Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

"İhsaniye Mozaiği"...

M. Nevzat Özdemir

    18 Temmuz 2011
         Günümüz Bolu kent merkezinin mühim bir kısmı Bitinya ve Roma dönemleri antik kalıntılılarının üzerinde bulunuyor. Bu yüzden de birçok yer SİT kapsamında... Yapılan temel ve sondaj kazılarında sıkça buluntuların ortaya çıkması da bu sebepten dolayı... Bunun son örneğini de İhsaniye mahallemizde bir inşaatın sondaj kazısında çıkan mozaik taban döşemesinde görüyoruz. "İhsaniye mozaiği" bugüne kadar Bolu'da ortaya çıkarılmış en büyük mozaik özelliğini taşıyor.
         Mozaik sanatı kökeni çok eskiye, M.Ö. 3000 yıllarına, Sümerlere kadar varan bir sanat... Bu sanat dalı en eski ve dayanıklı sanatsal anlatım olarak kabul ediliyor... Mozaiklerin yapılışlarının üzerinden çok uzun zaman geçmesine rağmen günümüze kadar ulaşabilir olmaları bunu bize gösteriyor...
         Antik Yunan ve Roma, mozaik sanatının en zirveye ulaştığı dönemler... Ülkemizde Antakya Müzesi ve yeni yapılan Gaziantep Zeugma Müzesi antik dönemlere ait o eşsiz mozaikleriyle Dünya'da da tanınan müzelerimiz... Yine eşsiz duvar mozaiklerinin bulunduğu Ayasofya Camii'ni de unutmayalım...
         Mozaik, renkli küçük taş parçalarını veya başka uygun materyalleri bir yüzey üzerinde yan yana getirerek resim meydana getirme tekniği... Roma döneminde bazı binaların taban ve duvarlarında, avlularında, kentlerin meydan ve kaldırımlarında mozaikler bulunuyordu. 
         Gelelim ortaya çıkan mozaiğe...
         İhsaniye mozaiğini yerinde görüp inceledikten sonra konuyu yetkilisinden detaylı öğrenmek için müze müdürümüz arkeolog Mustafa Y. Güneş Bey'i ziyaret ettim. Sağ olsunlar, yakından ilgilendiler ve bizi mozaikle ilgili bilgilendirdiler. Verilen bilgiden eserin, M.S. 4.ya da 5. yüzyıla, Geç Roma Dönemine ait olduğunu, sarı, siyah, yeşil, turuncu ve beyaz renkli doğal taşlardan yapıldığını, doğu ve batı kenarlarında "Meander Motifi", orta bölümde ise bitkisel ve geometrik süslemelere sahip olduğunu öğrendik. Eser kuzey ve güney ekseninde 2 ara yol altında devam ediyormuş. Bu yolların da kazılma durumunun ve mozaiğin akıbeti Ankara'da ki kurulun vereceği kararla şekillenecekmiş.
         Mozaik konu olunca ben merhum Zuhuri Danışman'ın bir kitabında rastladığım Bolu/Bünüş Köyü mozaiğini de Mustafa Bey'e söyledim... (Bknz. Siyah-Beyaz FOTO) 1930'lu yıllarda bulunan ve üzeri tekrar kapatılan mozaik bu mozaik... Eğer eser "hâlâ orada ise" mutlaka çıkarılmalı, diye düşünüyorum...
         Yaptığımız kısa sohbette müze konusu da gündeme geldi. Malûm, müzemiz Mustafa Bey ve ekibinin gayretli çalışmaları sonucu 2009'da Kültür Bakanlığı'nca ülkemizde yılın en başarılı müzesi seçilmişti. Bu önemli bir başarı tabii... Lâkin Mustafa Bey Bolu'nun artık "müstakil" bir müze binasına ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Zira hem iç hem de dış mekân darlığından eserlerin çoğu sergilenemiyormuş. Ben de aynı fikirdeyim ve vaktiyle bu konuda bir yazı da yazmıştım.
         Bugün Bolu'da toprak altında başka neler var bilmiyoruz. Birçok ören yerine bilimsel olarak daha hiç dokunulmadı. İleride arkeolojik ve kurtarma kazılarıyla yöremizde çok sayıda tarihi eser ortaya çıkacağını tahmin edebiliriz. Buralardan çıkan eserler nerede korunacaklar ve sergilenecekler?
         Sözün özüne gelirsek...
         Yöremizin geçmişini daha iyi öğrenmek için, mevcut ve yeni çıkan eserlerin daha güzel teşhiri için ve kentimizin "kültür turizminde" ilerlemesi için...
          Bolu'da arkeolojik kazılar ve özgün mimarisi olan büyük, müstakil "yeni Bolu müzesi" konusunun yetkililerce önemsenmesini istiyoruz...
       *    *     *

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak