Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Vakıf Toplantısından Notlar...

M. Nevzat Özdemir

    2 Haziran 2009

    30 Mayıs Cuma günü solmaz-Ahmet Baysal Öğretmen Evi´nde yapılan İzzet Baysal Vakfı bilgilendirme toplantısına katıldım. İzzet Baysal Vakfı bu bilgilendirmeleri her yıl düzenli olarak yapıyor. Bu da vakıf çalışmalarını Bolululara duyurmak açısından yararlı oluyor.

    Yönetim Kurulu Bşk. Ahmet Baysal´ın yurtdışında olması nedeniyle bulunamadığı bu son toplantıya, mütevelli heyetinden Şerafettin Erbayram, Necdet Gören, Yaşar Eyüboğlu, Şevket Çatladı, Mustafa Yaman, Nejat Eratalar, Dr. Mesut Kalaycıoğlu ve Sabahattin Eratalar katılmışlardı.

    Bilgilendirme toplantısında Dr. Mesut Kalaycıoğlu tarafından yapılan takdim www.izzetbaysalvakfi.org.tr adresinde tam metin halinde yayımlandığı için not aldığım rakamları buraya yazmıyorum. İsteyenler bu web adresinden bilânço ve diğer konularla ile ilgili bilgileri inceleyebilirler. Ben burada toplantıdan edindiğim genel izlenimimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

    Yapılan takdime göre, İzzet Baysal´ın ölümünden bugüne geçen 9 yılda hayır faaliyetlerinin hızla devam ettiği görülüyor. Vakıf tarafından son 9 yılda tam 19 tesis meydana getirilmiş. Bu 19 eser rahmetlinin bıraktığı mal varlığına dokunulmadan gerçekleştirilmiş. İzzet Baysal Vakfı´nda Vakıflar Yasası gereği amaçlara yönelik tüm yatırım ve harcamalar yıllık gelirin 2/3 ile yapılıyor, ayrıca her sene gelirlerin 1/3 üne yakın kısmı mal varlığına eklendiği için vakfın mal varlığı artıyormuş. Yalnız son dönemde faiz gelirlerinin düşmesi, ekonomik kriz etkisiyle daha titiz davranılıyormuş. Meselâ;Vakfın önündeki en büyük iş olan Karacasu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi´nin ilk projesinin çok yüksek bir meblağa malolacağı anlaşılınca yine aynı  imkânlara sahip ama daha mütevazi bütçeli başka bir proje yaptırılmış.

    "İsrafı baş düşmanım ilân ettim!" diyen rahmetli İzzet Baysal´ın vasiyetine de uygun bir davranış bu...

    Vakıf sadece bina yapmıyor. Burslar veriyor, bilim ve sanata katkılarda bulunuyor. Burs deyince, 2008-2009 Eğitim-Öğretim yılında Vakıftan 180 öğrenci burs almış. Bunun yanında bazı hemşehrilerimiz de İzzet Baysal Vakfı "aracılığıyla" imkânı kısıtlı öğrencilere burs vermişler. 36 hemşehrimiz 87 öğrenciye 102 Bin TL´lık katkıda bulunmuş.. Ne güzel... Bilindiği gibi uzun yıllardan beri Mustafa Yaman Hocamız Vakıfta bu konularla gayet güzel bir şekilde ilgileniyor. Sağolsun...

    O gün mütevelli heyetinden, yazarımız Yaşar Eyüboğlu Bey de bu burs konusunda gazetecilere bir çağrıda bulundu. Bolu´da imkânı olanların İzzet Baysal Vakfı aracılığı ile rahatlıkla burs verebileceğini söyledi. Bunu duyurun, dedi. Biz de duyuralım. Ben de kendi şahsıma bunu görev bilip gelecek yıl bir öğrenciye vakıf aracılığıyla burs vereceğim inşallah...

    Bir de ilginç vasiyet gündeme geldi takdimde...

    Alaaddin Kartallıoğlu isimli bir hemşehrimiz "Eğer ben Hacca gitmeden ölürsem, Hac paramı İzzet Baysal Vakfı´na verin!" demiş..Yakınları da bu vasiyetini yerine getirmişler... Allah Rahmet Eylesin. Hayrı Kabul Olsun bu hemşehrimizin...

    Vakfın başka hayırlara da "vesile olması" ne güzel... Artı sevap...

    Toplantıda pek fazla soru sorulmadı..Yazımın sonunda "Vakfın daha çok duyurulması için ne yapmalıyız?" diye karşı bir sual soran mütevelli heyetinden Şerafettin Erbayram Bey´e daha önce yazdığım önerileri burada tekrarlıyorum.

    1-Bolu´da yaptılan Şükran Günleri Vakıflar Haftası ile çakışmaktadır. Bu güzel bir tesadüftür. Onun için, yetkili bakanın iştiraki ile "Vakıflar Haftası"nın etkinliklerinin de Bolu´dan başlatılması sağlanmalıdır.

    2- Vakıf deyince Türkiye´de hâtta Dünya´da İzzet Baysal Vakfı akla gelmelidir. Zira bu Vakıf bunu haketmektedir. Vakfı daha çok duyurmak için Türkiye çapında "İzzet Baysal adına" bir "vakıf ödülü" koyamaz mıyız? Meselâ, "Türkiye´de Yılın Vakfı" ya da "Vakıf İnsanı" diye... Her yıl başarılı bir vakıf ya da bir bağışçı insan plaketle vs. ödüllendirilir. Bu ödül ileride Dünya çapında bir hale de getirilebilir.

    Evet... İleride vakıfcılığın "Nobel ödülü" niçin Bolu´da verilmesin?

    Benim ki sadece bir öneri... Olur mu, olmaz mı bilemem...

    Sözün Özüne gelirsek...

    Vakıf işleri "büyük sorumluluk gerektiren, meşakkatli, gönül verilerek" yapılan işlerdir.

    Bu yönde emek sarfeden heyete kolaylıklar diliyoruz...

    *  *  *

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye