Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Bir binanın ardından...

M. Nevzat Özdemir

    29 Mayıs 2006

    Mehmet Yücetürk Sanat Merkezi?nin bulunduğu bina vaktiyle ?Güzel Sanatlar Galerisi? idi. Bolu'nun yetiştirdiği büyük ressam rahmetli  ?Mehmet Yücetürk? Hocamızın gayretleri ile kurulmuştu. Kendisi de uzun yıllar orada görev yaptı.

    O zamanlar galeri envanterinde bulunan  Bedri Rahmi Eyüboğlu, Feyhaman Duran, Mahmut Cuda ve diğer önemli ressamların tabloları zaman zaman sergilenirdi. Bu sergilerde tabloların arasında küçük bir yağlı boya  tablo hemen dikkatimizi çekerdi.

    ?Ağlayan Çocuk?...

    Gözlerinden yaş damlayan, 6-7 yaşlarında sarışın bir çocuk resmi...

    Resmin altında eski yazı harflerle ?Lütfü Nami? yazıyordu. Ben Lütfü Nami ismini işte  ilk defa o zaman duymuştum.

    Herhalde 30 sene geçmiştir...

    ?Lütfü Nami Kantaroğlu? 1883 yılında Bolu'da doğmuş. Onu tanıyanlar sanatın her dalına meraklı bir insan olduğunu söylüyorlar. Cumhuriyet caddesinde evinin altındaki atölyede çalışır, marangozluktan resme kadar elinden her iş gelirmiş. ?Hisar Mektebi?nde resim hocalığı yanında Bolu Belediyesinde ve Bayındırlık Müdürlüğünde mimar-mühendis olarak da görev yapan Lütfü Nami, bu dönemde Bolu'ya bir çok bina kazandırmıştır. Bunlar arasında Vali Konağı, Sanayi Mektebi ( Eski Kız İlköğretmen Okulu), Eski Belediye Sineması ve  Mehmet Yücetürk  Sanat Merkezi en önemlileridir. Bu eserlerden günümüze yalnız Sanat Merkezi ile Vali Konağı ulaşmıştır.

    İsmet Paşa Caddesi?nde yol genişletme amacıyla yıkılan binanın mimarının da Lütfü Nami olduğu söyleniyor. ?Erken cumhuriyet ve geçiş dönemi? mimarisine uygun olarak inşa edilen bu bina, gerideki parsele aynen ?yeniden? yapılacakmış.

    Lütfü Nami ardında ?özgün? eserler bırakarak 1945 yılında vefat etmiştir.

    Rahmetle anıyoruz...

    *   *   *

    Eski evler önemli bir mimarlık mirasımızdır.

    Buralarda oluşan ?hayat tarzı? da kültürümüzün bir parçasıdır.

    Vaktiyle Bolu'daki eski evler ile ilgili bir ?tespit ve tescil? çalışması belki yapılmıştır ama,  ?restorasyon ve yaşatılmaları? ile ilgili olarak bugüne kadar ?ciddi? bir faaliyet gösterilmemiştir. Geçmişteki anlayış genel olarak,  bu evlerin bir an önce yıkılıp yerlerine apartmanların ?kondurulması? olmuştur.

    Son yerel yönetimin de eski evlerle ilgili bir gayretini göremedik

    ?Bir kaçını restore edeceğiz.? dediler ama halâ bir çalışma yok...

    Bekliyoruz...

    *   *   *

    Turizm... Turizm diyoruz.

    ?Tarih ve kültür? turizmine katılanlar hem kaliteli hem de çok para harcayan insanlardır.      Bütün Türkiye yılda zar- zor 20 milyon turist çekerken, bir ?Prag? şehrini yılda 10 milyonun üzerinde turist ziyaret etmektedir.

    Niçin?

    İnsanlar oraya ?dağ ? yayla, göl? için gitmiyorlar.

    Bozulmamış ?tarihi dokuyu? görmeye gidiyorlar.

    *   *   *

    Maalesef mimari ve şehircilikte ?milli ve tarihsel değerleri? hiç önemsemedik.

    Bu anlayışımız ?kimliksiz? yerleşim alanlarını ortaya çıkardığı gibi,  toplumda  bir ?yabancılaşma?ya da yol açmıştır.

    Şehirlerimizi gezerseniz bunu görebilirsiniz... 

    Bolu'da da durum farklı değildir.

    Eski Bolu'dan belki biraz Akpınar, Semerkant ve Aktaş mahallelerinde izler kalmıştır.

    Buralardaki ?doku? da  yakında kaybolup gidecektir...

    Tren kalkmıştır.

    Benim umudum artık Mudurnu ve Göynük?tedir.

    Onlar ?koruma ve yaşatma? bilincine sahip olmaya başladılar.

    Meyvelerini kısa zaman sonra ?turizm patlaması? olarak görecekler.

    Siz de Bolu'ya gelenlere ?apartmanlarınızı!? gösterebilirsiniz!..

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak