Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Referanduma son viraj...

M. Nevzat Özdemir

    6 Eylül 2010

     Bu Pazar sandığa gideceğiz. Partiler propaganda faaliyetlerini hızlandırdılar. İl il geziyorlar. Geçtiğimiz hafta da şehrimize CHP Genel Başkanı Sn. Kemal Kılıçdaroğlu geldi. Bu mitingi ve yeni genel başkanını merak ediyordum. Ev telefonlarından otomatik olarak İl Başkanı Tanju Bey'in davetini de almıştık. O gün tam zamanında toplantıya iştirak ettim. Lâkin miting meydanını gördüğüm an hayal kırıklığına uğradım. Katılım, heyecan bakımından oldukça sönük bir mitingdi bu... Sayın Kılıçdaroğlu yine bildik şeyleri söyledi;

    Patatesin para etmiyor. O zaman "Hayır!"..

    Emekli, işçi ağlıyor. O zaman "Hayır!"..

    Domatesleriniz niçin kızarmadı. O zaman "Hayır!" tarzında hükümete yüklendi. "Recep Bey" muhabbetini de aynen devam ettirdi. Velhasıl, anayasa değişikliklerini izah etmekten çok Ak Parti'ye çakmayı yeğledi.

    CHP'li dostlar kızmasın ama şahsen canlı dinlediğim bu yeni genel başkanda ne bir "lider kumaşı", ne de CHP'ni alıp sürükleyecek "vizyon"gördüm. İl başkanı Tanju Özcan Bey'de organizasyondan sınıfta kaldı diyebilirim. Yalnız şunu da belirtelim. Bolu halkı evvelden beri mitingler konusunda pek de rahattır. Öyle kolay kolay havaya girmez, gaza gelmez!. Onun için mitingleri "sandık ölçüsü" olarak görmek çok da doğru değildir Bolu'da...

    Hem sıkça yazıyorum, hem de söylüyorum. Ben bir CHP seçmeni değilim. Hiçbir konuda fanatik olmadığım gibi bu particilik konusunda da fanatik olmadım.CHP  "zihniyet değişimini" sağlıklı bir şekilde yapar, gerçek bir "sosyal demokrat partiye" dönüşürse ben de koşa koşa oy veririm. Lâkin bu parti; Kökleri, müktesebatı, ananesi itibariyle "devlet partisi" görüntüsünden bir türlü uzaklaşamıyor. Sayın Kılıçdaroğlu bu görüntüden çıkmak için bazen bir- iki ışık yakıyor ama Ankara'ya gelince onu hemen "çark" ettiriyorlar!..

    Şahsen, MHP gibi CHP'nin de 12 Eylül Darbe Anayasası'nda yapılan ve "ANAYASA MAHKEMESİ'nin de kabul ettiği değişikliklere" karşı gelmesini halen anlayabilmiş değilim!. Zaten bu iki partinin meydanlarda anayasa falan konuştukları da yok..!

    Malûm, 12 Eylül 1980 Darbesi görünürde ülkeye bir huzur getirdi ise de inanılmaz "mağduriyetlere de" yol açmıştır. Yaşın yanında birçok kuru da yanmıştır!..

    CHP  ve bu partiye oy veren "solun birçok rengi" o dönemde neler çekti, bunları biliyoruz.Çünkü o günleri gördük...

    Mamak Hapishanesi'nde ülkücülerin ve solcuların birlikte yaşadığı "insan onurunu yerin dibine sokan" işkenceler şimdilerde yeniden gözler önüne seriliyor.

    12 Eylül'den sonra yurt dışında görevli bulunduğum için orada da hem ülkücü camia, hem yurt dışına kaçan bazı solcularla ve ilticacı Kürtlerle çeşitli vesilelerle az-çok görüşme imkânı buldum. Hikâyelerini dinledim. Bunlardan biri de ülkücü kesimin tanınmış isimlerinden meşhur Ozan Arif'tir. Onun Kenan Evren'e, 12 Eylül'e yazdığı ağır şiirler/hicivler, yaptığı sohbetler hâla kulaklarımda çınlar durur!...

    Şimdi bakıyorum, başta DİSK olmak üzere TKP vb. bazı sol örgütler artı MHP falan "Hayır" kampanyası yürütüyorlar.

    Sanki, "Aman! Darbe Anayasası değişmesin!. Biz 12 Eylül'den, işkencelerden vb. memnunuz" diyorlar!...

    Gerekçeleri biraz farklı da olsa bizim meşhur Ozan Arifimiz de aynı "koroda" tabii.!

    Burada ilginç bir durum/tezat yok mu?..

    Darılmak, gücenmek yok!. Ben o zaman;

     "Bu ne perhiz, bu ne lâhana turşusu!"derim, arkadaş..!

    Hadi, burada "Freudist analizler" yapmayayım -ağır olur- ama en azından bu "ruh halini"  "cellâdına aşık insanlar gibi" diye de izah ederim!...

    Sözün özü...

    Mevcut Anayasa ile Türkiye bir yere gidemez yarenler... Değişmesi şarttır.!

    CHP'de mecburen değişecektir! Değişemeyenlerse tasfiye olup "tarihin çöplüğüne" gidecektir.!

    Velhasıl, çağdaş, gelişmiş dünyanın tüm normları Türkiye'de de olacaktır. Bu kaçınılmazdır!..

    İşte,12 Eylül'de vereceğiniz oy bu yolda ilk adımdır. Bu ilk adımı atarak daha demokratik, özgür, Türkiye'ye doğru yürünecektir...

    Bu iş parti/purti işi hiç değildir.

    Mevcut değişikliği "kim yaparsa yapsın" kanaatim vallahi yine aynı olurdu...!

    Netice-i kelâm dostlar...

    "Evet", senin "kendi geleceğindir!"..

    *     *    *

    Ramazan Bayramınızı şimdiden tebrik ederim....

     

     

     

    • Nevzat Hoca8 Eylül 2010 . 14:16

      "Bolulu biri" kardeşim.
      Nevzat Hoca hiçbir zaman dış etkilerle "gaza,caza,saza" gelmez!..
      Her mes'elede kişisel tecrübelerine, gözlemlerine ve fikrine göre tavrını koyar...
      Kendisinin bir parti mensubiyeti falan da yoktur...
      Referandumdaki tavrı da şahsidir.. Demokratik bir hakkını kullanmaktadır.
      "Haklı çıkar, ya da çıkmaz!" onu da ancak "tarih" gösterir...
    • Bolulu biri8 Eylül 2010 . 11:35

      Nevzat hocamı aydın, okuyup araştıran biri bilirdik ancak,oda evet gazına gelmiş anlaşılan.Sayın hocam; bu referanduma çakma 23 madde konuldu hiç kimsenin itirazı olmayan.Kalan 3 maddede yüksek yargıyı iktidarın kuklası yapmak için konuldu.Bunu siz de göremiyorsanız vah benim ülkeme.Muhalefet tarafından teklif edildiği halde neden sadece 3 madde referanduma getirilmedi? cevabı sizde vardır umarım, okuruz köşenizden.
    • TAHİR6 Eylül 2010 . 18:34

      Doğru söze ne demeli.Eline sağlık.
    • Hamdi Birgören6 Eylül 2010 . 16:56

      Ağzına sağlık üstadım.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak