Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Okuyunca ne oluyor ki?

Ali Özdemir

    12 Mart 2013

    - Matbaa bu topraklara 200 yıl gecikmeyle geldi.

    - Akılcı bilimlerle değil, nakilci ilimlerle uğraşmak teşvik edildi.

    - Garibanlar, köylüler, emekçiler, aydınlar 300 yıl cepheden cepheye sürülüp helak edildi.

    - 400 yıl önce Batıda başlayan teknolojik sıçramalar algılanamadı.

    - Batı'da yaşanan Rönesans (yeniden yapılanma) dalgaları bize ulaşamadı.

    - Kütüphane sayısını kahvehane sayısı kadar artıramadık.

    - Pırlantadan KDV almazken kitaptan kağıttan yüzde 8-18 pay aldık.

    - Kitaplar terör aleti olarak sergilendi.

    - Aykırı fikirleri olanlar mürted, kafir, hain olarak etiketlendi.

    - Kitap yazanlara bin tane engel çıkarıldı.

    - Korsan kitap basımının önüne geçilemedi.

    - Kitap okuyanlara, düşünce üretenlere, buluş yapanlara değil topçu, popçu, manken, turizmci, inşaatçılar ihya edildi.

    - 1990'lardan sonra pıtırak gibi çoğalan özel TV'ler yayınlarının çoğunu "pespaye eğlenceye ayırarak" lumpenliği teşvik etti.

    - Eğitim sistemimizin planlanması 1945 yılından sonra ABD'li uzmanlara devredildi.

    - Yine 1945'ten sonra Türkçe ile eğitimi küçümseyip İngilizce, Almanca, Fransızca ile ders anlatılan ilkokul, ortaokul, lise, üniversite açma hastalığına yakalandık.

    - Üniversitelerdeki onbinlerce kaliteli akademisyen Tarzan İngilizcesi'ni bilemiyor diye ilerletilmedi. 1980'de kurulan "network" kadrolu YÖK her akademisyene İngilizce bilme şartını dayattı. Kendi dilinde dünya çapında eserler veren bilimciler İngilizce'ye hayır dediği için ünvan alamadı.

    - Nüfusumuz kontrolsüz biçimde hızlı arttığı için okulların altyapısı yetmemeye başladı. İşte bu nedenle çoktan seçmeli sınav sistemine abandık. Sadece testleri iyi hafızlayanlar iyi okullara girmeye başladı. Kimsenin el becerisine, fiziksel yeterliliklerine bakılmadı. Elleri titreyen diş hekimliği, kandan tiksinen tıbbı, karanlıktan korkan maden mühendisliğini, konuşamayan öğretmenliği kazandı. Sonuçta okuduğu dalda çalışma yapmayan milyonlarca insan karşımıza çıktı.

    Bu maddeleri uzatmak olasıdır. Bugün dünyanın en az okuyan toplumlarından birisi durumundayız. Bunu satılan gazete, kitap, dergi sayıları söylüyor.

    Bilimle, sanatla, edebiyatla, teknikle kurduğu iletişim sınırlı olan bir toplum dünyanın süper gücü olabilir mi sizce?

    Sadece düşük eğitimli kitlelerimiz değil, iki üniversite bitirmiş insanlarımız bile okulları bitirdikten sonra okumaz, öğrenmez oluyor. Varsa yoksa televizyon...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Bolu Çatı Tamiri Bolu Kamera Sistemleri Tonet Sandalye