Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Camilerde Sinan Ruhu

M. Nevzat Özdemir

    14 Ağustos 2006

    Camilerle ilgili bir yazı yazmak için bilgisayarın başına geçmiştim ki televizyonda da tesadüf bu ya bir köy camisi ile ilgili haber geçmeye başladı. Haberde köylüler, minaresi olmayan camilerine ?benzin varillerinden? ?garip ötesi? bir minare yapmışlar ve işin daha da kötüsü yaptıkları bu minare ile öğünüyorlardı. Hatta bir köylü ?minaremiz çok güzel! oldu.. Ramazanda da mahya kuracağız ? falan deyince artık ben koptum...

    Ve kendi kendime sormaya başladım...

    Bu ?varilden minare? güzel ise, Edirne Selimiye?nin minareleri ne idi?

    Mimar Sinan?ın kemiklerini bu kadar sızlatmaya hakkımız var mıydı?

    Bu ?ahenksizliği, zevksizliği, seviyesizliği? bir de ?ne güzel buluş? diyerek haber yapanlara ne demeliydi?

    Bu millet nasıl bu hale gelmişti?

    Siz söyleyin dostlar...

    *   *   *

    İşte Diyanet İşleri Başkanlığı ?çok geç de olsa? gerçekten de önemli olan bu meseleye nihayet el atmaya karar verdi. Artık Türkiye?de gelişigüzel, estetikten yoksun camiler yapılmasının önüne geçilecekmiş. Yapılacak çalışmalarla Mimar Sinan?ın estetik ruhu ile 21. yüzyılın anlayışı birleştirilecek, böylece yeni cami modelleri ortaya çıkarılacakmış.

    Gerçekten son yıllarda yapılan camilerimizdeki ?bozuk oranları ve kusurları? görmek için mimar olmaya hiç gerek yoktur. Maalesef bu camilerin çoğu tamamen Osmanlı üslubunun kötü bir kopyası olarak karşımıza çıkmaktadır. Bolu'da da zaman içinde bu tip bir çok cami yapıldı. Bunlardan hangisinin rahatça ?zarif, sade ve ince bir zevkle? yapıldığını söyleyebiliriz..

    Küçük yerlerde ise durum daha da kötüdür. Birçok cami gerçekten projesizdir ve o beldenin, mahallenin, köyün ?ileri gelenler?inin ?kafalarına? göre yapılmışlardır.

    Ya minareler çok uzun yapılmıştır, ( Bu minare yarıştırmanın tehlikesini de ancak son depremde anlayabildik!)

    Ya da 30 haneli köye beş bin kişilik cami yapılmıştır...

    Bu tamamen gösteriş değil de nedir!

    *   *   *

    Bana göre vaktiyle Bolu'nun en kendine has,?farklı ve ilginç?mimari üsluplu camisi ?Camlı Camii? idi. Bolu'dan transit geçen yolcular bu camiyi merak edip mola verirler ve içinde namaz kılarlardı. Şimdi kimse yolda durup bu camiye gelmiyor. Çünkü eski özelliği kalmadı...

    Camlı Camii artık Camlı değil....

    Eski fotoğrafını da zar zor bulabildim... Bakınız bu ?ileri gelenler? camiyi ne hale getirmişler! Şimdi gidip caminin son halini bu fotoğrafla bir karşılaştırıp görünüz.

    Siz de hak vereceksiniz!

    *   *   *

    Bizim tarihimizde şehir imarlarımızda camiler, sosyal birer merkez olarak telâkki edilmiştir.. Bir şehirde önce cami yapılır, sonra etrafında bedesten, imarethane, medrese, hamam vs. inşa edilirdi. Bolu'da eski camilerimizden Yıldırım Bayezıd ve İmaret Camileri de bu anlayışa birer örnektir.

    Bu külliye anlayışı tabiki günümüzde artık yok.

    Şimdi büyük paralar toplayıp bir cami yapıyoruz, bünyesinde başka hiçbir mekanı bulunmuyor. Geçenlerde şehrimizde bir camide ( Kanal boyu Camii ) kütüphane oluşturulduğu haberi ilgimi çekti. Çok da hoşuma gitti. En kısa zamanda da görmeye gideceğim. Yine bir gazete haberinde Edirne?de bir camide, boş bir mekânın ?kültür odası? olarak düzenlendiğini okumuştum. Bu mekânda gençlerin de kullanımına açık bir kütüphane ve bilgisayarlar bulunuyormuş. Öğrenciler yazları da ?modern usullerle? dini konuları öğreniyorlarmış.

    Ne güzel...

    Osmanlının külliye anlayışı günümüz gerçeklerine uymayabilir ama yeni yapacağımız ibadethanelerde ?modern bir külliye? anlayışı niçin geliştirmeyelim?

    Eğer imar imkanı da varsa hanımlar için, yaşlılar için, gençler için mekanlar niçin düşünmeyelim?

    *   *   *

    Bir kitapta okumuştum...

    Birinci Dünya savaşında Bağdat?a giren İngiliz general kaleden şehri seyrederken, birden bütün camilerde vakit ezanı okunmaya başlamış. İlk defa ezanı duyan general heyecanla yanındaki yaverine? bu nedir? diye sormuş. O da ? bu sesler müslümanları camiye çağırır? demiş. General; ? peki onlar ne orada ne yaparlar?? demiş. Yaver de ? ibadet ederler.? General ?ya sonra? demiş... Yaver de ?evlerine dağılırlar? demiş. General rahatlamış bir eda ile ?tamam, tamam.. O zaman bırakın ibadet etsinler? demiş...

    *   *   *

    Dileriz Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu Hocamızın camilerle ilgili bu yeni projesi

    kısa zamanda gerçekleşir de Mimar Sinan?ın estetik ruhu 21. yüzyıl anlayışı ile birleşir

    Yoksa ?Allah bu ?ileri gelenlere? biraz zarafet ve estetik duygusu versin!? diye dua etmekten başka çaremiz de bulunmuyor...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak