Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Okulda öğretilenlerin hayata katkısı ne kadardır?

Ali Özdemir

    17 Nisan 2013

        Bir insan kreş, anaokulu, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite derken 20 yıl
    kadar eğitim süreci içinde bulunuyor.

        Bu kadar zaman eğitim alan bir kişi öğrendiklerinin acaba ne kadarını
    ileriki yaşlarında kullanıyor? Örneğin coğrafya, felsefe, tarih, biyoloji,
    İngilizce, matematik, fizik, kimya, geometri vb. gibi derslerde öğretilen
    bilgiler, kuramlar, denklemler beyin yorgunluğunun, stresin dışında bize ne
    veriyor?

         Bir tanıdığım doktora çalışması için gittiği Japonya'da gezdikleri bir
    ilkokuldaki minik öğrencilerin elektronik devre elemanlarını birleştirerek
    müzik çalar yaptıklarını anlatmıştı. Bugün elektronik endüstrisi
    denildiğinde ilk akla gelen ülkelerden birisi Japonya'dır...

         İkinci dünya savaşında harabeye dönen Japonya'nın 60 yılda dünya çapında
    bilinen 30 kadar marka çıkarabilmesi üzerinde ciddiyetle düşünülmesi
    gereken bir husustur.

        Japonya ile benzer süreçlerden geçen Almanya, İtalya, Fransa, Güney Kore
    gibi ülkelerin endüstriyel açıdan patlama yapmasının altında faydalı
    bilgiler sunan bir eğitim sürecini benimsemeleri yatmaktadır.

         Bir ülkenin eğitim sistemi uygulama becerisi olan, üretime yönlendirici
    bilgilerle donanmış bireyler oluşturmuyorsa başarılı değildir.

         Elektrik, elektronik, otomotiv, tekstil, madencilik, tarım, turizm, ahşap,
    ayakkabı, makine, sağlık, ulaşım, ormancılık vb. gibi sektörlerde eğitim
    veren okulların niteliği, sayısı arttıkça üretime, çalışmaya yatkın
    insanlar da artmaktadır.

         Sadece çoktan seçmeli testleri çözdürerek yapılan ezberci eğitim sistemiyle
    bolca, evrak getir götür işleri yapan memurlar oluştururuz.

         Okullarda branşlaşma, dersleri seçmeli hale getirme daha kolay olmalıdır.
    Coğrafya, biyoloji, İngilizce, kimya, felsefe, sosyoloji gibi derslerin
    bilgilerini hiç kullanmayacak kişilere bu dersleri vermek enerji kaybından
    başka bir şey değildir.

         25 yıldır elektrik-elektronik alanında meslek liselerinde öğretmenlik yapan
    bir eğitimci olarak bugüne kadar İngilizce, felsefe, sosyoloji, coğrafya,
    kimya, biyoloji, tarih, geometri vb. gibi derslere istekle giren meslek
    lisesi öğrencisine rastlamadım.

         Teknik bilgiler sunan liselere gelen öğrenciler ağırlıklı olarak akademik
    kariyer yapmak gibi niyeti olmayan bireylerden oluşmaktadır. Bu kitle daha
    çok bedensel becerileri geliştirici çalışmalardan keyif almaktadırlar.

         Finlandiya, İsveç, Norveç, Almanya, Hollanda, Danimarka vb. gibi ülkelerin
    eğitim sistemlerini ciddi biçimde inceleyip üretici insan yetiştiren eğitim
    modeline geçmemiz şarttır. Bunu yapmadıkça hiç bir yeteneği olmayan, bir
    kaç sayfa gereksiz bilgiyle donanmış, tüketici yığınlarımız olacaktır.

         Evrensel (çağdaş) eğitim modeli üretime dayalı olmayı gerektirmektedir.
    Beyni gereksiz formüllerle dolu insanların üretici olmadığı ortadadır.

       Ali Özdemir

       Web:  www.aliozdemir.net

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak