Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Akpınar?da Bir Alperen... ?ASLÂHADDİN Hz.?

M. Nevzat Özdemir

    9 Ekim 2006

    Tarihçilere göre Bolu'nun Türklerin eline geçmesi Orhan Gazi zamanında gerçekleşmiştir. Böylece o vakit Bizans?a bağlı Rum derebeyleri tarafından yönetilen Bolu ve çevresi, Osmanlılar eliyle tamamen Türkleşmiştir. (1324)

    Bolu, Türkler tarafından daha eski tarihlerde de bir çok kez fethedilmek istenmiştir. Bunlardan en bilineni, Anadolu Selçukluları Sultanı 2. Kılıçaslan?ın orduları tarafından 1179 yılında yapılan kuşatmadır. Kladyopolis (Bolu) halkı Türklerin bu kuşatmasında zor durumda kalınca İmparator Manuel 1. Komnenos?tan yardım istenmiş, imparator da ordusu ile hızlı bir şekilde yetişerek kuşatmayı bozmuştur.

    Türklerden önce de Arap-İslam orduları (Emeviler, Abbasiler vd. ) tarafından Bizans?ın elindeki Anadolu?ya, 7.yüzyıldan 9.yüzyıla kadar birçok sefer düzenlenmiştir. Abbasi ordusunda asker olarak çok sayıda Türk bulunduğunu biliyoruz. Bu Türk gruplar görünüşte halifeye bağlı olmakta birlikte ?kendi kararlarıyla?da sefere çıkabilir ve çeşitli şehirlere akınlar düzenlerlerdi. Bolu ve çevresi de Selçuklulardan önce muhtemelen bunların akınlarına da uğramıştır.

    Akpınar Mahallesi?ndeki ?Aslahaddin Camii?nin alt katında türbesi bulunan ve ?Aslâhaddin Hazretleri?ismiyle tanınan zatın da bu tür seferlerden birinde şehit olduğunu zannediyoruz ve biz bu yazımızda bunu doğrulayan bir bilgiyi sizinle paylaşacağız...

    Uzun yıllar bu caminin biraz altında bulunan Çarıkçıoğlu Sokak?taki evimizde oturduk.O zamanlar Aslâhaddin Camii?nin yerinde, 16.yüzyılda yapıldığı söylenen eski ahşap bir cami vardı. Osmanlılar zamanında bir nakşi tekkesi olarak da kullanılan bu ahşap cami yıkılarak (1968) yerine hayırsever, rahmetli ?Hacı Ahmet Çatladıoğlu?nun büyük gayretleriyle mevcut cami inşa edildi.( 70?li yılların başında)

    Biz vaktiyle eski camiye gittiğimizde türbeyi de ziyaret ederdik. Türbenin bulunduğu bölümde duvarda asılı duran deriden yapılmış, üzeri eski yazı ile dolu bir deri rulonun varlığını hatırlıyorum. Bu levha mevcut cami yapıldıktan sonra ortalıkta görünmez oldu. Dolayısıyla belki de Aslahaddin ile ilgili önemli bir belge kaybolup gitti. ( Bu konudan ilk defa eski Bolu milletvekili ve tarihçi Zuhuri Danışman -ÇAMLAR VE GÖLLER ÜLKESİ BOLU- 1935 adlı eserinde bahsetmektedir. Yazar (muhtemelen) bu belgeyi görmüştür ve okuyabildiği birkaç satırı eksik olarak kitabına almıştır.)

    Yıllar sonra Bolu araştırmalarına meraklı Salih Zeki Kutucuoğlu Bey?in arşivinde de eski yazı bir başka belge bulunmuş ve bunda da Aslâhaddin?den bahsedilmektedir.

    Belgede onunla ilgili olarak şunlar söylenmektedir.(*)

    Aslâhaddin Hz?nin esas ismi MUHAMMED İBN-İ EBUBEKİR dir.

    İslâma hizmetlerinden dolayı ona Aslâhaddin ismi verilmiştir. Bu ismi ona İznik?te mezarı bulunan ve akrabası olan Horasan Şeyhülislâmlarından Hacı Hamza vermiştir. Aslâhaddin?in manevi silsilesi velilerden Bayezid-i Bistami hazretlerine kadar gitmektedir. Aslâhaddin, Horasan ve civarından getirdiği 18 bin asker ile Levke ve İnegöl civarında fetihlerde bulunduktan sonra Bolu'ya gelmiştir. O zaman Bolu'da Zokkum adlı bir kral vardır. Aslâhaddin Hz. şehrin alınması için yapılan savaşta, ikinci kale yakınında ( M. 933 yılında ) şehit olmuştur.

    ( Zuhuri Danışman kitabında, 1930?lu yıllarda Bolu'da halk arasında ZOKUM Kalesi isminin hâlâ kullanıldığını da söylüyor.)

    Adı geçen kale ?Hisar Kalesi?dir ve günümüzde bu kaleden kalan hiçbir iz yoktur. Evliya Çelebi ve bazı Avrupalı gezginler Bolu'ya geldiklerinde Hisar Tepesi?nde bir kaleden bahsetmektedirler. Birçok seyyaha göre bu kale 17.yüzyıla bile erişememiş, sadece izleri kalmıştır. Bütün bunlardan eski tarihlerde Hisar Tepe?sini çevreleyen bir kale bulunduğunu anlıyoruz. Tepeye zaten ?Hisar?adının verilmesi de bu sebepledir.

    Akpınar Mahallesi?nin en eski ismi ?Aslâhaddin Mahallesi? idi.

    15. yüzyılda Bolu'nun 11 mahallesi vardır. Bunlar; Aslâhaddin, Akmescit, Karaçayır, Turşucuoğlu, Gölyüzü, Cami, Hocabey, Hatıp, Hacı İlyasoğlu, Debbağlar ve Uğurlu Naib ( Karamanlı) mahalleleridir. 17.18. ve 19.yüzyıl kayıtlarında hem Akpınar hem de Aslâhaddin Mahallesi ayrı ayrı görülmektedir. Meselâ 1921 Bolu İl yıllığında her iki mahalle ayrı ayrı görülmekte, Akpınar 223, Aslâhaddin Mahallesi ise 62 hanedir.


    1920?li yıllarda Akpınar Mahallesi?nden bir görünüm.

    1920?li yıllarda Akpınar Mahallesi?nden bir görünüm. )

    Aslâhaddin Mahallesi zamanla büyüyünce iki bölüme ayrılmış, Hisar Tepe?sinin güney yamaçlarındaki yerleşimin adı Aslâhaddin olarak kalmış, daha güney ve Karga Tepesi?nin çevresindeki kısım da Akpınar adını almıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren de mahallenin tümünün adı Akpınar olmuştur.

    Mahallemiz vaktiyle küçük bahçeleri ve geleneksel ahşap evleri ile geçmişin izlerini taşıyan bir mahalle idi. Kendine has bir kültürel havası vardı. Akpınar renkli insan tipleri ile de meşhurdu. Ben mahallenin bu devirlerini az çok yaşadım.

    Günümüzde maalesef kentleşmenin de etkisi ile bu doku hızla kaybedilmekte ve biraz ilgi beklenmektedir.

    Akpınar Mahallesi tarihi geçmişi ve kültürü ile bu ilgiyi fazlasıyla hak etmektedir...

    (*) Bolu ÜÇTEPE Sayı: 19 / Yıl: 1992

     

    AHİ BABAZADE
    (Seyyid Muhammed Lütfullah)

    Akpınar Cami şerifi bitişiğinde bulanan mezar merhum Ahibabazade Seyyid Muhammed Lütfullah?a aittir. Mezar kitabesinin metni Said adlı bir şahıs tarafından yazılmıştır. Hicri 1251 tarihi ( M: 1835 ) düşülmüştür. Kitabe metni şöyledir. ( Okuyan Hamdi Birgören )

    HÜVEL HAYYULBAKİ MELEKÜL MEVT
    GELİP AH TUTUNCA KULUMU
    DEDİM EY RUH NE SEMTE
    BANA GÖSTER BOLU'MU..

    DEDİ SAD SAL ÖMÜR SÜR
    TUTALIM AHİRİ HAYF
    GİDELİM DARI CİNANA
    GÖRESİN BÜLBÜLÜMÜ 

    İŞTİYAKI DİLİM ARTTIKÇA
    DERUNUM İNLER
    GÖZÜM AĞLAR NİDEYİM
    GÖRMEDİ SAĞ VE SOLUMU 

    SUZİŞ-İ HASRETLE
    CAN YANARAK TEN TÜTEREK
    HELE SOLDURDU BEDENDEN
    GÜLÜMÜ SÜMBÜLÜMÜ 

    SÖYLE TARİHİ FİRAKIM
    Kİ SAİDA GÖRDÜM GENÇ İKEN
    1251 İÇRE ÖLÜMÜ....

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak