Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

A.İ.B.Ü ve Rektör Seçimi...

M. Nevzat Özdemir

    19 Aralık 2009

      Üniversitemiz kuruluşundan bugüne kadar geçen 17 yılda İzzet Baysal Vakfı´nın da destekleriyle hızla büyüdü.

    Dünya´da gelenekleri artık iyice oluşmuş 300/400 yıllık üniversiteler bulunduğunu düşünürsek, A.İ.B.Ü´nin ne kadar "genç bir üniversite" olduğunu da görürüz.

    Genç Üniversitemizin Bolu için sosyo-kültürel ve ekonomik ne kadar mühim bir kurum olduğunu burada anlatmaya gerek yok sanırım. Bunu hep birlikte yaşıyoruz. Bana göre A.İ.B.Ü, Bolu´nun tarihinde yapılmış "en büyük yatırımdır"...

    Üniversitemizin kuruluş sürecinden bugüne kadar geçen zamanı ve bu süreçteki olayları, gelişmeleri yaşımız ve ilgimiz nedeniyle az-çok biliyoruz. Geçmişte Üniversitemizle ilgili birçok yazı da yazmış biriyim. Bu süreçte Bolu için, Üniversitemiz için güzel projeleri hep destekledim. Bu yolda emek verenleri teşvik ettim.

    Şimdilerde Üniversitemiz, rektörlük seçimi ile gündeme gelmiş bulunuyor.

    Özellikle bizim internet sitemizin mesaj defteri-ki Bolu´nun en çok takip edilen sanal mekânıdır- bu konuda da tam bir "HYDE PARK" görevi yapıyor. Herkes görüşlerini burada açıkça dile getiriyor. Bizler de takip ediyoruz...

    Rektör seçimleri belli bir sisteme göre yapılıyor ülkemizde... Bu sistem demokratik gibi görünse de son sözleri yine YÖK ve Cumhurbaşkanı söylüyor.

    Mevcut sistemin mahzurlarını söyleyenler de çok... Ben de bunların çoğuna katılıyorum.

    Rektörü olağanüstü yetkilere sahip kılan mevcut sistem, seçimlerin doğası gereği üniversitelerde "siyasi gruplaşmalara" dayol açıyor. Seçilen rektör kendisini destekleyenlere ya da tanıdıklarına "liyakat ve kalite" esasına bakmadan avantajlar sağlayabiliyor.

    Çözüm... Zaman zaman gündeme gelen "MÜTEVELLİ HEYETİ" sistemine geçmek...

    Tekrar Üniversitemize dönersek...

    Bugün için A.İ.B.Ü´de rektör adayı olarak bazı hocalarımız ortaya çıktılar.

    Mevcut Rektör Atilla Kılıç Hocamız da tekrar görev almak istiyor.

    Bakalım ne olacak? Bekleyip, göreceğiz... .

    Mühim olan, seçilecek adayın...

    "Liyâkatli olması, âdil olması ve üniversiteyi yüceltmek için" gece gündüz çalışmasıdır.

    Bolu özelinde ise...

    Üniversiteyi şehrin "sosyo-kültürel, ekonomik gelişmesinde", bir sürükleyici kuvvet haline getirmesi "Üniversite-kent" bütünleşmesini sağlayacak dinamikleri hızla hayata geçirebilmesidir.

    Ben

    Şahısların geçici, "kurumsallaşmanın, geleneklerin" kalıcı olduğuna inananlardanım.

    Bunun için...

    "Üniversitede kimin rektör olacağından fazla, üniversitenin nasıl bir üniversite olacağıyla"  daha çok ilgileniyorum...

    Nasıl bir üniversiteye deyince de...

    Onu da Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan´ın sözlerinden aktarıyorum...

    "Baskı, üniversiteler için sıradan bir durumdur. Siyasetin, dogmaların, rejimlerin, yasaların, ideolojilerin baskısı üniversitelerin ilk ortaya çıktıkları dönemlerden beri vardır. "Bilim susmaz!" Herkesin dünyanın dönmediğine inandığı bir dönemde, dünyanın döndüğünü savunur ve bedelini öder.. Tarih ise yalnız "bedel ödeyenleri" yazar...

    Üniversiteler, siyasetin gereklerine uygun fikir üretmek değil, "hakikâti aramakla" yükümlüdürler.

    Hiçbirimiz hükümetle, rejimle, siyasi partiyle, ideolojiyle ya da bir dini inanca bağlı olarak fikir üretmek zorunda değiliz. Tek zorunluluğumuz hakikat bildiğimizi ifade etmek ve ifade edenlerin özgürlüklerine sahip çıkmaktır.

    Üniversite bir konuda tartışmasız tarafdır, o da "akademik özgürlüklerin" korunmasıdır"...

    *  *  *

     

     

     

     

     

     

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak