Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Mengen ne yapmalı?

M. Nevzat Özdemir

    7 Ağustos 2006

    Festival veya şenlikler yapılan yerin tanıtılmasında faydalı olduğu gibi, o yere birkaç günlüğüne de olsa hareket getirir. Mengen Aşçılık Festivali de bu yıl 22. sini gerçekleştirerek artık iyice gelenekselleştiğini göstermektedir. Aslında Mengen gibi küçük bir ilçede böyle büyük bir organizasyonu gerçekleştirmek hayli zordur. Sponsorsuz hiç bir şey yapamazsınız... Buna Anadolu?da en iyi örnek de Kdz. Ereğli. Ereğlililer her yıl yaptıkları festivallerini sponsorlar marifetiyle gayet iyi becermektedirler.

    Mengen?de doğduğumdan kendimi biraz da Mengenli hissederim. Ayrıca yemek yapma merakımın da buradan kaynaklandığına da inanıyorum. Bu yüzden aşçılar ve yemek sanatı her zaman ilgimi çekmiştir. Bana göre iyi bir aşçı, aynı zamanda bir ressam gibi sanatçıdır da...     Çünkü bu meslek yaratıcılık mesleğidir...

    Yurdumuzun çeşitli bölgelerinde ?tırıvırı? sebeplerle yapılan birçok festivalin yanında Mengen Aşçılık Festivali, ?tarihi derinliğe? ve ?sosyal bir gerçeğe? de dayanmaktadır. 

    Yüzyıllardan beri bu bölgenin ?en iyi? aşçıları çıkardığı sosyal bir gerçektir ve ?iyi bir aşçı? görüldüğünde önce ona; ?nerelisin??  diye sorulmaz...?Bolulu musun? Mengenli misin?? diye sorulur...

    ?Tarihi derinliğe? gelince; Osmanlı saray mutfağının son yüzyılında, İstanbul?un köşk ve konaklarında, Bolulu, Mengenli aşçıların hâkimiyeti açıkça görülmektedir. Bu konuyu bilimsel olarak inceleyenlerden biri de Arif Bilgin?dir. Bilgin, Hürriyet Tarih ( 20 Kasım 2002) ekinde konuyu ele almaktadır. Bilgine göre, sarayda Bolulu aşçı yoğunluğu esas olarak 1826 ( 2. Mahmut Devri ) yılından sonradır. Saraydaki eski aşçılardan ( çoğunluk Nevşehirli ) şikâyetlerin çoğalması, bunların yeniçerilerle işbirliği yapmaları, yeniçeriler gibi onların da sonunu getirmiş, o günden itibaren de saray mutfağı tamamen Bolulu, Mengenli aşçıların hâkimiyetine geçmiştir. 1826 yılı ?aşçı defterlerine? göre saray mutfağındaki 111 aşçının 50?si Bolulu, 20?si Mengenli, 4?ü Dörtdivanlı, 3?ü Çarşambalıdır. Bilgin?e göre bu aşçıların saraya nasıl getirildikleri ayrı bir araştırma konusudur.


    Bir seferde Osmanlı Ordusu?nda aşçılar.

    O devirlerde İstanbul?da mevcut konak ve köşklerde de namı çıkmış Bolulu, Mengenli aşçıların olması kuvvetle muhtemeldir. Bolu'nun İstanbul?a yakınlığı dolayısıyla birçok Bolulunun İstanbul?da bu tip işlerde çalıştığını bazı tarihçiler kaydetmektedir.( Z. Konrapa- Bolu Tarihi )    

    Bu tarihi geçmişi Fatih Sultan Mehmet devrine kadar getirenlerin kanıtlanmamış hikayesine göre de, ilk saray aşhanesini ?Mengenli Yakup Ağa? kurmuştur ve başta yeğenleri olmak üzere akrabalarını saray mutfağına çağırmış, böylece Mengenli aşçılar sarayda çoğalmıştır.

    Biz bu mesleğin esas olarak babadan oğula, yeğenlere, akrabalara öğretilerek geliştiğini biliyoruz. Bu gelenek belli bir ölçüde günümüzde de devam etmekte ise de artık okullu aşçılar da yetişmeye başlamıştır.

    Mengen?in en önemli kazanımı da bu okuldur. Aşçılık mesleği yerel bir meslek değildir. İyi bir aşçı dünyanın her yerinde, çok iyi ücretlerle çalışabilir. Mesleki eğitim almış, dil bilen okullu aşçıların bu yolda önleri  -kendilerini geliştirmek kaydıyla - daha da açıktır.

    Festivale gelince... Festivalin Mengen?in tanıtımına etkisi olduğunu biliyoruz. Yalnız bazı gerçekleri de görmemiz lâzım... Diyelim ki insanlar televizyonlarda bu olayı görüp Mengen?i merak ettiler ve gezmeye gelmeye başladılar. Hatta yurt dışından da gelmeye başladılar... Peki, onlara ne göstereceksiniz? Mengen?in bir Mudurnu, Göynük gibi bir tarihi dokusu da yok. Sadece küçük, yeşil bir ilçe... Hadi buna misafirperver, güzel Mengen insanını da katalım... Daha başka bir şey de yok! Peki, bu yeter mi? Yetmez... Onun için Mengen?in elindeki en önemli malzemeleri olan ?yemek ve mutfak kültürüyle? ilgili kalıcı, orijinal fikirler bulması ve bunu bir ?turizm hareketine? çevirmesi lâzım... Çünkü bu alan bütün dünyanın ilgisini her zaman çeken bir alandır...

    Şimdi benim bazı fikirlerim sizlere ?parasız bu işler olur mu?? dedirtebilir ama bu tür kültür faaliyetlerinin iyi projelendirmek kaydıyla başta AB fonları olmak üzere birçok yerden para bulabileceğini de unutmamamız lâzım... Sunacağım projeler size biraz ?düş gibi? gelebilir ama esas bu tür projeler insanları çeker...

    1- Mengen?de bir ?Yemek ve Mutfak Kültürleri Merkezi?inşası hedef alınmalıdır.

    2- Bu merkez içinde bir ?Yemek ve Mutfak Gereçleri Müzesi? kurulabilir.

    3- Yine bu merkezde dünyanın her dilinden, her yerinden toplanan kitaplardan oluşan ve konu ile ilgili ?dünyanın en büyüğü? bir ?Yemek Kitapları Kütüphanesi?oluşturma hedef alınabilir.

    4- Emekli olup Mengen?e dönmüş aşçılar, bu merkezde Türkiye?nin ve Dünyanın her yerinden gelen ?meraklılara? yıl boyunca ücretli ?yemek kursları? verebilirler. Bu hareket Mengen?de pansiyonculuğu da geliştirir.

    ?Aşçılar diyarı?lâfı Mengen için bir ?marka?değeridir.

    Mengenliler ?kalıcı ve ilginç projelerle? bu değerden istifade etmeye kafa yormalıdır...

    Hiçbir şey zor değildir..

    Yeter ki siz ?düşlerinizin peşine düşünüz?!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak