gördük.. Adam 'yazı mı, tura mı? diye atıyor parayı havaya, bir bakıyorsun ikisi de değil.. şaka gibi.. Sadece bize mi özgü? Yoo, her yerde oluyor.. Sahneden düşeni bile var.. Madonna, Lady Gaga.. Bir de 'Nazar' var tabii, insanı mezara, deveyi kazana sokarmış..
    * * *
            'Keklik' vardı Bolu'da.. Fahrettin.. Meteoroloji Müdürü'nün oğlu.. Tanırsınız belki.. Baterist adamı kim tanımaz.. Hele evinde talim yapıyorsa 'cıs tak cıs tak'  mahalle tanır.. Son anda ayarlanan tüm düğünlerin değişmez bateristi.. Nöbetçi baterist.. İyi bir müzisyen mi lazım? Gazanfer'in kardeşini Bol-aş'ın altındaki kahve'de; Fahrettin'i ise Eriş birahanesinde buluyorsun..
    * * *
           Bir yerde anlattılardı; Sahnede Ender ve Mustafa Uslu var, davulda da Keklik.. Elinde bagetler; zillere trampete yumuşak yumuşak vuruşlar yapıyor.. Sonra giderek artıyor tempo.. Eline her baget alanın yapacağı iş değil bu tabii.. Hem göze hem kulağa hitap edeceksin, atakların olacak, küçük çaplı şovların.. Düzceli berber Baki Abi'nin oğlundan bilirim, rahmetli Erol'dan.. Bu işin bir de hastaları var; oturduğu yerde bateri çalıyormuş gibi yapıp kendinden geçenler..
    * * *
            Neyse Kekliğe dönelim biz.. Ona ve onun çılgın şovunu şaşkın gözlerle izleyen seyircilere.. Her vuruşta bir kaç santim ileri gidiyor davulu.. Ve her gidişte davulun yanına çekiyor tabureyi Fahrettin.. Seyircilerin gülme krizine girmeleri an meselesi.. Ve final.. Davulla birlikte seyircilerin arasına yuvarlanıyor Keklik..
    * * *
            Aslında biz biraz uzak kaldık memlekete.. Bizim Şinasi iyi tanıyor onu.. 'Bir de doğum günü partisi var abii bunların' diyor.. 'Kızlara mahcup olmamak için erkek erkeğe 'dans provası' yapmaları.. Perdeler kapalı, pikap'da Esin Engin..'
    *
            Papatya gibisin beyaz ve ince,
            Eziliyor ruhum seni görünce,
            İsmin dudaklarımı yakıyor neden
            Nedir bu çektiğim senin elindeeeeeen..'
    *
            Şinasi'nin yalancısıyım.. Kapı aralığından bunları izleyen Şeref amca'nın; 'tüüüüü ! deyişi  var, 'yazıklar olsun lan size..! 1960'ın sonları.. 'Bee Gees'in meşhur olduğu zamanlar.. Deniz Gezmiş'li yıllar be.. Vay anam vay..!
    *
           Yıllar ne çabuk geçti o günler arasından
           Bir tel saç onun kaldı bütün hatırasından
           Hala duyarım bin sızı ben her yarasından
           Bir tel saç onun kaldı bütün hatırasından..
    *
            Deniz Gezmiş'i de andık.. 1.91'lik boyundaki Deniz Gezmiş'e 'Delioğlan” diye sarılırmış Mukaddes Hanım.. Bir gün alışveriş için ana oğul çarşıya çıkmışlar.. Deniz Gezmiş yolda dalgın, dalgın yürürken karşıdan gelen bir fayton'un atıyla kafa kafaya çarpışmış.. İri yarı bir adam Deniz Gezmiş.. Çarpmanın şiddetiyle zavallı at cadde'de baygınlık geçirmiş bir süre.. Çok güldüm..

            EŞKİYA..
            Haydar Reis'in Büyük Caminin minaresine çıktığını biliyordum da 'Kadı Camisi'ni duymamıştım.. Kadı Camisi'nin minaresinden gece resmi çekecekmiş rahmetli Mithat Hitit.. Ama tek başına çıkmaya korkuyor.. Niyeti yanına Haydar'ı da almak.. 'Caminin önünde oturuyoruz' diyor Mito 'kafalar da dumanlı.. Lafı 'bu minarede kaç basamak vardır'a getirdim.. Elliydi, yüzdü falan derken 'sayarız be Mito, ayıbediyon' dedi Haydar Reis..  Zifiri karanlıkta duvarlara toslaya toslaya çıktık minareye.. Ayağımızın altından da 'cizkkk' diye bir şeyler geçiyor.. Şerefe'ye kadar 270 basamak saydık.. Fotoğrafları çektik.. İnerken 271 oldu sayı.. Tekrar çıktık 270.. Ordan ayrılırken 269..'
    * * *
            Tarihte 'Küçük Halil Bey' isimli bir zorba, ve onun estirdiği  terör olayları var Bolu'da.. Mithat'ın minareye çıkmaktan çekinmesi belki de bu olayları  biliyor olmasından.. 'Küçük Halil Bey' parası için insanları öldüren, kafalarını kesen bir canavar.. Geceleri kestiği kafaları Kadı Camii'ne getirip duvardaki oyuklara yerleştiren bir psikopat.. Etme bulma dünyası.. Halil Ağa'nın sonu da kurbanlarından farklı olmamış.. Savaş sonrası şartlar değişince devlet peşine düşmüş bu canavarın.. Çele'ye, oradan da 'Dirgene' taraflarına falan kaçmış ama sonuçta yakalamışlar.. Aynı onun yaptığı gibi kafasını kesip Bolu'ya getirmişler.. Saat kulesinin yanında uzunca bir sırık üzerinde teşhir etmişler kellesini..
    * * *

            GURBETÇİ..
            Vosvos'uyla Bolu'dan geçerken uğramıştı, Bolu'dan gittikten sonra  İstanbul'da bir çatı katına yerleşmiş.. 'İşe mişe girip çalışamam ben, okuyacam, ayak altında kalmayacam' demiş.. Akrabası da zaten İstanbul'un tozunu yutmuş, Haliç'in kokusunu koklamış bir adam, 'tamam, sen oku, ben senin bütün masraflarını karşılarım, sen yeter ki oku' demiş..
    * * *
           Niyazi Çalıkuşu'nun komşusuydular.. Babalarını hatırlarım; yeleğini giyer, boynuna mendili dolar, denk sepetini sırtına vurup Karacasu'ya doğru yürür giderdi.. Sabiha Mancarcı Hocanımın, Şerafettin Çiloğlu'nun evlerinin olduğu sokak.. Cici Berberlerin askerde vefat eden kalfası vardı yine aynı sokaktan.. İsmini çıkartamadım; Nurettin'in abisi..
    * * *
            Merdivenler, çeşmeler, at arabaları, sokaklar.. Eczacıbaşı'nın takvimleri vardı eskiden.. Baktığında her sayfasında bu sokakları, her yaprağında bu evleri görürdün.. Akıp giden zamanları,  Köşelerinde anıların saklı olduğu hazan bahçelerini..
    *
           Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden
           Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden
           Senden boşalan bağrıma gözyaşları dolmuş
           Gördüm ki yazın bastığımız otları solmuş
           Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden..
    *
            Sabiha Mancarcı Hocanım'ın ünlü tiyatro sanatçısı Suna Keskin'in teyzesi olduğunu son anda hatırladık..
            Hoşça kalın.. Kendinize iyi bakın..
                                                               

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak