Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Köroğlu?nu sahiplenmek...

M. Nevzat Özdemir

    6 Kasım 2006

    Üniversitemiz artık geçmiş dönemde şahit olduğumuz bizleri üzen gereksiz ?polemiklerle?değil bilimle, kültürle, sanatla gündeme geliyor ve güzel etkinlikler yapıyor.

    Geçenlerde gerçekleşen ?Türkiye?de Siyaset ve Kültür? sempozyumundan kısa bir zaman sonra yeni bir kültürel etkinliği daha izleme imkânı bulduk.

    ?Halk Kültürü ve Köroğlu Bilgi Şöleni?...

    2-3-4 Kasım 2006 tarihinde tarihlerinde gerçekleşen bu bilgi şöleni de çok faydalı oldu. Düzenleme komitesini ve emeği geçenleri kutluyoruz. Ayrıca bu şölenin açılışında Rektör Atilla Kılıç Bey?den Bolu kültürü için sevindirici bir müjde de aldık. Üniversitemizde yıllardan beri ?beklediğimiz?merkez nihayet kuruluyormuş. İsmi de ?Bolu Halk Kültürü İzzet Baysal Araştırma Merkezi?olarak düşünülmüş... Çok zengin bir birikime sahip olan ilimiz artık bu merkez kanalıyla incelenecek, yayınlar yapılacak, biz de yaşadığımız yerin kültürünü daha iyi öğrenebileceğiz.

    Bazı oturumlarını izlediğimiz bu yılki bilgi şöleninin ağırlıklı teması yine destan kahramanı Köroğlu idi. Köroğlu deyince bundan 24 yıl evvel 5 -7 Haziran 1982 tarihinde yapılan ?ilk? Köroğlu Seminerini hatırladım. Seminerde oturum başkanlığı da yapan, dev eser ?Oğuzlar?ın yazarı tarihçi Prof. Dr. Faruk Sümer, edebiyatçı Prof. Mehmet Kaplan hocalarımızı, destan anlatıcısı Erzurumlu Behçet Mahir ve de Dörtdivan?ın neşesi, halk filozofu Düldül Mevlüt amcalarımızı da hatırladım... Hele Düldül Mevlüt Amca... Konuşmasına / Dörtdivan?ın etrafı söğüt / Benden size bir öğüt / Ya bunu tutarsınız / Ya da ardın sıra atarsınız/ diyerek başlar, ardından dinleyene uygun sözlerle herkesi neşelendirirdi. Seminerin sonunda Dörtdivan?a bir gezi yapılmış ve Dörtdivanlılar da misafirlerini bir su kenarına yemeğe götürmüşlerdi. Burada Faruk Sümer hocamızın biraz zor yürüdüğünü fark edip koluna girmiştim.Yakından hocamıza bakınca ileri dereceli gözlüklerinin altındaki gözlerinin iyice kızarmış, hastalıklı bir halde olduğunu gördüm. ?Hocam gözlerinize ne oldu??diye sorunca; ?İlim kolay değil... Gözleri kaybediyoruz!? demişti...

    Bu büyük insanlar bugün artık aramızda yoklar... Hepsi de rahmetli oldular... Mekânları cennet olsun.

    O seminerde Köroğlu?nun Dörtdivan?ın Sayık Köyü?nde doğduğu ilk kez dillendirilmiş, köy ziyaret edilmiş, köylüler de bu habere çok sevinmişlerdi. İşte Dörtdivan bundan sonra elinden geldiğince Köroğlu?na sahip çıkmaya ve son yıllarda da O?nun adına bir de ?yayla şenliği? düzenlemeye başladı. Şimdi de ilçede bir ?Köroğlu Kültür Evi ve Parkı? yapmak istiyorlarmış. Ben Dörtdivan?ın bu girişimlerine bir şey demiyorum ama yapılacak olanlar umarız Köroğlu?nun namına uygun olur ve ?uyduruk? olmaz!

    En geniş katılımlı sempozyum ise 11-12 Ekim 1997 tarihinde gerçekleşen sempozyumdur. Bu Halk Kültürü ve Köroğlu Sempozyumu uluslararası idi. Özellikle Türk Dünyasının bir çok bölgesinden bilim adamları Üniversitemize geldiler ve çok değerli bildiriler sundular. Köroğlu?nun Balkanlar?dan Çin?e kadar ne kadar iyi tanındığını ilk kez bu sempozyumda öğrenmiştik.

    Hepimiz gayet iyi biliyoruz ki Türkiye?de Köroğlu deyince Bolu akla gelmektedir. Çünkü en bilinen Köroğlu Destanı varyantı Bolu Beyi ile arasında geçen olayları kapsayan varyanttır. Buradan yola çıkarak Bolu'da Köroğlu için 1960?lı yıllardan günümüze kadar bir şeyler yapılmaya çalışıldı. Zaman zaman Köroğlu Şenlikleri, Köroğlu Heykeli, seminer ve sempozyumlar gibi...Bunlar çok güzel ama bana göre şimdiye kadar meselâ bir ?Köroğlu Müzesi? de kurabilmeliydik. Burada Köroğlu ve destanlarla ilgili canlandırmalar, maketler yapılabilir, hediyelik eşyalar üretilebilir, özelikle Türk dünyasından toplanan kitaplar, heykeller ve ilginç objeler sergilenebilirdi. İşin bu turizm yönünü hiç düşünemedik.! Turizm dediğiniz de aslında bunlarla olur. Bir zenginliğinizden hareketle ?ilgi çekici projeler?ortaya çıkaracaksınız ve bunu dünyaya duyuracaksınız! İngilizler?in halk kahramanları Robin Hood için yaptıkları gibi...

    Tabi ki konunun ayrıca bir de milli kültür cephesi var

    Bu da çok önemli...

    Eğer biz ?destan ve masal? kahramanlarımızı ve diğer ?milli değerlerimizi? çocuklarımızın, gençlerimizin ruh dünyasına uygun şekilde işleyip ?günün teknolojisi? ile de onların hafızalarına yerleştiremezsek Texas-Tommiks?e, Supermen?e, Batman?a, Örümcek Adam?a kızmanın ne yararı olur?

    Sonra da ?kültür emperyalizmine hayır! sloganları atmanın...

    Köroğlu?nu sahiplenirken bunu da iyice düşünmemiz gerekiyor...

    • sadullah başı28 Mart 2010 . 21:59

      bence de  köroğluna ait derhal bir müze kurulmalı ve devlet acil el atmalı ve derhal köroğlu adın bir müze kurulmalı.ve eserleri toplatılmalı.köroğluna ait her kim bir eser yazmış ise derhal müzede korunma altına alınmalı.gerekirse müze için imza kampanyası başlatılmalı.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak