Olsun be aldırma Yaradan yardır... Sanma ki zalimin ettiği kârdır... Mazlumun ahı indirir şâhı... ELBETTE HERŞEYİN BİR VAKTİ VARDIR... (Yunus Emre)

Öğrenen toplum olmanın faydası nedir?

Ali Özdemir

    3 Nisan 2014

          Çok alt gelir grubundan olan bir aileye mensubum. Dedem 25 yıl kadar önce 90 yaşında vefat etti. Okuma yazmayı askerde öğrenmişti. Onu hiç kitap, gazete okurken görmedim diyebilirim. Babam 20 yıl kadar önce 56 yaşında vefat etti. O da okumayı askerlik yaparken öğrenmişti. Gazete, dergi, kitap aldığını, okuduğunu hiç hatırlamıyorum. Annem halen daha sağ. Yaşı 70'e geldi. 12 Eylül darbesinden sonra açılan okuma-yazma kurslarına da gitti. Ama sadece adını yazmayı bilir.

          Doğduğum köyde (Bölücekkaya / Kıbrıscık / Bolu) hiç kimsenin evinde 20-30 kitaplık bir köşe yoktu. Şu anda Bolu ilinde ikamet ediyorum. 100 kadar akrabamın hiç birinin evinde 100-500 kitaplık köşe (kitaplık) yok. Ama tümünün evinde büyük ekran LED TV'ler, derin dondurucular, kombiler, fırınlar, akıllı telefonlar, çanak antenler, DVD çalarlar vb. var.

          Her tanıdığım günde en az 10 saat TV izliyor. Evinde radyo dinleyen neredeyse yok gibi. Sadece taşıtla bir yere gidilirken dinlenilen şey ya lümpenlik akan yerel radyolar ya da internetten korsan olarak indirilmiş MP3 formatlı müzikler.

         Üzülerek ifade edeyim ki yakın çevremde son 20 yıldır gerçek İslamiyetten, bilimden, tiyatrodan, sinemadan, konserden, sergiden, müzeden, kitaptan, kaliteli dergilerden, köşe yazarlarından söz eden yok.

          Tanıdığım insanlar ortalama 250-300 sözcükten oluşan bir Türkçe ile yaşantılarını sürdürüyorlar. Günün 10 saatini yol artı mesaide geçiriyorlar.  8-10 saati uykuya ayırıyorlar. Geriye kalan 3-5 saatte ise Amerikan tarzı kanserojen yemekleri tüketme ve TV ile meşgul oluyorlar.

          Her yıl Kütüphaneler Haftası etkinlikleri yapılıyor. Bunun ne olduğunu, kitabın niçin önemli olduğunu sorgulayan bir tanıdığım hiç olmadı ne yazık ki...

          Evlerde en çok bulunan 'kitaplar' sınavlara hazırlıkla ilgili... Bir işe girildikten sonra da kitaplarla olan iletişim tümden kesiliyor.

         25 yıldır genellikle düşük gelirli ailelerin çocuklarının devam ettiği endüstri meslek liselerinde eğitimci olarak çalışıyorum. Bugüne kadar binlerce öğrenciyle irtibatım oldu. Öğrenme arzusuyla, kendisini geliştirmek için kitap okuyan, okumak için bizlerden bir şeyler isteyen öğrenci sayısı yüzde 5'i geçmez.

          Böyle bir toplumda kalkınmanın, adaletin, eşitliğin, çağdaşlığın, ahlakın, kültürün yeşerip yeşeremeyeceğine siz karar veriniz...

     

     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Cafe Koltukları Cafe Sandalyeleri Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak