Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

?Turizmname?

M. Nevzat Özdemir

    24 Nisan 2006

    Bolu'da 25 -30 sene evvel havalar ısınmaya başlayınca, özellikle de turizm haftalarında bir konu şehrin gündemine düşerdi.

    ?Turizmle mi, yoksa sanayi ile mi kalkınalım?

    O zaman sanayimiz falan pek yoktu.

    Sorunları zaten hep ?siyah - beyaz? olarak gördüğümüzden dolayı hemen ikiye bölünür, bir türlü ?gri?yi bulamaz tartışır dururduk.

    Bu tartışmalarla yıllar geçip gitti....

    * * *

    Gençlik zamanımızdı ve Türkiye?de Bolu deyince iki şey akla gelirdi.

    Biri ?BOLUSPOR? ... Diğeri ?Abant? ..

    BOLUSPOR?un ?fırtına? gibi estiği yıllardı ve bütün ?dertlerimizi? onunla unuturduk...

    Abant Bolu'ya aitti ama oraya gitmek pek de kolay değildi. Çünkü ?vesait? sayısı bir elin parmakları kadardı ve senede bir defa ?kamyonlara doluşup? ?Abant Bayramı?na gidebilenler şanslı idiler. Abant sadece Ankara ve İstanbul?un ?hali vakti yerinde? olanlarının bir keyif yeri idi.

    Biz turist - murist de görmezdik. Çünkü gelmezdi. Uzun saç modasının olduğu yıllardı. Eğer bir yabancı ?yolunu şaşırıp? da Bolu'ya gelirse, cümle alem Belediye Meydanı?na doluşur, garibi ?uzaydan gelmiş yaratık? gibi incelerdik Yaşlılar ise; Nerden çıktı bu ?hippi?? derlerdi.

    * * *

    O yıllarda ?dağlar ve yaylalar? sadece ?köylülere ve ormancılara? aitti.

    Dolayısıyla ?dağ ve yayla turizmi? gibi bir meselemiz de yoktu.

    Şehirliler zaten dağlara uzaktan bakarlardı. Çünkü gidemezlerdi.

    Zaman böyle geçip giderken, biz de her yıl düzenli olarak ?turizm nutukları? çekmeye devam ederdik...

    Böyle ?boş nutuklar? çekilirken ?bir müteşebbis? ortaya çıktı ve bir vakitler ?Köroğlu?nun at sürdüğü , yolu izi olmayan? dağın tepesine otel yapmaya başladı..

    Herkes bu adamı ?deli? zannediyordu...

    Burası ?KARTALKAYA? idi...

    * * *

    Artık ?ÖZALLI? yıllara gelmiştik ve Türkiye ?kabuk? değiştiriyordu. Vatandaş da ?uyanmaya? başlamıştı. Bolu'dan otoban da geçiyordu. Otoban paraları arabalara yatırıldı. Arabalar ?uzağı yakın? edince, ?mangalcılar? da bahçelerinden çıkıp dağlara ?yayılmaya? başladılar. Dağlar kıymete binmeye başladı...

    Köylüler de yayladaki ?çantı? evlerini beğenmez olmuşlardı. Bunları betonla değiştirip ?kafalarına göre? evler yapmaya başladılar. Bunu gören ?köy kökenli şehirliler?de, ?bizim canımız can değil mi? dediler ve birer tane de onlar ?kondurdular?!..

    Yetkililer de bunları ?uzaktan? seyrettiler...

    Böylece başımıza hiç yoktan bir ?problem? çıkardık ve bir 10 yılı da ?yayla evleri problemini nasıl çözeriz?? diye tartışarak geçirdik...

    Son 5-6 seneden beridir de ;

    Bolu, Ankara ve İstanbul?un arka bahçesidir!

    Abant Davos olacak!..

    Karacasu termal merkez olacak!.. lâfları ortalıkta dolaşıp duruyor...

    Biz bu laflarla rahat bir 10 yıl daha ?idare? ederiz.

    O günlere erersek bir ?turizmname? daha yazarız...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak