Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bir modern zaman dervişi; Yrd. Doç. Dr. Eriman Topbaş

M. Nevzat Özdemir

    9 Ekim 2013

         Geçtiğimiz günlerde iki güzel insanı, iki dostumuzu feci bir kazada kaybettik. Üniversitemizde uzun yıllar görev yapmış Eriman Topbaş ve Ünal Gül hocalarım... Allah'ın rahmeti üzerlerine olsun...
         Evet... Ölüm her canlı için, hepimiz için mukadder bir son... Kaçış, kurtuluş yok... Lâkin beklenmeyen bir andaki tecelli insanda şok etkisi yapıyor.
         Pazar sabahı erken saatlerde dostumuz Mustafa Cop'un telefonuyla öğrendim ben bu acı haberi... Özellikle Eriman Hocamla Bolu Türk Ocağı bünyesinde geçirdiğim uzun yıllar (1990-2002), onun büyük desteğiyle yapılan güzel çalışmalar gözümün önünden film şeridi gibi bir anda geçip gitti.Bir müddet kendime gelemedim.
         Eriman Hocama reis derdim ben... Reisle ilk tanışmamız 1990 yılında oldu.Almanya'daki öğretmenlik görevimden Bolu'ya yeni dönmüş ve kafama, gönlüme uygun bir sosyal mekân arayışına girmiştim. Öyle kahvehane-lokal hayatım, oyun merakım falan yoktur. Kültür faaliyetleri olan bir yerdi aradığım... Milliyetçi-muhafazakâr bir fikir yapım olduğu için bir akşam vakti Türk Ocağı Bolu Şube binasına gittim. Şoförler Derneği binasının en üst katında idi şube o zamanlar...O anı unutmuyorum.Yüzünden hiç eksik olmayan o mütebbesim edası ile karşılamıştı beni Eriman Bey... Ve tanıştık...
         Bazı insanlar vardır. İlk görüşte sizi iter. Bir daha yanından bile geçmek istemezsiniz. Bazıları da tam tersidir. Hemen ona ısınırsınız. İşte Eriman Hocam böyle bir insandı. Kanım hemen kaynadı ona... Ben artık O Bolu'dan gidinceye kadar  hemen hemen hergün Bolu Türk Ocağı'ndaydım...
         Burada mutlaka Eriman Bey'in büyük desteği olmazsa kesinlikle o kadar süre yaşamayacak olan "BOLU ÜÇTEPE" Gazetesinden bahsetmem lâzım.
         BOLU ÜÇTEPE Türk Ocağımızın bir yayın organı idi. Mahalli tarih ve kültür araştırmacıları için kaynak teşkil edecek çok güzel çalışmalar yaptık Bolu Üçtepe'de... Birçok arkadaşımız için de  gazetecilik yolunda adeta bir okul oldu Bolu Üçtepe... Sayfa düzeni, mizanpaj, montaj gibi çalışmaları ilk onda öğrendik... Bugün mahalli gazetelerde yazan bizler hep Bolu Üçtepe'de yetiştik.Yine o bünyede gelişen BOLU ÜÇTEPE TİYATROSU, BOLU ÜÇTEPE EDEBİYAT TOPLULUĞU-ÜÇTEPE ŞAİRLERİ gibi kültürel oluşumlar, yerel konularla ilgili sempozyumlar, yayımlanan kitaplar hep Eriman Bey'in büyük desteğiyle gerçekleşti.
         Eriman Bey üniversite mesaisi dışında önemli bir zamanını da Ocak'taki bu kültür çalışmalarına ayırırdı. Her akşam üzeri mutlaka uğrardı Ocağa...  Bazan geç saatlere kadar orada kalırdı.
         Derneklerde, yayıncılıkta en önemli konu finans konusudur. Eriman Bey bize; "Siz bunu düşünmeyin kardeşim, araştırmanızı yapın, yazınızı yazın" derdi.O bu maddi konuları sakin bir şekilde, tereyağından kıl çeker gibi hallederdi. Kafamız rahattı yani... Zaten Eriman Bey gidince Bolu Üçtepe de kapanıp gitti...
         Eriman Bey arkadaşımız samimi bir Türk milliyetçisi, ihlaslı bir müslüman idi.Allah'a yakın, milletine aşık bir insandı.İbadetlerinde gösterişsiz ve çok titizdi. Eriman Hocamda hiç fanatik partizan bir yapı, ideoloji bezirgânlığı-hoyratlığı da görmedim. Herkesi, her fikri sabırla dinlerdi.. Kimseyi dışlamazdı. O zaten bir proje-faaliyet insanıydı. Beni de ona çeken belki de bunlardı...
        Eriman Bey'i tanıdığım uzun zaman içinde ağız dolusu kahkaha ile güldüğünü de hiç duymadım.Hep tatlı tatlı tebessüm ederdi rahmetli... Sinirlendiğini de bir defa gördüm Eriman Hocamın... O da yine şahsi işi değil, kültürle ilgili idi. Bolu Üçtepe ile Prof. Dr. Orhan Türkdoğan'ın bir kitabı basılacaktı.Maddi sıkışıklık olmuştu. Bu arada birkaç esnaf da artık reklam vermeyeceklerini söylemişler. Üşenmedi Yukarı Çarşı'ya kadar gidip;" Ben ta Kadirli'den geldim. Bolu için, sizler için çalışıyorum. Zaman harcıyorum. Yapmayın kardeşim!" diye onlara çekişti. Hocamı kıramadılar. Reklamları yine devam ettirdiler...
        Sözün özü dostlar...
        Bazı insanlara dervişlik çok yakışır...
        Onlar gönül insanıdırlar. Güzel insandırlar...
        Kelimeler onları ifadeye iktifa etmez...
        İşte; naif yapısı, sakin tabiatı, yardımseverliği, tevazuu ile bende büyük iz bırakan Eriman hocam da böyle bir insandı ve O da "bir modern zaman dervişi" olarak bu alemden ayrılıp gitti.
        Mekânın cennet olsun Eriman Hocam...
        Gün olur, saat gelir, o an gelir; inşallah öbür alemde de aynı yerde yine buluşuruz...
         *    *     *

                                                                           
     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye