Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bir mahalli yazarın mutluluğu...

M. Nevzat Özdemir

    5 Ocak 2010

      Öyle edebiyat paralayan, alengirli sözler yuvarlayan, kalem erbâbı biri değiliz...

    Zaten tahsil hayatımızda kompozisyondan10 üzerinden 5´i hiç geçemeyen biri idik...

    Peki kardeşim, senin ne işin var o zaman, yazmakla-çizmekle! Otur oturduğun yerde! derseniz...

    "Dertliyiz de ondan!" yazıyoruz...

    Şu güzel Bolumuzun, memleketimizin dertleriyle dertleniyoruz da ondan...

    Az-buçuk gezmişliğimiz, görmüşlüğümüz, okumuşluğumuz var...

    Gözlemlerimiz, tespitlerimiz, fikirlerimiz var...

    Bunlarla birlikte mezara gitmek istemiyoruz da ondan yazıyoruz...

    O yüzden de yaklaşık 20 yıldır...

    Aklımıza düşenleri, elimizden geldiğince, dile getirebildiğimiz kadar...

    Cahil cesaretiyle de olsa, amatörce de olsa karalayıp duruyoruz...

    Yazılarımızda daha çok yerel konulara değiniyoruz ki bu da kolay değildir.

    Genel konularda yazmak daha rahattır. Zira, Türkiye´nin gündeminde malzeme boldur. Ya buradan bir konu bulursunuz. Ya da bazı arkadaşlar gibi hergün çala kalem nutuk çeker, bol bol slogan savurursunuz veya Google´den iki güzel söz, bir şiir abartıp kes/yapıştır yaparak köşenizi doldurursunuz!..

    Yerelde ise hergün konu çıkmaz. Araştıracaksınız, inceleyeceksiniz... Bu da zor iştir...

    Şu da bir gerçek ki mahalli basını takip edenler "kendi çevresinde olan biteni" okumak ister.

    Genel konularda zaten gazetelerde, TV´lerde, internet ortamında binlerce yorum, haber vardır... İsterse onlara bakar. Bu bakımdan yerel basında yazanlara önemli görevler düşmektedir...

    Bizim gibi daha çok yerel konuları işleyen mahalli yazarların en büyük mutluluğu getirdiği bir önerinin hayata geçmesi, bunu dünya gözüyle görebilmesidir.

    Bu "geri dönüşler" yazdıklarınızın dikkate alındığının en büyük göstergesidir...

    Öneri deyince de, bu konuda hiç mütevazı olmayacağım... Kusura bakılmasın!..

    Bolu basınında yazılarında en fazla "yeni fikir üreten, öneriler getiren" biriyim.

    Bu konuda kesin iddialıyım...

    Bugüne kadar yazdığım yazılarda Deprem anıtından, Bolu Holding´e, Karaçayır Spor Park´dan,

    Bolu Araştırmaları Merkezine (BAM), Kent Müzesi´nden, ÜNİKENT´e, Bilim Müzesinden, Çocuk Trafik Eğitim Parklarına, Karacasu / Turizm Yolu´ndan, Bilişim Kenti Bolu´ya kadar çok sayıda yeni öneride bulundum.

    Allah´a şükür bunlardan bir kaçı hayata geçti.

    Şunu unutmayalım ki...

    Bugün Dünya´da en kıymetli şey "bilgidir"...

    Zira, "yeni ve farklı fikirler üretebilmek" önemli ve zor bir zihni melekedir...

    Bunu herkes yapamaz...

    Bu yüzden gelişmiş ülkelerde "yaratıcı zekâlar" en itibarlı şekilde değerlendirilmektedir.

    Bizde ise tam tersi olmakta, âdeta "sıradanlık" taçlandırılmaktadır.

    Bir mahalli yazarın en büyük mutluluğu "önerilerinin hayata geçmesi" demiştim...

    Geçenlerde okuduğum bir haber bu yönde beni yine sevindirdi.

    Mengen Aşçılık Okulu´nda Türkiye´nin en büyük yemek kitapları kütüphanesi kuruluyor haberi idi bu haber...

    7.08.2006 tarihinde "Mengen Ne Yapmalı?"(Arşivime Bknz.) başlıklı yazımda dile getirdiğim 4 öneriden biri idi "Yemek Kitapları Kütüphanesi"....

    Şimdilerde bu önerimle ilgili çalışmalara başlanmış Mengen´de...Ne güzel!..

    Bir mahalli yazar için bundan daha güzel ne olabilir ki?

    Umarım yalnız Türkiye´nin değil, "Dünya´nın da en büyük yemek kitapları kütüphanesi" Mengen İlçemizde oluşturulur...

    Biz de bu heyecanla daha nice yeni fikirler peşinde koşmaya devam ederiz, değerli dostlarım...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye