Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

"Önce Bolu..."

M. Nevzat Özdemir

    4 Nisan 2009

       Seçimleri geride bıraktık. Seçilenler mazbatalarını alarak göreve başladılar. Bu büyük sorumluluk da yükledi kendilerine... Ben buradan yeniden görev alan herkese "hayırlı olsun" diyorum.

    Geçtiğimiz seçim döneminde karşılıklı birçok sözler söylenmiş, ithamlarda bulunulmuştu.Bunlar artık geride kalmalı, "Bolu'nun menfaatleri" çerçevesinde herkes biraraya gelmeli.. Zaten bunun ilk belirtilerini de görmeye başladık. Başkan Yılmaz'ı ziyaret eden CHP Meclis grubunun görüşlerini Sayın Hüseyin Serin güzel bir şekilde dile getirdi. Yapıcı, uzlaşmacı bir konuşma idi. Halk da zaten bu tür üslûbu daha çok benimsiyor.. Bunu hiç unutmayalım..Tabii ki muhalefet her konuda aynı düşünmeyecek ama "yapıcı, ve alternatif fikirlerle" ortaya çıkarsa bundan kazanan hem Bolumuz hem de kendisi olacaktır. "Yaptırmam! Ettirmem!" anlayışının faydasının olmadığı da zaten bu seçimde görülmüştür.

    Standartı yüksek bir belediyecilik anlayışı bulunduğu kent için gerçekten çok önemlidir. Yani, "vizyon sahibi" bir yönetim "kentin kaderini" inanılmaz şekilde etkiliyebilmektedir. Bunun tersi olursa o kent "berbat" bir yer olmaktadır. Sonra, bu işin partisi falan da yoktur!. Meselâ Eskişehir'de, DSP örneğinde olduğu gibi... DSP Türkiye genelinde "kayıp" ama başkan Prof. Büyükerşen %50'nin üzerinde oy alabiliyor. Keza Urfa örneği de çok ilginçtir...

    Demek ki vatandaş yerel seçimde daha çok "şahsa ve hizmete" oy veriyor...

     

    Bolu'ya gelince..

    Son 35-40 yıldaki belediyeciliği yaşamış ve gözlemlemiş bir kardeşiniz olarak şehrin bugünki durumundan pek memnun "olmadığımı" söylemem lâzım.

    Bana göre Bolu bugün adeta Hükümet Meydanı ile Belediye Meydanı arasında "volta atılan" bir şehir durumundadır. Başka bir yeri de yoktur. Kent içinde yeni yeni "cazibe alanları" oluşturulamamıştır. Alt yapısı ise ( yolları- kaldırımları-trafik organizasyonu) kalitesiz ve standartlardan uzaktır. Bolu rekreasyon alanları olmayan, tarihi dokusu, ruhu tahrip edilmiş, yayalara hürmetsiz, "doğru düzgün" meydansız, parksız, yeşili az bir kenttir de... Bu bir gerçektir!

    Burada da suçu hemen mevcut idareye yıkacak halimiz yoktur! Bolu geçmişten günümüze "şehircilik hataları ve ihmalleri" ile de gelmiş bir kenttir. Zaten uzun yıllardır da yazılarımda bunları belirtiyor, "yapılması gerekenleri" söyleyip duruyorum.

    Bolu için söylenen; "Kasaba görünümlü kent ya da kent görünümlü kasaba" konusuna da bu yazımda girmeyeceğim. Sadece, bu kadar güzel bir coğrafyada, bu kadar uygun bir topoğrafyada; "Niçin çok daha güzel bir kent ortaya çıkaramadık?" diye "herkesin düşünmesi" gerektiğine inanıyorum.  

    Özellikle de şehre "yön verenlerin, ileri gelenlerin"!..

    Netice olarak;

    Bugün Bolu halen modern şehircilik projelerine "aç" bir kent durumundadır... Kentsel dönüşüm" ihtiyacı olan birçok yeri vardır. Bolu'nun kent merkezi bile "dökülmektedir"!  Meselâ, İzzet Baysal'a 50 metre(!) mesafedeki Sultan Hamam Çevresindeki şu "keşmekeşe" bir baksanıza!!!!

    ( Buranın nasıl olması gerektiğini geçmişte yazdım. Herhalde sakalım yok ki dinlemiyorlar!!)

     

    Sözün Özü...

    Artık seçimler bitmiştir. Olan olmuş, kazanan kazanmıştır.

    Bu dönemde Bolu'da siyaset biraz 2. plana itilip tartışmalar "proje endeksli" yapılmalıdır...

    Zira şehrimizin buna "gerçekten" ihtiyacı vardır.

    Onun için ben...

    İktidarı ile muhalefeti ile bu dönemde sloganımız; Önce parti değil,"önce Bolu" olsun, diyorum...

    *     *      *

     

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak