Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Hava alanı.. Sadullah.. Necati Palay..

Erdoğan Mühürcüoğlu

    4 Ağustos 2015
         Hava alanı.. Sadullah.. Necati Palay..
          Eski fotoğrafları karıştırırken bir uçak bileti geçti elime.. Anlamlı bir güne ait diye olmalı en güvenli yerde, fotoğrafların arasında saklamışım.. Tam kırk yıl geçmiş üzerinden.. Çekildim bir köşeye, daldım gittim..
    * * *
          Münih/Riem Havaalanı'nda bir koltuğun üzerinde kıvrılmış uyumaya çalışmaktayım.. İki gündür uçak beklemekten gözler kan çanağı... 'Ayşe tatile çıktı ondan' diyor THY görevlisi.. 'Harekat başladı, anında kapattılar Yeşilköy'ü..! Bayram seyran olsa bir kaç saatlik rötar anlaşılabilir belki.. Oturursun bir kenarda insanları seyredersin.. Geleni geçeni izler haklarında yorum falan yaparsın..
    * * *
          Geçenlerde bir arkadaş sordu: "Yurt dışı da dahil tüm şehirler içinde en çok hangisinde yaşamak isterdiniz? "Bolu'da tabii ki" dedim 'Bolu'da olmazsa, Ayvalık'ta.. "Peki kendinizi en çok nerede mutlu hissediyorsunuz? Bir an için "hiç bir yerde" demek geldi içimden.. Hiç bir yerde..
    * * *
           Hava alanları, otobüs terminalleri, Tren istasyonları.. Sayısız ayrılığın ve kavuşmanın yaşandığı mekanlar.. Ayrılık dendi mi, benim de aklıma hep 'Mengenli' nin Elmadağ daki 'İtimat'ın da Sıraselvilerdeki yazıhaneleri gelir.. Aziz Nesin, hikayelerine başlamadan önce köylü, şehirli, asker gibi kişileri gözlemlemek için otobüs terminallerine gidermiş.. Bir de Yusuf Nalkesen şarkısı var.. Yusuf Nalkesen'in Alsancak tren istasyonuna çiçeklerle gelen birini gördükten sonra yazdığı şarkı..
    *
        Dargın ayrılmayalım
        Diye koştum sana dün
        Gözlerim vagonları dolaştı üzgün üzgün...
    *
          Dostlar, dostluklar, mazisinde bir sürü anılar yatan dostluklar.. Zaman içinde, mekan içinde kaybolmuş.. Yıllar sonra ziyarete gittiğinde, hasta yatağında eli ayağına dolanan bir eski dost.. sımsıkı sarılan sana.. Rüyalarını, korkularını bildiğin adam 'Sahi biz dargındık senle di mi? diye soran.. yanağında bir damla yaş.. Ne dargını be deli Ümit' dediğin, 'kıyamam sana..! Ve kapıdan çıkar çıkmaz, sigara paketine saldırdığın ..
    * * *
          Hangi ödüllü film hangi ödüllü oyuncu oynadığı oyunun içine çeker sizi.. Bir Yıldırım Önal'ı kim taklit edebilir mesela? Kim 'Stella da terketti beni' repliği ile tarihe geçer.. Üzerinde çay kaynayan talaş sobalı, ördek sobalı evler.. Radyoda spikerin "Reji Ertuğrul İmer, efekt Korkmaz Çakar, oynayanlar; falanca, falanca, falanca anonsu.. 'Radyo Tiyatrosu' ya da 'mikrofonda tiyatro' Eski sokaklar, eski evler, eski dostlar
    * * *
          Bazı günler, "Haydi Abbas' deyip çekip gitmek geliyor içimden.. Yer de önemli değil, neresi olursa.. Latin Amerika ülkelerine filan mı gitmeli? Adı sanı duyulmamış bir sahil kasabasına falan? Hava alanlarını, otobüs terminallerini, otel odalarını günahları kadar sevmeyen arkadaşlarım var.. "otur oturduğun yerde birader" diyenler.. "Ömür bitti, otur oturduğun yerde..! Doğru.. nereye gidersen git, kaçtıklarını da beraberinde götürüyor insan.. Kaç bin kilometre yaparsan yap; gittiğin yerde yine kendin karşılıyorsun kendini.. Bu işten anlayanlar 'önemli olan hikayelerinden kaçabilmek' diyor.. Elif Şafak mesela, 'kendine doğru git gidebildiğin kadar' diyor bir yazısında..
    * * *
           SADULLAH..
          İçinde 'Bolu' geçiyor diye yan koltukta oturan adamın anlattıklarını kulak kesiliyoruz yol arkadaşımla.. 'Bir gece kapım çalındı' diyor adam '140 bin lirayı görünce bastım imzayı.. 69 bin lirasıyla bir 'Anadol' çektim babamın altına.. Bolu deyip geçme hem lig ikincisi o zamanlar, hem de üç büyüklere duman attırıyor .. Takımın başında Neagu hoca.. Talip, İbrahim, Fikret, Nuri, Alaattin, Vadi, Şükrü.. Sağ açık ben.. Sonra Çetin, sarı Mustafa..
    * * *
           'Bir kıza aşığız; bir gün Aladağ'daki kamptan kaçtım.. 45 dakkalık bir yol.. Tüfekli amigo var başımızda.. Yolu da bilmiyorum.. Ormana doğru koşmaya başladım.. Üst baş çamur içinde.. Kaplıca dolmuşlarına bindim.. Ver elini Ankara.. Yattım aşşa.. Sabah uyandığımda kapının önünde Boluspor'luların 56 model şavrole'si.. Abaza Enver direksiyonda.. 2 metre boyunda adam.. Vurduğu yerden ses getiren biri Enver abi.. Tüfeklerle falan gelmişler zaten..
    * * *
            Ümit abi dürtüyor; 'Sallıyor kulak asma..! Valla hiç sallıyor gibi görünmüyor adam.. Şakır şakır sayıyor takımı.. Yanında oturan arkadaşı 'eee Sado falan dediğine göre Sadettindir diyordum, Sadullahmış.. Devam ediyor; 'Bolu'da ilk olarak Fenerbahçe'ye karşı oynadım.. Karşımda Levent, Abdullah, Ogün, Yavuz, Numan.. 'Yok deve..! diyor Ümit abi.. duymuyor bizi Allahtan.. 'Eeee Sado? Eeee'si, benim ayaklar zangır zangır titriyor.. Çarşamba günü de Bükreş'le maçımız var Romanya'da.. 'İnanma diyor Ümit abi yine, 'Boluspor'da oynamışmış, boşversene sen..
    * * *
          'Sonra' diye devam ediyor Sado '1975-76 sezonuydu galiba, genel kaptan bir tartışma sırasında ana avrat dümdüz gidince 'nerde trak, orda bırak' dedim.. Yatağı yorganı sırtlayıp ayrıldım Bolu'dan..' Konuşma bitiyor burda.. Ama sık sık bir lokal ismi geçiyor konuşmada.. Sanırım bakırcılar sokağı girişindeki Amigo Tevfik Abinin çalıştırdığı yerden bahsediliyor.. Bitişiğinde Elektrik malzemeleri satan Çetin Abinin dükkanı olan.. Karacasu Kereste fabrikası şoförlerinden Aslan Dayı'nın küçük oğlunun.. Büyük oğlu Mehmet Başarslan'dı, ortanca olan ise taksici İhsan Başarslan..
    * * *
          NECATİ PALAY..
          'Bir tek Yanık Hayri Abi'yi hatırlıyorum o günlerle alakalı.. Önünde domates ve peynirden oluşan çilingir sofrası, ortada 70'lik rakı.. Kafayı bulunca hakemin halini hatırını sormalar.. Devre arasında boş sahaya bakıp 'nereye gitti la bu bilmem ne hakem' şaşkınlığı.. Alem günlerdi hakkaten, tüm şehir 'neşeli günler' filminde gibiydik.. Amigo Tevfik Abinin taraftarı motive etme çabalarını kim unutabilir.. 'Ben pısınca hışdamayacuz arkadaşlar.. Ayağa galkıncası kırmızıııı diye bağıracuz..! 'Şişko Cengizle Necati pısınca 'kapalı' hişdamıycak, ayağa kalkınca Beyaaaaaaazz decüz.. Hadi bakam şimdi eller havaya 'kırmızı şimşekler - dım dım dıbı dım dııııım'
    * * *
          Unutulmuş isimlerde
          Bilinmez ki nasıl, nerde
          Şimdi yalnız resimlerde..
    *
           'Bunu yazacam! dedim.. Artık ne olacaksa olsun.. Şimdi sırası değilmiş öyle diyor arkadaşlar..'Yener Abi tatile matile gider o zaman yazarsın.. Adli tatil falan olunca..' İyi de benim Bolu'da olmadığım yıllar zaten, anlattığım.. Konuya tamamen fransız olduğum yani.. On yıl sonra bile yokum Bolu'da.. Lütfen yani..
    * * *
           Amigo Necati.. Necati Palay.. Altan Doyran'la birlikte Akçakoca taraflarında trafik kazası geçirip vefat eden.. Çıkınlar Mezarlığı'na defnetmişler.. Aynı şehirde büyüyüp, aynı sokaklarda şekillendiğimiz insanlar.. Şarkıda unutulmuş dense de unutulmayanlardan..
    *
         Hayal meyal düşler gibi,
         Uçup giden kuşlar gibi..
    *
          Birkaç dakikalık ayaküstü bir sohbet.. 'N'aber? 'Ne olsun iyilik işte.. Senden ne haber..? Aynı tanıdık mimikler ve hala (r) lerin üzerine basmalar konuşurken.. Hacı beşpara Hakkı amca var ortalıkta bir tek.. Peşkir omzunda.. masaları çıkarıyor, sandalyeleri diziyor, etrafı suluyor toz kalkmasın diye.. Şerafettin Şenyüz'ün kapısındaki hoparlörde Ziya Taşkent; 'yolcular arasında/ aradım seni bir, bir..'
    * * *
           Düz lise, hatta dümdüz.. Sınıfta en önde oturuyor arkadaşın 'business class' ta.. Yarıya kadar beyaz boyalı camların üzerinden bakar diye bekliyorsun.. Aklında kim bilir neler, kim bilir kimler.. Ziya Taşkent deyince; İsmail Unutmaz' vardı belediye korosunda.. Hatırlayan var mı? 'Lafı değüşdüme' diyor arkadaşım.. 'Değüşdürecin anasını satayım..! İsmail Unutmaz'ı kim hatırlıyor hakkaten? DSİ'den.. Udi.. Bir de orta boylu, beyaz saçlı biri daha vardı M. Edip Korateş'in yönettiği koro'da.. Her konserde bir gazel patlatan meşin ceketli abi.. Karamanlı camisinin meşhur Ziver hocası gibi.. Elini kulağına attı mı, değme gazelhanlara taş çıkartır.. 'lafı değüşdüme ey aciz! diyor hala İsmail abi.. Hahahaha, benim gibi uyuz adam görmemiş..
    Hoşça kalın..
                                                       
    Fotoğraflar; 'Eski, Nostaljik Bolu Fotoğrafları meraklıları' grubundan..

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak