Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Biz ise?

M. Nevzat Özdemir

    7 Ocak 2008

    Epey zamandır ?israf, savurganlık? konusunda bir şeyler yazmak istiyordum. İçinde bulunduğumuz haftanın ?Enerji Tasarrufu Haftası? olması da tam denk geldi ve bir şeyler karaladım?

    Değerli okuyucular? Günlük hayatımızda elektrik, su, doğalgaz, petrol, kömür gibi enerji kaynaklarını çeşitli şekillerde kullanıyoruz. Bunlar için de hem şahsi bütçemizden, hem de devlet bütçesinden önemli harcamalar yapıyoruz. Yılbaşından itibaren elektrik ücretlerine zam geldiğini duymuşsunuzdur. Petrol zaten aldı başını gidiyor. Ham petrolün varili 100 Doları bulurken, Araplar zevkten takla atıyor, parayı koyacak yer bulamıyor ve de çöllerde ultra modern şehirler kuruyorlar! İşte Dubai? Neyse? Zenginin parası züğürdün çenesini yorarmış? Biz İzzet Baysal?da baba parasıyla aldığımız otomobillerle hava için tur atmaya devam edelim ve Araplara biraz daha destek verelim! Bu yıl petrole ödediğimiz para ?40 Milyar Dolarcıkmış!? Hiç mühim değil!

    Sadece petrol mü? Geçenlerde bir öğretmen arkadaş; ?Hocam ne olursun yaz! Okulumda gündüz gereksiz yanan elektrikleri söndürmekten bıktım. Kimse tınmıyor? dedi bana? Doğrudur? Ben de çalıştığım okullarda musluk kapatmaktan, sınıf elektriklerini söndürmekten bıkmıştım. Şimdi kimse de bana gelip; okullarımızda gereksiz yanan elektriğin, bir damla da olsa boşa akıp giden suyun ne kadar önemli olduğunun yeterince kavratıldığını, söyleyemez. Ben bunu bir eğitimci olarak söylüyorum; Bana göre Türkiye?de az-buçuk öğretim vardır ama yeterince eğitim yoktur. Yani talim vardır, terbiye eksiktir? Bu ?tasarruf ve devlet malına saygı? terbiyesi maalesef ailelerimizde de yeterince verilmemektedir. Bütün problemler de buradan kaynaklanmaktadır?

    Hemen konuyla ilgili olarak yurt dışından bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Sınıf öğretmeninin Alman ve okulun müdür yardımcısı olduğu 3. Türk sınıfında yaşadım bu olayı? Ben bu sınıfın yalnız Türkçe dil derslerine giriyorum. Almanya?da hava genelde kapalıdır ve gün ışığı bize göre azdır. Olay günü de hava oldukça kapalı olduğu için sınıfın elektriklerini açmıştım. Biraz sonra sınıf öğretmeni Bayan Liebrty geldi ve elektrikleri söndürmemi, kötü örnek olmamamı söyledi. Ben şakayla karışık; ?Almanya zengin bir ülke? Niçin bu kadar ince hesap ediyorsunuz? Bayan Lieberty? dedim. O bu lâfımı ciddiye almış ki teneffüste; ?siz bu kafayla geri kaldınız!? ile başlayan 10 dakikalık bir vaaz vermişti bana? Zaten bu Almanlar için ?sparren-tasarruf? adeta kutsal bir kelime gibi idi?

    Geçenlerde bir devlet dairesine gittim? Odaya girdim? Kalorifer yanıyor? Güzel? Beyefendi bu yetmezmiş gibi bir de elektrikli soba yakmış ayaklarını ısıtıyor. Bu ne konfor kardeşim!

    Ya makam odalarımıza ne demeli? Tavana kadar lambriler, her yıl yenilenen eşyalar? Tam saltanat? Nedendir bilmem ama bilgisayar da, televizyon da hep açık durur bu makamlarda?

    Yine Almanya?dan bir makam anısı ile haftalık yazımızı bitirelim ve bizdeki ?makam odası saltanatı ve israfı? ile karşılaştıralım?

    Bulunduğum şehrin eğitim müdüründen okul değiştirme konumla ilgili olarak bir randevu talep etmiştim. Tam randevu saatinde makama ulaştım. Müdür Bay Drexel beni odasının kapısında karşıladı. Oda, 12-13 m2 lik küçük bir oda idi. Bir masa, 5-6 tane sandalye ve bir-iki sehpadan ve çiçekten başka bir şey yoktu. Müdür Drexel gelip yanımdaki sandalyeye oturdu. Hoşbeşten sonra ?Herr Özdemir birer kahve içelim mi?? Dedi ve gidip odanın köşesindeki kahve otomatından iki kahve doldurup geldi. Öyle çaycı-maycı-odacı-modacı yok! Kahvelerimizi içerken ?söyle bakalım Herr Özdemir. Problem nedir?? dedi. Ben meramımı anlattım. Ayrılmak için müsaade isteyince beni tekrar kapıya kadar gelip uğurladı? İnanamadım! Çünkü Türkiye?de böyle bir itibar hiç görememiştim ben?.

    Şimdi bizdeki bazı ideolojik kafalar, Avrupa deyince; israfın, saltanatın bol, tüketim çılgınlığı yaşanan bir yer diye düşünürler. Hâlbuki bunun tam tersidir. Avrupalı 1 Feniğin hesabını yapar.

    Ha! Bu arada okul Müdürüm Bay Vorndran?ın ?daha ucuz? diye fotokopi makinesinde bizlere saman kâğıt kullandırdığını da unutmayayım?

    Ah! Vorndran Ah! Az mı çekmiştik o kâğıtlardan? İkide bir sıkışırlardı makineye?

    Sözün Özü dostlar?

    Elin Alman?ı bizden kat kat zenginken ?her türlü tasarrufa? riayet ediyor.

    Biz ise savurup duruyoruz.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye