BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Uyarılar

Yeşim Seçen

    4 Aralık 2013

     
    *ABD Çevre Koruma Ajansı EPA'ya gore, hayati mikroorganizmalardan olan planktonların 2075 yılında yok olması bekleniyor. Bu gerçekleşirse, gıda zincirinde plankton bulunan tüm canlılar hayatını kaybederken, ormanlar ve çöller gibi tüm ekosistemler onarılmaz bir şekilde zarar görecek!
    *EPA, 2075 yılında doğan 60 milyon Amerikalının ozon tabakasının incelmesi nedeniyle cilt kanseri olacağını ve bu insanlardan yaklaşık bir milyonunun öleceğini tahmin ediyor. Yurdumuzda neler olacağını ve kaç kişinin kanser olup, öleceğini belirleyen herhangi bir bilimsel araştırma henüz yok! Kamu yönetimi türban, ülkeyi bölmek, aydınları, yazar ve çizerleri hapsetmek, özgürlükleri kısıtlamak gibi daha önemli işlerle ilgilendiği için, bu tür araştırmalara kaynak ayıramıyor. Üniversitelerimiz ise evlere şenlik!
    *Gezegenimizde her yıl, 14 milyar kilo çöp ve atık, 19 trilyon galon kanalizasyon atığı, çamur ve petrol sızıntısı okyanuslara dökülüyor.
    *İnsan sağlığını ve refahını etkileyen gürültü, günümüzde en yaygın kirleticiler arasında yer alıyor. Gürültü kirliliği nedeniyle; işitme kaybı, stres, yüksek tansiyon, uyku kaybı, oyalanma ve üretkenlik kaybı, yaşam, huzur ve fırsat geliştirme kalitesinde genel bir azalma meydana gelmektedir. Aşırı gürültüden muzdarip olan hayvanların da, yüksek seslere karşı aşırı duyarlılık ve yoğun stres nedeniyle göç yollarını değiştirdikleri belirlenmiştir.
    *Doğal ortamlara, denizlere, göllere ve sulak alanlara gelişi güzel atılan çöp ve çeşitli atık maddeler nedeniyle her yıl, milyonlarca kara ve deniz canlısı yaşamını yitirirken, karayolları üzerinde de görülebilen bu tür atık ve çöpler nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında, on binlerce insan hayatını kaybediyor.
    * 'Ne pahasına olursa olsun tüket ve kullan at' olarak özetlenebilecek olan çağdaş yaşam biçiminin getirdiği sorunlar içinden çıkılamayacak bir sürece girmiş, altından kalkılamaz bir atık sorunu ortaya çıkmıştır. Yerel çöp ve atık depolama kapasitelerinin aşılmış olması, gelişmiş ülkelerin çöplerini Üçüncü Dünya Ülkelerine ihraç etmesine yol açarken, bu uygulama, dünyamız eko sistemleri ve kültürleri üzerinde yıkıcı bir etki oluşturuyor.
    *Son 50 yılda sıcaklık değerleri alt üst olurken, su buharı, karbondioksit, metan ve ozon gibi sera gazı emisyonlarında yüzde 100'lük artışlar meydana geldi. Bilim adamlarına göre, 2100 yılında dünya sıcaklık ortalaması 3-5 derece artarken, deniz seviyeleri 25-82 metre yükselmiş olacak. Isı ve yağış rejimlerinde değişiklikler, ekstrem meteoroloji olayları, seller, kuraklık, orman yangınları, sıcak hava dalgaları ve kasırgaların yoğunluğunda artışlar, tarımda yüksek maliyetler ve düşük verim, buzul çözülmeleri, nehir kurumaları, türlerin neslinin tehlikeye girmesi, sıtma gibi salgın hastalıkların geri dönüşü ise, beklenen iklim felaketlerinden bazıları.
    *Eğer hala marketten aldığınız bir plastik torbaya herhangi bir ödeme yapmıyorsanız, önce yaşadığınız çevre ve doğal ortamlar, sonar tüm biyolojik yaşam tehdit altında demektir. Ne yazık ki, Türkiye de dâhil birçok ülkede, hala plastik poşetler için herhangi bir bedel ödenmemekte, bedeli doğa ödemektedir.
    *Hala büyük kampanyalarla, plastik poşet yerine alışverişlerimizde her zaman kullanmak üzere, bez torbalar, fileler ücretsiz dağıtılmamaktadır. Bu da, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı başta olmak üzere, çevre politikaları ve projeleri üretemeyen tüm kamu ve özel kuruluşlarımızın, çevre örgütlerinin bir ayıbıdır.
    *Gezi olayları nedeniyle, yasalaşmak üzereyken Meclis'ten çekilen 'Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı', gerçekte doğayı ve ekolojik ortamları koruyacak olan bir yasa değil, tam aksine 'tabiatı bozacak' olan bir yasal düzenleme. Bu yasanın kazayla kanunlaşması durumunda, abartmadan söyleyebilirim ki, 'ülkemizin hiçbir doğal ortamı, habitatı, biyolojik yaşamı, akarsuları, gölleri, dağları, ovaları, ormanları, koruları, milli parkları, tabiat parkları, tabiat koruma alanları, sit alanları, ören yerleri ve korunan diğer alanları, kısacası coğrafyası güvende olamayacak!'. Bu yasayla birlikte 'kamu yararı' gibi her anlama gelebilecek bir kararla, Abant Gölü kurutulup, üzerine helikopter pisti dahi kondurulabilir çünkü bu yasaya dayanacak olan kamu yönetimini engelleyecek hiçbir güç ve engel kalmıyor. Bu yasanın yeniden gündeme getirilmesinin tek nedeni de, HES yapımları nedeniyle yıkıma uğrayan doğal ortamları koruma yönünde kararlar alan yerel mahkemelerin 'doğa koruyucu' etkisinin ellerinden alınmasıdır...
    Ne diyelim, YAZIK!

                                                                  

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak