Bayram tebrik ilanlarınızı İNANDIĞINIZ, GÜVENDİĞİNİZ gazetelere veriniz

 İşi: Yardım Etmek

Ali Özdemir

 İşi: Yardım Etmek
    24 Mart 2020

         İşi: Yardım Etmek

           Yazı yazmak çok kolay bir iş değildir. Bazen en basit konuda bile yığılır kalırsınız. Beyninizde kelimeler uçuşur. Cümleyi yazıp silersiniz. Yeniden yazarsınız onu da silersiniz.

         Bu ülkenin en yardımsever, en projeci, en sosyal insanlarından birine daha pencere açacağım. Işık tutacağım. Kendisi hakkında dijital dünyada yayınlanmış yüzlerce yazı, haber, yorum buldum. Herkes O’nun bir yönünü kısaca anlatmış.

         Çoğunluğun bildiği bir hikaye vardır. Görme engellileri (kör) file dokundurtmuşlar. Kimisi yılan demiş, kimisi kumaş demiş, kimisi duvar demiş vb. İşte Orhan Bey de aynen bu hikayede olduğu gibi yansıtılmış.

         Daha önce de bir kaç yazımda ifade ettim. Asırlardır bu topraklarda yenilik, reform, inovasyon, AR-GE, proje, üretim, çalışma, alın teri diyenlerin kafası kopartılmış. Üretim unutulmuş. Her şey devlet babadan beklenir olmuş...

          Eski köye yeni adet getirenler, sürüden ayrılanlar, icat çıkaranlar paçasından tutulup yok edilmiş. Bir çok bilim insanımız, fikirleri ezildiği için dış ülkelere kaçarak orada başarıya ulaşabilmiş.

         Çok bilge bir emekli öğretmen arkadaşıma (Arif Yeşilbağ Bey) Orhan Uçar Bey hakkında ne biliyorsun diye sordum. Aynen şunları dedi: “Bizim köylüdür. Mükemmel bir insandır. Servetinin çoğunu hayır işlerine harcadı, harcıyor. Bolu’nun gurur duyması gereken insanlardandır vb.”

          Bugün ise yine değerli bir insan olan Sayın Sabahattin Kocadağ Bey’e O’nu sordum. “Bir zaman, yöneticisi olduğum Kıbrıscık Spor Kulübü maddi bakımdan zora düşmüştü. Orhan Bey’i aradım. Durum bu dedim. Hemen .... TL yardımda bulundu. Ender rastlanan insanlardandır” dedi.

         Orhan Uçar Bey ile bir kere el sıkıştık. İki kere de telefon ile görüştük. Sosyal medya üzerinden yaptığı analizleri de çoğu zaman çok isabetli buluyorum...

         Bolu’nun yoksul bir köyünden çıkıp, tam bir keşmekeş, cangıl olan İstanbul’da, üstelik de mafyatik özellikli tekstil sektöründe tutunmak, isim yapmak kolay iş değildir.

         Yarım asıra yaklaşan süreçte sıfırdan başlayıp büyük işler yapan bir işinsanı olmak, ekonomisi sürekli zikzaklar çizen bir ülkede mucize olarak görülmelidir. Doların, faizin, borsanın ne olacağı hiç bir zaman net değildir. Ekonomide son 50 yıldır sürekli bir fluluk vardır. 70’lerde piyasada hiç bir şey yoktu. Ekonomi dışa kapalı ve korumacı idi. Yaşı 50’den fazla olmayanlar o yılların kör günlerini anlayamazlar...

         1980’den sonra Türkiye kabuk değiştirdi. Kötü şeyler de oldu mu oldu. Ama dünya ekonomisinin dişlileri arasında esamisi okunmayan bir ülke idik. Kuru üzüm, incir, portakal, pamuk dışında satacak ürünümüz bile yoktu. Bugün 200 ülkeye mal satan, dünyanın 16-18. ekonomik büyüklüğüne erişmiş bir devletiz.

         Bu büyümede tekstil sektörünün katkısı Prof. Kenan Mortan’a göre yüzde 50-60’tır.

         Neyse fazla ayrıntıya girip kafanızı karıştırmayayım. Bu yazının konusu ekonomi-politika değil. Anadolu topraklarının yetiştirdiği, kökü dışarda olmayan, sürekli olarak ülkesini düşünen değerli insan Orhan Uçar Bey’i sadece yerel bazda değil, ülke çapında tanıtmalıyız. Medyada yer almasını sağlamalıyız. Örnek girişimci olarak gençlerin önüne koymalıyız.

          Kendisini geniş bir kesim tanıyor ama 83 milyon da tanımalıdır derim...

     

    Ali Özdemir

    www.aliozdemir.net

    0505 220 83 85

    Eğitimci-Yazar-Yayıncı

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak Tonet Sandalye Cafe Koltukları Cafe Masa Sandalye Cafe Sandalye Bolu Dezenfeksiyon