BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

Popüler kültür bizlere ne yapar ?

Yeşim Seçen

    28 Eylül 2012

    1.Tabiat parklarının orta yerine lunapark, trübünleri olan futbol sahası (neredeyse stadyum), koşu yolları ve 11 metre genişliğinde yollar kurar,
    2.Milli Parklara, neredeyse dört şeritli otoyol yaptırır, maden ocaklarıyla, şantiyelerle bezer,
    3.Abant Gölü Tabiat Parkı'nı, Çevre ve Orman Bakanlığından alıp, Bolu İl Özel İdaresi'ne verir ve 'Davos Yapacağım' diyerek, enkaza, Gülhane Parkı benzeri bir şehir parkına çevirir,
    4.Bolu Gölcük Tabiat Parkı'nı, Bolu Belediyesi'ne verir ve kent eğlencesi malzemelerini, lunapark eğlencelerini tabiat parkına monte ettirterek, koruma altındaki eşsiz tabiat parkını, Medrano Sirki'ne çevirir,
    5.Doğal ortamlara, göl ve akarsu kenarlarına çevre yolu yaptırır,
    6.Yerel yöneticilere, belediye başkanlarına, yanına üç kişi daha alarak, sendikalı işçi dövdürtür,
    7.Düğünlerde havaya ateş ettirip, davetlilerden bazılarını mermi manyağı yapar,
    8.250 metrelik çıkmaz sokakta, otomobille 120 kilometre sürat yaptırtarak, bisiklete binen, karşıdan karşıya geçen çocukları ezdirtir,
    9.Miras meselesi ve inat uğruna, 35 yıllık eşini tek kurşunla kafasından vurdurarak öldürtür ve sonra da katili, hüngür hüngür ağlatır,
    10.'Sen beni nasıl sevmezsin' diye düşünen (ama aslında düşünemeyen) adamlara (aslında adam olmayanlara), eşlerini, eski eşlerini, sevgililerini, eski sevgililerini, imam nikâhlı eşlerini öldürtür,
    11.'Tek değerin para' olduğuna iman ettirdiği iş adamlarını(!) ülkenin tüm akarsularına musallat ederek, dokunulmadık doğal ortam, su kaynağı, dere, vadi bıraktırmaz,
    12.90-100 sene önce inşa edildiği zaman zarif renklerle boyanmış olan tarihi binaları; vişne çürüğüne, turuncuya, laciverte boyatır,
    13.Zarif tarihi yapılara, plastik pencereler, teneke çatılar, tuhaf demir parmaklıklar, ucube eklenti duvarlar, zevksiz çıkmalar yaptırır,
    14.50 sene önce bahçıvanları, çiçek seraları, çiçekleri, süs bitkileri bulunan kamu yapılarının bahçelerini kurak bir çöle, tarumar edilmiş alanlara döndüren, var olan 3-5 ağacı kestirip yerini otoparka çeviren yerel kamu yöneticilerini göreve getirir,
    15.Çevre düzenlemesi deyince aklına ilk iş olarak, çevredeki ağaçları, çalılıkları yok etmek, çiçekleri söktürmek ve yerine asfalt ve beton döktürmek, sonra da birkaç uyuz bitki diktirmek gelen yerel yöneticileri bulup, seçer,
    16.Zarif taş yığma duvarları, sıvayla kaplatır ve yeşile boyatıp, derzine de siyah boya sürdürür,
    17.Gönülleri okşayan güzellikteki, zarif Arnavut kaldırımı yolların yerine, kaba asfalttan, ruhsuz gezi yolları yaptırır,
    18.Kendi halinde akan eşsiz güzellikteki dereleri; sazlıklarla, kamışlarla, birbirinden hoş su kenarı bitkileriyle kaplı akarsu boylarını kazıtıp attırtarak, suyu beton tünellere hapsettirir,
    19.Çayırlarda, çimenliklerde kavisler çizerek uzayıp giden eşsiz patika yolları, keçi yollarını, tarihi katır yollarını yok ederek, bu yolların üzerine; gözü yoran, gönlü sıkan asfalt ya da beton yollar(!) yaptırır,
    20.En güzel kumsallarda plastik çöplükleri, çöp dağları oluşturur,
    21.Boğaziçi'nin iki yakasını beton cehennemine çevirir,
    22.Dokunulmadık orman, yapılaşmadık doğal ortam, bozulmadık vadi bırakmaz,
    23.Bir şehrin son 10 tane olan tarihi yapılarından 5'ini, son 20 senede yıktırır,
    24.Tarihi yapıları restore ediyorum diyerek yıktırır ve betonarme olarak yeniden inşa ederek, maymuna çevirir,
    25.Yapılaşmanın yasak olduğu sahil şeritlerini, beton cehennemine çevirir,
    26.Anadolu'nun güzel yürekli kırsal kesim insanlarını; bağını, bahçesini, ata yadigârı topraklarını, kimliğini, tarihini, hatıralarını gözü kapalı bıraktırıp, kentlere göç ettirir ve kentleşemeyen ama artık güzel yürekli kırsal kesim insanı da olmayan bir hale sokar,
    27.İçinde; sıkılmadan, bunalmadan, depresyona girmeden, akıl ve ruh sağlığını yitirmeden, yaşama sevincini kaybetmeden, yüreğindeki sevgiyi karartmadan yaşanmayacak, birbirinin içine girmiş beton yığınlarından oluşan kentler yaratır,
    28.Şehirlere; yapılaşma adına her türlü çirkinliği, ucubeyi, tuhaf tasarımları monte ettirir,
    29.Güzel bir peyzaj, gönlü ferahlatan bir manzara varsa, ıssız bir güzellik bulunuyorsa, onu bulur ve buraya mutlaka dokunur,

    30.Yaşamı kolaylaştıracak, kent estetiğini yaratacak, çevreyi güzelleştirecek, doğayı koruyacak, görüntü ve gürültü kirliliğini önleyecek, trafik kazalarını önleyecek yasalar çıkartır ama uygulamaz...

    Elbette, 'ne pahasına olursa olsun tüket, kullan ve at, değer yargılarını önemseme; sen bize bak, sana mesajını televizyonlardan ve diğer medya ortamlarından veririz, düşünme ve sadece al!' diye özetlenebilecek 'Popüler Kültür' dediğimiz yaşam biçiminin, daha binlerce marifeti var.  Ancak bunları tek tek yazmaya ne yerimiz uygun, ne de bunları okuyucu sıkılmadan okuyacaktır.

    Son söz olarak şunu söyleyeceğim; 'Çevrenize şöyle bir bakın, nerede hoşunuza gitmeyecek, rahatsız olduğunuz bir durum varsa, nerede bir çarpıklık varsa bunlar, popüler kültürün baş belası olarak yetiştirdiği insanlarımızın başımıza açtığı dertlerden başka bir şey değildir.'

     

     


     

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak