Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Tarihimizi doğru biliyor muyuz?

Ali Özdemir

    26 Aralık 2016

    Tarihimizi doğru biliyor muyuz?
    Bir toplumun geçmişte yaşadığı olayları, atlattığı badireleri doğru olarak bilmesinin, ileriye yönelik doğru kararlar almasında önemli katkısının olduğu çok taraftar bulan bir düşüncedir.

    Geçmişimizi destanlar, efsaneler, kahramanlıklar, vaka-i nüvislerin (tarih yazıcılarının) abartılı anlatımları ile ortaya koyarsak bir yere varamayız.

    Önde gelen bilim insanlarının, tarihçilerin son 30 yıldır ne dediklerine baktığımızda tam bir kaos manzarası ile karşılaşırız.

    Sağcı, İslamcı, liberal, solcu, sosyalist, Marksist görüşlere sahip farklı uzmanlarımız tarihimizi farklı şekilde anlatıyorlar.

    İlber Ortaylı, Murat Bardakçı, Yılmaz Öztuna, Yusuf Halaçoğlu, Halil İnalcık, Ayşe Hür, Soner Yalçın, Yalçın Küçük, Cemil Koçak, Kadir Mısırlıoğlu vb. gibi aydınların yazdıkları birbirini tutmuyor.

    Sosyal medya sitelerinde yüzlerce videosu bulunan Kadir Mısırlıoğlu'nun anlatımlarını dinleyen bir kişinin kafası fena halde karışacaktır. Zira bu şahıs bir çok gerçeği tersyüz etmeyi çok iyi becermektedir.     

    Osmanlı'nın yıkılış süreci, Ermeni Tehciri, Kurtuluş Savaşı, Atatürk-İnönü-Menderes-Demirel-Özal dönemleri, askeri darbeler, Kıbrıs davası vb. gibi konularda sağdan sola çok zıt fikirler ortaya dökülmektedir.

    Bazı uzmanlar/tarihçiler 'Türklerin tarihlerini kayda geçirme konusunda çok ihmalkar olduklarını, Orta Asya'da yaşadıklarımızı Çinli tarihçilerin yazdıklarından öğrendiğimizi, Türk (türük, törük) sözcüğünün de Çince'de savaşçı, yırtıcı, vahşi, kural tanımaz, kuvvetli ulus, zorba anlamına geldiğini de” söylerler.

    Gerçekten de tarihimizi, geçmişimizi yazıya dökme, başımıza gelen felaketlerden ders alma konusunda yetkin olduğumuz pek söylenemez.

    600 sene büyük bir imparatorluk oluşturan Osmanlılar tarihlerini vaka-i nüvis adı verilen yazıcılara kaydettirmişlerdir. Bu kişiler daha çok kahramanlıkları, abartılı bir üslup ile not etmişlerdir.

    Liberal ya da sol görüşlü tarihçiler Osmanlıları katil, yağmacı, hırsız, vurguncu, antidemokrat, Türklük düşmanı, bilimden uzak, soykırımcı, bağnaz, zevk-ü sefa içinde yaşayan bir kitle olarak sunmayı tercih etmektedirler.

    İslamcı ya da sağ görüşlü tarihçiler ise Osmanlı'yı göklere çıkartırken Cumhuriyet dönemini sahte, yalan, faşist, dinsiz, antidemokrat, zorba, din düşmanı, uydurukçu, niteliksiz, başarısız şekilde lanse etme yolunu seçmektedirler.

    10-20 yaş aralığındaki milyonlarca insanımız gazete, dergi, web sitesi, tv, kitap gibi mecralara erişerek doğru bir tarih bilgisi sentezine ulaşmak istedikleri zaman perişan olacaklardır. Özellikle internet sitelerindeki bilgiler facia düzeyindedir.     

    Türkiye'de yaşayanların milli, kültürel, ticari, ekonomik, dinsel, siyasal, etnik, bilimsel tarihini doğru biçimde ortaya koyabilmiş bir kaynağa o kadar çok ihtiyaç var ki…

    İlber Ortaylı, Halil İnalcık gibi evrensel standartlara sahip bilim insanlarımızdan keşke yüzlerce olsa…

    Yıllarca farklı görüşlerdeki tarihçilerin eserlerini okuyarak ortalama bir tarih bilgisine ulaşabildim. Ancak hala bir çok konuda kimin doğru söylediğine emin olamama noktasında olduğumu söyleyebilirim.

    Tarih konusunda okullarımızda kuru bir bilgi yığınının ezberletildiğini söylemek de abartılı olmayacaktır.   

     

    Ali Özdemir

    www.aliozdemir.net

    0505 220 83 85

    aozdemir53@hotmail.com

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak