Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Şehir merkezi artık?

M. Nevzat Özdemir

    30 Nisan 2007

    Bolu'da otoparkları işletme hakkını elinde bulunduran şirket ?Roma İmparatorluğu?nun sınırlarını genişletmesi gibi günden güne ?ücretli otopark? alanlarını büyütüyor. Birkaç hafta önce Kültür Merkezi çevresine gelmişlerdi. Biz de o çevreye yakın oturuyoruz. İsmet Paşa?da? Geçen hafta bir sabah camdan baktığımda bizim apartmanın önüne de park yeri çizgileri çizildiğini gördüm. Sonra da otomobillerimizi kaldırttılar. Böylece ?evinin önüne? arabasını çekemeyip, park yeri bulmak için ?dört dolanan? Boluluların safına biz de dâhil olduk.

    Şimdi ben burada mevcut uygulamanın yasal durumunu, ortaya çıkan tartışmalı ortamı ve yaşanan şikâyetleri yazacak değilim. Bunları zaten mahalli basında birçok arkadaşımız defalarca yazdılar.

    Ben konuya bir başka açıdan bakacağım?

    Bilindiği gibi otopark sorunu sadece Bolu'ya ait bir sorun da değildir. Dünyada birçok şehrin problemidir. Sonuç olarak ?otopark sorunu? bir kentleşme sorunudur. Artan nüfus, refah düzeyine bağlı olarak otomobil sayının çoğalması bu sorunu büyütmektedir. Buna karşılık kent merkezlerinde otopark alanları çoğalmamaktadır. Bolu'da da bu yönde bir çalışma halen yapılmamaktadır. Ben emektar Opel?imi 1990?dan beri kullanıyorum. 9O?ların başında evimizin önünde sadece bir-iki otomobil bulunurdu. Park sorunumuz falan da yoktu. Bugün ise otomobil sayısı o kadar çoğaldı ki bırakın evin önünü, mahallede bile park yeri zor buluyorum. Demek ki bu problem yarınlarda ?daha da? büyüyecektir.

    Kent merkezindeki bu gelişmenin ve kent hayatının getirdiği diğer zorlukların bazı sonuçları da olacaktır. Bunlar nedir?

    1- Şehir merkezi barınma ihtiyacını gidermek için artık eskisi kadar cazip olmaktan çıkacaktır. Gelişmiş ülke şehirlerinde bu yıllar evvel yaşanmıştır. Bizdeki İzzet Baysal Caddesi, İsmet Paşa gibi mevkiler de zamanla tamamen yalnız ?iş ve ticaret merkezi? haline dönecektir. Bolu'da konut alanları kent dışına, çevreye doğru yayılmaya başlayacaktır. Böylece ?banliyö? sistemine benzer yeni ?kent dışı toplu yaşama alanları? ortaya çıkacaktır. TOKİ yerleşimi buna bir örnektir. Buna benzer yerler çoğalacaktır. Bunun için kent dışında iyi bir altyapı ve toplu taşıma sistemi ile desteklenmiş yeni ?kentsel donatı alanları? oluşturmak gerekiyor. Burada da görev yerel yönetime düşüyor.

    2- Şehrimizde yeni ?cazibe merkezleri? de ortaya çıkarılmalıdır. Bugün Bolu'da ticaret belli alanlara sıkışıp kalmıştır. Bu yerlerde yeni iş merkezleri, alışveriş merkezleri vs. yapımı trafiği iyice yoğunlaştırmaktadır. Şehri dışarıya, çevreye doğru açmak gerekiyor. Bana göre Pazar Yeri?ne düşünülen proje ile büyük bir kitleyi buraya oturtmak ta bölgede yoğunluğu daha da artıracaktır.

    4-Bolu'nun çevreye doğru sağlıklı bir şekilde genişlemesi için ?yakın köylerin? mutlaka mahalle statüsüne alınması gereklidir.

    Sözün Özü?

    Sanayileşme arttıkça kentleşme süreci de hızlanacak, kırsal kesimin nüfusu azalacaktır. Türkiye bu süreci yaşamaktadır. Bolu'da kent plânlamacılarının sürece uygun hareket etmesi gereklidir.

    * * *

    Bolu Kent Konseyi

    Geçtiğimiz Pazar günü sabahı Belediye eski nikâh salonunda yapılan ?Bolu Kent Konseyi? toplantısını izleme imkânı buldum. Toplantıya Bolu'daki çeşitli kurum, kuruluş ve sendika temsilcilerinden katılımcılar çağrılmıştı. 5283 sayılı kanunun 76. maddesi uyarınca kentlerde bir kent konseyi oluşumu gerekiyormuş. Kent konseyleri bir kent vizyonu oluşturmak, hemşehrilik bilincini geliştirmek, saydamlık, şeffaflık ve yerinden yönetimi daha iyi gerçekleştirmek için gerekli bir model? Emredici değil yönlendirici bir gücü var. Bir kent konseyi oluşumu konusu Bolu Belediyesi?nin 2007 -2011 stratejik vizyonunda da öngörülmüştü.

    Yapılan ilk toplantıdaki gündemin en önemli maddesi yakın köylerin Bolu'ya bağlı mahalle statüsüne geçmesi idi. Bu konuda çeşitli görüşler dile getirildi. Konuyu şahsen ben de Bolu'nun geleceği açısından çok önemli görüyorum. Zaten zaman zaman da dile getiriyorum. Toplantıya gitmeden önce yazdığım yukarıdaki yazımın da bu konu ile biraz ilgili olması güzel bir rastlantı oldu.

    İlk kent konseyinde konuşulan diğer bir konu da Bolu'da 15 -16 Haziran 2007 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan ?Bolu 1. Beyaz Et Festivali? idi. Burada da amaç Türkiye?nin beyaz et üretiminin üçte birini karşılayan ilimizin ?marka? değerini ortaya çıkarmak, bu yönümüzü hem Bolululara hem de Türkiye?ye daha iyi tanıtmak olacakmış? Ben bunu da çok önemli görüyorum.

    Konseyin ilk toplantısında katılımla ilgili bazı eleştiriler de gündeme geldi. Başkan bütün eleştirileri dikkate alacaklarını söyledi.

    Netice olarak ilk toplantıda bile ?farklı ve güzel? fikirlerin ortaya çıktığı Kent Konseyi?nin Bolu için faydalı bir ?fikir platformu? olacağını söyleyebilirim.

    Konseye çalışmalarında başarılar diliyorum?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak