Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Kader

Ali Özdemir

    19 Mayıs 2014

         İslam dini aklı ön plana alan, insanlara düşünmeyi, araştırmayı, üretmeyi, bilgilenmeyi, dünya nimetlerini dengeli kullanmayı emreder. Miskinliği, faydasız işlerle uğraşmayı, aylaklığı, parazitliği, zamanı kötü kullanmayı, cahilliği dışlar.

        Freni bozuk, lastikleri kabak bir araçla yolculuk yapmayı aklımız kabul etmez. Akıl ile hareket eden bir sürücü viraja 100 km hızla girdiğinde merkezkaç etkisiyle savrulacağını bilir ve yavaş gider. Alkollü içki tüketen bir kişi bulanık kafayla sağlıklı karar veremeyeceğini düşünerek trafiğe çıkmaz.

         Bilimin gösterdiği bulguları dikkate almadan hareket eden, tedbirleri gereksiz gören insanlar can ve mal kaybına yol açan kazalarla karşılaşırlar.

         Tedbir eksikliği sebebiyle oluşan kazalardaki kayıpları "takdir-i ilahi, kader, mukadderat, alın yazısı, vade yetmesi" olarak nitelemek dinin özüne aykırıdır.  

         Dünyanın önde gelen İslam bilginlerinden olan Sayın Prof. Dr. Süleyman Ateş Bey'in kader ile ilgili açıklaması şöyle:

         Soru: Dinimizde kader anlayışını yaşamdan örnekle açıklar mısınız? Durumu çevremizdeki olaylar ile illiyette bulunurken kusura dayalı ölümleri kaderine böyle yazılmış diyoruz. Kader bir neden midir, yoksa sonuç mu?

        Cevap: Kader ölçü biçim vermek, takdir etmek, planlamak anlamlarına gelir. Allah tüm evreni, zerreden küreye düzenlemiş, planlamış ve biçimlendirmiştir. Allah'ın bilgisi dışında kalan hiçbir şey yoktur. Yarattığı insana da belli bir alan içinde özgürlük, yapacağı işleri seçme yeteneği vermiştir. Buna cüz'i irade denilir. Bu irade ile insan bir eylemi yapmak ister, Allah da insana istediği eylemi yapma gücü verir. İsteyen kul, gücü veren Allah'tır. Kul, bu isteğinden ötürü sorumludur.

        Kaderin iki yönü vardır. Küllî iradeye dönük yönü, cüz'i iradeye dönük yönü. Kişinin boyu posu, anası babası, ulusu beden gücü ve vasıfları küllî iradeye dönük yönüdür. Kişi bunlardan sorumlu değildir. Kişinin yapacağı işler, seçimine bağlı olan Cüz'i irade yönüdür. Kul herhangi bir eylemi seçer, Allah da yaratır. Allah böyle olmasını dilemiş ve takdir etmiştir. Sorumluluk, seçimden ileri gelir.

         Ama Allah, tüm evrenin, olmuş ve olacak her şeyini bilir. O'nun bilgisinden kaçan hiçbir şey yoktur. O zamansızdır. O'nun katında öncelik, sonralık yoktur. O'nun katındaki Tek An, yaratıklar düzeyinde detaylanır, günlere, haftalara, aylara, yıllara, öncelere ve sonralara ayrılır. O'nun bilgisini yaratıkların bilgisiyle kıyaslamak yanlıştır. Allah'ın, benim ömrümde 50 yıl sonra olacak şeyleri şimdi bilmemesi, asla düşünülemez. Çünkü O'nun için öncelik sonralık, şimdi ve gelecek söz konusu değildir ve O'nun bilgisi dışında kalan hiçbir şey yoktur.
     

          **

         Sonuç olarak, İslam dini aklı kullanmayı, okumayı, öğrenmeyi tavsiye eder. Bilgiye, teknolojiye sırtını dönen toplumlar iş ve trafik kazalarında dünya ortalamasından 5-10 kat fazla kayıp vermeye devam ederler.
     

    Web: www.aliozdemir.net

     


     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak