Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bolu konuşuyor... Başkaları yapıyor!

M. Nevzat Özdemir

    5 Mart 2007

    Geçen hafta bizim gazetede bir Arap ve Alman (Saudi-German) grubunun Karacasu?da 250 yataklı bir fizik tedavi hastanesi yapacaklarını okuduk. Adamların dünyanın bir çok yerinde de hastaneleri varmış. Bu hastanede yabancı doktorlar da çalışacakmış. (?Yabancı? deyince nem kapan bizdeki mahalli ?istemezükçüler?, şimdiden ?komplo teorilerine? başlamışlardır!) Ben bu tür yatırım girişimlerini sevindirici buluyorum ama Bolu'da bugüne kadar böyle birçok ?yatırım hikâyesi? duyduğumuzdan dolayı da iş neticelenmeden, temel atılmadan zor inanırım. Biz yine de haber inşallah doğrudur diyelim ve bu haftaki yazımızda işin ?Arap turizmi? yönünü ele almaya geçelim.

    Bilindiği gibi Arap turistler yoğun olarak 80?li yıllardan itibaren İstanbul, Bursa ve Yalova?ya gelmeye başladılar. Özellikle İstanbul?da o zamanlar dükkan levhaları başta Lâleli olmak üzere hep Arapça olmuş, bilhassa Sarıyer civarındaki konutlar yüksek bedellerle Araplara kiralanmaya başlamıştı. Ben o yıllarda Yalova?ya ilk defa gittiğimde, termal tesislerinin hemen üstündeki bir köyü görünce şaşırmıştım. Bu köy ?Gökçedere köyü?idi. Köyün her tarafı otel ve pansiyonlar doluydu. Burası tamamen bir Arap turizm köyü olmuş, yatak sayısı ise 10 binlere ulaşmıştı. Vatandaş çok memnun idi.

    Peki tatlı hayat böyle devam etti mi? ...Tabi ki hayır...

    Bir müddet sonra Türkiye?ye gelen her Arabın ?petrol kuyusu? var zannedip adamları ?kaz?gibi yolmaya çalıştık. 1000 dolarlık kiralar da birden 5 bine çıktı...

    Alman Helgaları, Rus Nataşaları karşısında ?civataları gevşeyen? boyalı basınımız da boş durmadı. İkide bir ?dört eşli hacı babalar? İstanbul?u sardı gibi aşağılayıcı haberler yapmaya başladılar. Adamlar da haklı olarak başta İspanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerine tüydüler. Epey bir zaman da Türkiye?ye pek gelmediler.

    Şimdilerde ise Arap turizmi yurdumuzda tekrar canlanmaya başlamış...

    Türkiye?ye geçen yıl başta İstanbul, Bursa ve Antalya şehirlerine olmak üzere 300 bine yakın Arap turist gelmiş. Bunda en büyük etkenlerden biri de Amerika?daki 11 Eylül olayından sonra her Arabın terörist gibi görülmesi ve onlara karşı bir kötü önyargının oluşması... Türkiye bu bakımdan onların kendilerini rahat hissedebilecekleri bir ülke oldu. Zaten kültürleri de bize benziyor. Ayrıca bu insanlar denizden pek hazzetmiyorlar, yeşili ve termali tercih ediyorlar ve çok alışveriş yapıyorlar.

    Şimdi gelelim bize... Acaba biz de Bolu'ya Arapları çekebilir miyiz?

    Hem Bolu'nun, Karacasu?nun, Yalova?dan, Gökçedere?den ne farkı var?.

    Termal suysa termal su, yeşilse yeşil, dağsa dağ... Hepsi var... Peki ne yok?

    Dünya standartlarında termal ?tesislerimiz? yok.!

    Düzenli, estetik bir yapılaşma, temiz çevre ve yeterli alt yapımız yok!

    Mevzuat hazretlerine takılıp kalmayan ?yöneticilerimiz? yok!

    Turizme yatırım yapacak cesur ?müteşebbislerimiz? yok!

    Ve de, ?Bolu vizyonuna?sahip ?yerel siyasilerimiz? yok! ( Karacasu?nun Bolu'ya bağlanmayıp,?köy gibi bir belde? halinde kalması için ?popülizm?yapan bazı partilere ne demeli? Bunların derdi zaten Karacasu falan değil! Sadece oy! Uyanın!)

    Tabi bu durumda ne Arap gelir ne de marap!

    Şimdi de bir gazete haberi ile yazımızı bitirelim... ( 2 Mart 2007 - Star Gazetesinden)

    ?Azeriler Kırşehir ilimizdeki termal potansiyeli değerlendirmek ve 150 milyon dolarlık bir tesis yapmak için görüşmelere başlamışlar. Bir başka yerli firma da 35 milyon dolarlık otel yapacakmış. Bu firmaya 300 dönüm arsayı da bedava vermişler. ?

    Artık ?Sözün Özü?ndeyiz;

    ?Bolu konuşuyor... Başkaları yapıyor!?

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye