Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Çevre değerlerinin yaşamı tutan değerler olduğunu ne zaman anlayacağız !

Yeşim Seçen

    11 Ağustos 2010

    Bolununsesi Gazetesi'ndeki ilk günüm ve köşemdeki ilk yazımda, beni bu sayfaya angaje eden Sevgili Kâmuran Alagözoğlu'na teşekkür ederek giriş yapmak istiyorum.

    Okuyucularım kusura bakmasınlar, bu teşekkür sonrasında da sözü döndürüp dolandırmadan, uzatıp sıkmadan sizlerle paylaşmam gerektiğine ve herkesi çok yakından ilgilendirdiğine inandığım çevre değerlerine getirmek, birkaç paragrafla sesimi yükseltmek istiyorum, çünkü bu, hepimizi, bugünümüz ve yarınımızı ilgilendiriyor.

    Son aylarda Abant Tabiat Gölü Parkı'nda yaşanan olumsuz gelişmeler, gözlerimizi uzak diyarlardan, kilometrelerce ötelerden Bolu'ya, Abant Gölü'ne çeviriverdi.

    Çünkü yüzyılların sessiz, şirin ve bir düzine yasayla, uluslararası sözleşmelerle korumaya alınmış Abant Gölü'nde, hiç yapılmaması gerektiğine inandığımız bazı tuhaf gelişmeler oluyor, bir şeyler yanlış gidiyordu.

    Haklı olarak, doğal güzelliklerin sonsuza kadar ve yaratıldığı haliyle korunmasını isteyen, savundukları yöreleri kendilerine mülk edinmesi asla mümkün olmayan duyarlı insanlar, yöre yaşayanları, çeşitli gruplar, üniversiteler, akademisyenler, üniversite öğrencileri, sivil toplum kuruluşları, isyanlarını, tepkilerini dile getirmeye başladılar.

    Sonrasını da hep birlikte yaşadık ve gördük.

    Yaşananların asıl rahatsız edici olan yönü ise, ne yazık ki bu yanlışlara hak veren, alkış tutan, destekleyen yöre insanlarının da bulunmasıydı.

    Ancak bu insanlara da kızamıyoruz, çünkü gerçekten de neyin, ne olup olmadığını, bir milli parkın, tabiat parkının ne gibi fonksiyonları olması, neleri içermesi ya da içermemesi gerektiğini, bunun yanında hayata dair birçok şeyi bilmiyorlar ve görüyoruz ki bilmediklerinin de farkında değiller!

    Onun için rahatsız olmadan, yapılan tahribata, çirkinliklere destek veriyor, alkış tutabiliyorlar.

    Bu onların suçu mu, yoksa eğitim ve öğretim programlarının mı, tartışma açmak istemiyorum ancak şunu da eklemek istiyorum; bir kişinin, lise düzeyi eğitim programına devam ettiği ya da bu programı bitirdiği halde, üniversiteye girebilmesi için ayrıca kurs programlarına da yazılması gerekiyorsa, değerlendirmeyi okuyucularımız yapsınlar!

    Şakayla karışık, okurların; "milli eğitimin okullarını kapatın, kurslardan diploma verin' dediklerini duyar gibiyim.

    Onun için kızamıyoruz; yaylada otoyol, site, alışveriş merkezi, süs havuzu, plastik kent içi mobilyaları, silikon çiçekler isteyen, tabiat parkında yapılan 20 metre genişliğindeki duble (!) yollara alkış tutan, yaşadığı güzel yurt köşelerinin betonlaşmasını gülümseyerek, keyiflenerek seyreden, eğitemediğimiz insanlarımıza.

    Bir ağaç dostunun dediği gibi;
    "...Halkımızın modernizm özlemi oryantalist bir kültüre dayalı olunca, batı kentleşme modeli (!) cazip geliyor, kentlerdeki betonlaşma kendisini, doğal alanların kullanımında da gösteriyor.

    Taşradaki il ve özellikle ilçelerde apartman ve site yaşamı, modern bir cazibe taşıyor. Son yıllarda, illerde, hatta küçük ilçelerde bile yaşadığı yerin ekonomik gücü elinde olan birçok işadamı ve tüccar, apartman yaşamına imrenerek, (bahçe içerisindeki sıcak, şirin evlerini terk ederek) TOKİ tipi binalara taşınır oldular.

    Kentsel yaşamdaki bu yanlışlık, milli doğal alanların kullanımında da kendini göstermektedir.

    İstiyorlar ki; ören yerlerinin anıtsal değerlerinin yanına kadar, endüstriyel tüketim imkânları monte edilsin. Yollar gitsin, oteller ve tesisler, sit alanlarına, hatta kaynak değerinin koruma alanlarının içine yapılsın...'

    Dünyayı tükettiğimiz gibi, (buna bağlı olarak) ulusal moral değerlerimizi de farkında olarak, olmayarak tüketiyoruz.

    Çevre ve moral değerlerimizin, gerçekte yaşamı tutan değerler olduğunu ne zaman fark edeceğiz bilmiyorum ancak bunları tükettiğimiz zaman, yaşama dair birçok değerin de yitip gittiğine tanık olacağız, ne yazık ki!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak