Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

600 bin turist çeken ağaç, Köroğlu ve "Ah! Taş"...

M. Nevzat Özdemir

    1 Nisan 2013

        Geçmişten bugüne Köroğlu ile ilgili yazılar yazmış, önerilerde bulunmuştum. En son yazım da geçen ay paylaştığım;" Köroğlu'na sadece lâfla sahip çıkılmaz!" idi.

         Geçtiğimiz hafta güzel bir gelişme oldu şehrimizde...

         Köroğlu'na artık lâfla değil, gerçek projelerle sahip çıkılmaya başlanıyor gibi...

         Yetkililerce Köroğlu Otel'de yapılan bir toplantıda, Balkanlardan Çin'e kadar tanınan bu destan kahramanımızdan; Bolu'nun tanıtımı, marka değerini arttırma yönünde ve kültür turizminde istifade kararı alınmış.

         Buna en çok sevinenlerden biri olduğumu belirteyim.

         Zira yıllardan beri önerdiğim bir projem daha hayata geçiyor.

         Yerel basından takip ettiğime göre şimdiden bir yol haritası da çizilmiş.

         En önemlisi de Köroğlu ile ilgili artık "kalıcı eserler" düşünülüyor.

      * Köroğlu Müzesi ve Araştırma Merkezi,

      * Köroğlu Parkı ve burada şehrin her yerinden görünen büyük bir heykel gibi...

         Heyet, Bolumuzda bir festival yapılmasını da planlıyor.

       "Uluslararası Köroğlu Kültür ve Sanat Festivali"...

         Festival kapsamında cirit, okçuluk müsabakaları, film-tiyatro gösterimleri, Türk Dünyası'ndan katılımlar, sempozyum, destan anlatımları vb.birçok etkinlik var.

         Festival ilk planda etkinlikler vesilesiyle ülkemizin dikkatini Bolu'ya çekebilir – uyduruk şeyler yapmazsak tabi - ama esas amaç "kalıcı projeleri" gerçekleştirmeye ve bunları daha da çeşitlendirmeye yönelik olmalı...

         Köroğlu deyince ülkemizde nasıl akla ilk Bolu geliyorsa, bunu bütün Türk coğrafyasına yerleştirmeli ve ilimizde bir "turizm hareketliliğine" çevirmeliyiz.

         Turizm deyince de bakınız İngilizler kendi Köroğlu'ları Robin Hood'la ilgili nasıl bir numara bulmuşlar...

         Numara diyorum... Bu işler biraz da böyle "hikâyelerle" beslenir. Turizmde mekâna dair hikâyeler bulmak, hatta usulüne göre uydurmak çok mühimdir...

         Meselâ, İskoçya fantastik bir "Loch Ness Gölü Canavarı" hikâyesi ile her yıl çok sayıda turist çeker.

         Bizim Vanlılar da bir "Van Gölü Canavarı" icat ettiler ama bu işi onlar kadar beceremediler ne yazık ki...

         Gelelim, Robin Hood'a ve yukarıda paylaştığım ağaç fotoğrafına...

         İngiltere'de Robin Hood'un yaşadığı farz edilen ormanlardaki bir ağaç bu...

         800-1000 yaşlarında bir ağaç... Meşe ağacı... İngilizler ona Robin Hood ağacı ya da "Major Oak" ( Büyük Meşe) diyorlar.

         Robin Hood ve adamları bu ağaçta saklanırmış hikâyesiyle yılda 600 bin turist çekiyor fotoğraftaki meşe...

         600 bin... Az buz değil yani!..

         Hikâye deyince yeri gelmişken Köroğlu ile ilgili şehrimize dair güzel bir hikâyede naklen benden olsun...

         1990 yılında Aktaş Mahallesi'nde yaşı 90'nın üstünde rahmetli Hacı Hasan Özhancı'dan dinlemiştik.

        "Mahallenizin ismi nereden geliyor Hasan Amca?" deyince anlatmıştı...

        Hikâye şöyle...

       "Köroğlu bir gün kızanları ile beraber Hisar Tepesi'nde Bolu Beyi'nin sarayını basmış. Adamlarıyla  Aladağlar'a doğru hızla geri dönerken bizim mahallede atının ayağına büyük bir taş takılmış. Meşhur kırat birden tökezlemiş. Köroğlu da yere düşmüş ve sinirli şekilde kılıcını çıkararak "Ah! Taş" diye  taşa vurmuş. Mahallemizin ismi buradan gelmiş. Ah!Taş sonraları Aktaş olmuş"...

         Şimdi, Aktaş'a da bu hikâyeyi canlandıracak küçük bir anıt yakışmaz mı yarenler?

         Alın, işte bir turizm numarası daha...

         Hem hikâyesi de ne güzel...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye