Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bir araç muayenesi hikâyesi..

M. Nevzat Özdemir

    28 Ağustos 2009

       Türkiye´de taşıt muayeneleri sistemi Avrupa Birliği´ne uyum çerçevesinde kökten değişti. Artık tüm araçlar yeni TÜVTÜRK muayene istasyonlarından geçecekler.

    Ben bu sistemi Almanya´da gördüğüm için uygulama hakkında yabancı değildim. Yapılanları az-çok biliyordum. Trafikte can ve mal güvenliği için bu sistemin Türkiye´ye de gelmesi gerektiğini söyler durur, şoförler derneğinin eski muayene sistemine çok kızardım. Aç kaputu, motor numarasına bak, haydi yürü! Aracın yürüyen aksamının testi hiç yoktu bu sistemde, daha doğrusu sistemsizlikte!. Böyle muayene mi olurdu Allah aşkına! Kazaların birçoğunun teknik eksikliklerden olduğu bir gerçek değil miydi? Neyse dostlar... Benim 90 model emektar Opel de tam 9 defa işte bu uyduruk muayeneyi geçirmişti!. Aç kaputu, motor numarasına bak, muayenesini!..

    Geçtiğimiz hafta 2 yıllık sürem bitti. Yeniden bir muayene için TÜVTÜRK´ün yolunu tutmadan önce otomobilimin eksiklerini hazırlamaya başladım. Frenler, sinyaller vs... Güzel bir banyo... Kokular-mokular... Otomobili görücüye çıkacak gelin adayı gibi hazırladım... Bana göre herşey iyi idi. Salı sabahı erkenden TÜVTÜRK Bolu İstasyonu'na vardım. Önce evrakları teslim ettim. Muayene harcını ödedim. Bana aracımın başında beklememi söylediler. Beklerken genç bir muayene memuru arkadaş aracı alıp içeriye girdi ve fren kontrolü ile testler başladı. 3-5 dakika geçti geçmedi bir anons... Beni arka tarafa çağırıyorlar... "Ya, bu muayene de ne çabuk bitti!" diye sevinirken bir baktım; 4-5 görevli kaputu açmış beni bekliyorlar. Bizim emektar Opel doktora gidince heyecandan tansiyonu yükselen hasta gibi kendini koyvermiş... Bir yandan radyatöre gelen hortumdan antifriz fışkırıyor, bir yandan da alttan benzin damlıyor... Şaşırdım kaldım... Görevli arkadaşlar otomobilimi iterek bir kenara çektirdiler. Bu şartlar altında işlem olmaz. Eksikleri hemen giderin. Sizi bu araçla gönderip sorumluluk da alamayız, buraya usta çağırın! diye de beni kibarca uyardılar. Eksikleri bugün tamamlarsan tekrar muayeneye alırız diye de eklediler...

    Kadim arkadaşım Ayhan Can Hoca´yı çağırdım hemen... Sağolsun... O bu işlerden biraz anlar... Beraber önce hortum bulduk. Daha sonra sanayide diğer eksikleri tamamlayıp öğleden sonra tekrar TÜVTÜRK´ün yolunu tuttum. Araç yine güzelce muayene edildi. Sonunda sınıfı geçtik. Görevli arkadaş bir müddet sonra evraklarımı bana teslim etti. Bir de teşekkür ekleyerek... Ben de kendilerine teşekkür ettim... Şimdi aracımı daha bir güvenle kullanıyorum. Bu sistemi getirenler sağ olsunlar...

    Bu olaydan çıkacak hisseye gelince...

    Vaktiyle ülkemizde de böyle bir muayene sistemi kurmak çok mu zordu acaba?

    Biz niçin Avrupa / Mavrupa bizden birşey istemeden kendimize çekidüzen vermiyoruz?

    Yaptığımız işi adam gibi yapmıyoruz?

    Niçin "insanı önceleyen" zihniyete sahip olmuyoruz? Sloganların, millete gaz vermenin, sorunları halı altına süpürmenin bize bir faydasının olmadığını görmüyoruz?...

    Buradan son günlerin aktüel konusuna da gelirsek...

    Şimdi barış yolunda bir imkân ortaya çıkmış gibi görünüyor.

    Bana göre, burada da esas noktanın aslında TÜVTÜRK´ten pek farkı yoktur.!

    Evet!..

    Ey! Açılım deyince hezeyana kapılanlar, burnundan kıl aldırmayanlar!..

    Bu sorunu da "kendi kendimize çözmezsek", başkalarınca çözdürüleceğini hiç görmüyor musunuz?..

    *    *    *

     

     

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak