Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Hattat.. Davulcu.. 37 İhsan.. Deli Refik..

Erdoğan Mühürcüoğlu

    30 Haziran 2014

           Bazı arkadaşlar "bu kadar konuyu nerden buluyorsun?" diye soruyor.. Valla konu bulmak zor hakkaten.. Yazmak; ondan daha kolay.. Bir defa anlatacağın şey öyle çok sıradan bişey olmayacak.. İnişli çıkışlı, keskin virajları olan şeyler bulacaksın.. Herkesin bildiği mevzuları yazsan olmaz mı? Olur tabii.. Olur ama 'sarmaz'.. Beni sarmıyor.. Allahtan Bilgisayar var, "şunu yazmak lazım" dedin mi, giriyorsun, bir tuşla neyi öğrenmek istiyorsan 'şak' diye geliyor karşına..
    ***
          Hatta bazan aradıklarının dışında bazı enteresan bilgilere de rastlayabiliyorsun.. Bugün bana öyle oldu mesela.. Çin'de kolları olmayan bir adam var, bir 'hattat' Ona bakacaktım.. Cadde de oturmuş; ayaklarıyla yere Çin'ce yazılar yazıp şekiller falan çizen biri bu adam.. Süslüyor, püslüyor, rötuş yapıyor, adeta oyun oynuyor yazdıklarıyla.. Geceleri de çalıştığından hep uykusuz 'garibim'.. Arada bir içi geçip 'başı düşünce' birden sıçrayıp uyanıyor, utanarak bakınıyor etrafındakilere.. Ama dedim ya, başka bir şey oldu bugün diye.. Ben bu çinli'yi buldum diye sevinirken aynı sayfada bir başka kişiye daha rastladım.. Bu kişi de Hattat.. Görünce irkildim birden.. Bunun sadece elleri değil; ayakları da yok.. Allah günah yazmasın ama kollar bacaklar olmayınca Biblo gibi bir şey olmuş adam.. Koy televizyonun üstüne herkes biblo sansın,.
    ***
          Biri size gelse 'ünlü bir hattat ismi söyle' dese kim gelir aklınıza? Benim aklıma hemen 'Hattat Emin Barın' gelir.. Bolu'lu olduğu için tabii.. İkincisini sorsalar; kalırım cevap veremem..Ama bugün ikincisini de öğrendim.. İkincisi birincisinden daha meşhur.. Bize okullarda 'dünyanın en yüksek tepesi, dağı, ovası, vadisi' falan öğretildiğinden dünyanın en meşhur adamını 'kolsuz ve bacaksız' Mehmet efendiyi atlamışız.. Mehmet efendi üstelik de Bolu'lu.. Yabancı ansiklopedilerde bile 'Bolu'lu hattat Mehmet efendi' olarak geçiyor.. Ayaksız olmak, yazmaya engel değil tabii ama Mehmet efendinin elleri de yok üstelik.. İki bileği arasında tuttuğu kamışı sık sık belinde, kuşağının arasında duran mürekkep hokkasına batırarak yazıyor..
    ***
           DAVULCU..
           Bizim bir ramazan davulcumuz var; arkadaş ben böyle bir davulcu görmedim.. Hadi gelenek dedik eyvallah, ama adam girmiş apartmanın içine Yaradan'a sığınıp asılıyor tokmağa, beynimin içine içine vuruyor.. Mezarlıkta çalsa ölüler 'geldik mi? diye zıplar havaya.. Hadi geldin, güzel güzel çal git, apartmana ne diye giriyorsun? Adamın lambaları yanmıyor diye camına taş atılır mı.. Gerçi bize pek yapamıyor. Gelse lafları hazırladım zaten.. O geçmeden yatmıyorum.. Dün gece yine oturdum hem onu bekliyor hem de bizim Hasan'ı izliyorum.. Akvaryumun dibinde anca kumları didikliyor Hasan.. 'Japon Hasan'.akvaryumun en geri zekalısı..
    ***
          Hasan'ı izlerken İsmail Hakkı Buğdaylı vardı Bolu'da onu hatırladım.. Çok kötü kesilmiş saç modelimden dolayı 'Davulcu! diyerek gelirdi yanıma... Bir gün; 'vay! demişti 'kopya çekiyorsun öyle mi? Bi akıllı sen misin lan bu sınıfta.. 'Bir değil, beş değil, ver bakalım şu kağıdı.. 'Numaran kaçtı senin? Bin beş yüz on, öylemi? Yürü bakalım idareye, Salih Bey'e..! (Salih İnceler) Salih Bey'e gitsek iyi de orada çok sakat bi durum var; İhsan Bey de orda..
    ***
           37 İHSAN..
           Gazete arşivlerinde dolaşıp tık, mık yaparken hep bir bölüme rastlıyordum "Bu hafta kazananlar" diye bir bölüme.. '80 sene önce ne kazanmış olabilirler? Diye merak edip bakınca gördüm ki gençleri ilgilendiren bir bilgi yarışması bu.. Her hafta bir takım soruların sorulduğu ve gelen doğru cevaplar arasından birincinin belirlendiği.. Biraz baktım maktım, tam sayfadan çıkacam bir fotoğrafın altında 'Bolu' yazıyor gibi geldi.. Geri dönüp.yeniden baktım; inanamadım.. Bizim '37 İhsan' ve bir kaç arkadaşı bunlar.. Organize olmuşlar gibi, her hafta bunlar kazanıyor hediyeleri, kimseye zırnık koklatmıyorlar..
    ***
          Bir hafta biri, öbür hafta diğeri.. Fotoğrafın birinde Bolu Orta okulundan '37 numaralı İhsan' var, hediyeyi kapmış 'peşin satan esnaf' misali zevkten dört köşe .. Bolu Lisesi'nin unutulmaz müdürlerinden İhsan Alpman 13-15 yaşlarındaki haliyle fotoğrafta.. Diğerleri mi kim? Bir dakka bakarak yazayım.. 45 nolu Eşref Talu var, o da peş peşe hediye kazananlardan.. Hani arasta içinde sıralanmış dükkanlar vardı 'gömme dolap' görünümlü ve kamyon kasası gibi açılan kepengin tezgah gibi kullanıldığı dükkanlar.. Oralarda 'Sabri Talu' amcanın dükkanı da vardı.. Galiba o aileden bu öğrenci.. Raif efendi'nin kızı var Muazzez , 47 no'lu öğrenci Nazım Yazıcı, Bolu noteri bay Arif'in oğlu Ünal..
    ***
           'Dolap görünümlü dükkanlar vardı' dedik; Bir de oturduğu yerden 'Alacıysan indürecin' diyen esnaf vardı eskiden.. 'Alacan mı? Bak almıycıysan hiç beni uğraşduma!' diyen... Hahahaha! Bir de bu konuyu kapatmadan bizimkilerin kazandıkları hediyeler neymiş? ona bakalım.. İhsan beyin kazandığı hediyeler arasında çoğunlukla ipek mendil var, bir kaç kez de 'şık bir cep tarağı' kazanmış.. kazandığı 'yarım düzine kurşun kalem'lerin ise haddi hesabı yok.. Hediyeler biraz zayıf.. Savaş yılları tabii, her şey öyle bol bulamaç değil.. Milletin çay şekeri bulamayıp kuru üzümle idare ettiği yıllar..
    ***
          DELI REFİK..
          Bu arada bir de deli Refik'le uğraşmak zorunda kalıyorum.. Sayfaların arasından kafayı uzatıp öyle bir laf ediyor ki bazan.. Bir seçim vaadiyle çıktı mesela bu defa.. Şimdiye kadar çevrilmiş en kral komedi filmlerinde bile rastlayamazsınız ona.. Ne Kemal Sunal'da ne de Şener Şen'de.. Okuduktan sonra beş dakka mola vermek zorunda kaldım.. Hem de Cumhuriyet Gazetesi'nden yapıyor seçim vaatlerini.. Şöyle diyor Deli Refik manşetten; 'Fedakar milletime hitap ederek diyorum ki; vatan için çok mücadele verdim, şu fani dünyanın pek çok kahrına göğüs gerdim, bu yüzden hastanelere bile düştüm.."
    ***
            'Beni seçerseniz çok şahane kanunlar çıkaracağım.. Bak 'laf ağızdan çıkar..' Meclisteki doktorların hepsini tekrar hastanelerdeki görev yerlerine gönderecem, yalnız dört doktor kalacak,. İstanbul ve İzmir hamaldan geçilmiyor ama Bolu'da pazar yeri bomboş.. Bolu'ya dışarıdan hamal sevkederek bu sorunu çözeceğim.. Şimdiden vaad ediyorum bunu.. Bunun yanında, halkın kara lastik giymesine asla müsaade etmeyerek engel olacağım.. Bolu'da sadece bazı hastalıkları olanlar lastik ayakkabı giyebilecekler..' Şaka maka değil bunlar.. Orijinalini koydum zaten, bakarsınız..
    ***
           Çimento evlerinde oturan arkadaşıma giderken rastlamıştım İsmail Hakkı hocaya en son.. Dalgın dalgın yürürken sağ taraftaki mezarlığı görmüş o tarafa yöneldiğimde. İsmail Hakkı Buğdaylı ve yanında Ali Haydar Kutlu'nun mezarıyla karşılaşmıştım.. Hayat işte.. Rahmetler olsun..
    ***
          Oldum olası mezarlıkları severim ben.. Hava güzelse, kötü mötü bir de bisiklet ayarlarsam kesin oralarda olurum.. Çoğunlukla da çığırtkanlarda.. Biz ailecek orayı seviyoruz.. Vakti saati geldi mi tası tarağı toplayıp oraya gidiyor, oradan akıyoruz alemlere.! Bütün konu komşu falan da orada ya, biraz da ondan.. Kendimize yakın gibi geliyor orası.. Başka bir yere gidersek sanki 'deprem misafiri' oluruz gibi geliyor.. Hani zor geçen bir günün sonunda eve dönersin de 'Ohh be! insanın kendi evi gibisi yok!' dersin.. İşte öyle bir duygu.. Hahahahahah.. Ases bile orada hatta Kadife Kemal Abi bile.. Rahmet olsun hepsine..
    Hoşça kalın.. 
                                                      

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak