Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Son nehir kuruduğunda...

M. Nevzat Özdemir

    22 Ocak 2007

    Doğa bize küstü mü? Yoksa cezalandırıyor mu?.

    Ya da, ?bizi bu havalar mahvedecek!? mi desek...

    Hepsi de maalesef doğru gibi...

    Geçtiğimiz hafta adeta yaz gibi güneş vardı. Mevsimler iyice şaşırmaya başladı. Kışın ortasındayız. ama ?kışı kış gibi? yaşamayı unutmaya başladık. İstanbul?da erikler çiçek açmış.! Bilim adamları artık korkmamız gerektiğini söylüyorlar. Bütün bunlar ?küresel ısınmanın? sonucuymuş... Durum böyle giderse önümüzdeki yıllar daha da zor geçecekmiş. Çünkü susuzluktan kavrulacakmışız! Zaten uzmanlar da 2007 yılının son 150 yılın en kurak yılı olacağını söylüyorlar. Bundan dolayı şehirlerde susuzluk, orman yangınlarında artış ve tarımda kriz ortaya çıkabilir diyorlar ve ?su tasarrufunun? önemini vurguluyorlar.

    Tam bir ?felâket tablosu? gibi değil mi?

    Rakamlar bize başka önemli gerçekleri açıklıyor.Yurdumuzda 1960?lı yıllarda kişi başına düşen ?kullanılabilir su? miktarı 4000 metreküp iken, 2000?li yıllarda 1430 metreküpe düşmüş. Türkiye?de son 40 yılda 3 Van Gölü kadar sulak alan kaybolmuş!. Sadece iklim değişiklikleri değil, bunun yanında hızlı kentleşme ve nüfus artışı da su tüketiminde ciddi artışa yol açıyor. İnsan sayımız artıyor ama sularımız maalesef azalıyor. Bu gelişmeler yüzünden gelecekte ülkeler, kentler hatta köyler arasında su krizleri, kavgaları yaşanacak gibi görülüyor. Bir çok analizci de gelecekte ?su savaşlarını?öngörüyor.

    Bolu'da da geçmiş yıllardaki su bolluğu artık yok...Çocukluğumdan hatırlıyorum. Annemizin köyü olan Örencik?in Kuşcular Mahallesi?nde o vakitler dört tane su değirmeni vardı. Köyde dayımların evinin önünden ve arkasından iki tane dere gürül gürül akardı. Bu dereler şimdi yok! O zaman Büyüksu?nun masmavi suyunda bol balık olur ve yüzülürdü.Yine o yıllarda Aladağlar?a, yaylaya gittiğimizde oradaki derenin bir ırmak gibi gür aktığını görürdük. Şimdi ise yazın adeta kesiliyor.Yine eskilerin bahsettikleri birçok dereyi bugün göremiyoruz. Çünkü kurumuşlar. Türkiye son 40 yılda su kaynaklarının %50 sini kaybetmiş. Bolumuz da aynı akîbeti maalesef yaşamış.!

    Peki bu durumda ne yapmalıyız?

    Bütün bu gelişmelere bakarak Bolu'nun derhal en az 50 yıllık bir ?su politikası? geliştirmesi lâzım. Bunun için öncelikle ?mevcut su potansiyeli? tespit edilmeli ve Bolu'nun bir ?su haritası? çıkarılmalıdır. İçme ve sulama suyu, nerede ne varsa ?miktarı ile? bilinmelidir. Boşa akıp giden sular değerlendirilmelidir. Su havzaları öncelikle korunmalıdır. Meselâ Gölköy suyu ileride içme suyu olarak kullanılacak ise buraya gelen suyun geçtiği yerlerdeki ?kirlenme?mutlaka engellenmelidir. Gölköy?ün Belediyeye devri de iyi olmuştur. Belediye burada daha güzel bir ?bakım ve çevre düzenlemesi? yapma imkânına sahiptir. Yine geçenlerde Düzce?ye alınmak istenen Asar Suyu?nun büyük bir kısmının Milli Emlâk tarafından Bolu'ya tahsisi de iyi olmuştur. Gelişmeler bizim suyumuza ?sahip çıkmaya? mecbur olduğumuzu göstermiştir. Bir başka önemli konu da gölet inşaatlarıdır. Su sadece bize lâzım değildir. Doğadaki diğer canlıların, yani hayvanların ve bitkilerin de buna ihtiyacı vardır. Onun için göletler ve zirai ?sulama projeleri?de çok hayatidir. Bu bakımdan ?Taşlıyayla Göleti? (Seben Gölü) bitirilmeli, ?Sarıalan Göleti?de mutlaka yapılmalıdır. Bu tip ?su rezerv alanı? olabilecek başka yerler de bulunmalıdır.

    En önemlisi de bundan böyle artık ?bir damla? suyun bile kıymeti bilinmelidir.

    * * *

    Bizler maalesef bugün,1940?lı yıllarda Büyüksu kenarında keyif yapan Bolulu büyüklerimiz kadar şanslı değiliz.

    Büyüksu?nun eski güzelliği artık hiç geri gelmeyecek.!

    Biz de hiç olmazsa elimizden geldiğince ?mevcudu koruyalım?diyorum ve yazımı bir Kızılderili atasözü ile bitiriyorum...

    ?Son nehir kuruduğunda,

    Son balık öldüğünde,

    Beyaz Adam ?paranın yenmeyeceğini?anlayacak!?

    Bol karlı veya yağmurlu bir hafta dileğiyle...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak