Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Bireysel silahlanmaya hayır !

Yeşim Seçen

    9 Nisan 2011
        Evet, konunun başlığı, 'Bireysel Silahlanmaya Hayır!' çünkü iliklerimize kadar toplumu tutsak eden şiddete yönelik tüm medya programları (üçüncü sınıf video filmleri, şiddet içeren diziler, üçüncü sayfa haberleri, bireysel silah satışını destekleyen makaleler ve haberler), şiddeti normalleştiren bilgisayar oyun ve programları, oyuncak silahlar vb, bilerek ya da bilmeyerek (!) şiddeti tırmandırmakta, tüm insanı yönleri dejenere edilmiş, tuhaf, gaddar bir insan modelini topluma kabul ettirmiş görünmektedir!
    Bunun kaçınılmaz sonucu olarak da, son elli yılda atılan şiddet ve şer tohumları nihayet meyvelerini vermeye başladı ve şiddet; durduk yerde üstelik kitle halinde masum birilerini öldürmek sıradan bir olay haline dönüştü!
        Brezilya'nın başkenti Rio de Janerio'da, 24 yaşındaki bir ruh hastasının elindeki çifte tabancayla bir ilkokulu basması ve çoğu öğrenci 12 kişiyi öldürdükten sonra intihar etmiş olması, nasıl bir insan modeline odaklı eğitimin, nasıl bir silah üretim ve pazarlama politikasının uygulandığının en son ve çarpıcı örneğinden başka bir şey değil de nedir?
        Böylesi canavarlaşmış kişilere bu silahı ulaştırabilecek bir altyapıyı kuran sistem, bireysel silahlanmayı destekleyen politikalar, silahı üretip daha fazla kâr için şiddete, ölümlere göz yuman silah üreticileri ve tüccarlarının vicdanlarının kanamadığından eminim.
       Para kazanmak ama ne yolla olursa olsun kazanmak olağan bir yöntem olarak görüldüğü zaman vicdanların sesini duymamak en iyi yöntem olmalı her halde(!)
    İnsanoğlu erdeme ait tüm özelliklerini yerlere atarak, tüm insani değerlerin dışına çıkarak böylesine çılgınlaşabiliyor, canavara dönüşüyorsa, varılan bu nokta sözün bittiği yerden başka bir şey olamaz!
        Televizyonun karşısında bu tür haberleri izleyip, gazeteden okuyup geçmeli miyiz, yoksa birazcık vicdan muhasebesi yaparak, 'biz nerede hata yapıyoruz' mu demeliyiz?
        Elbette, ikinci şık seçimimiz olmalı!
        Bir yerde hata yapıyoruz ve o hatada en büyük pay da, ne yazık ki medyanın!
    TRT'nin tek kanaldan yayın yaptığı siyah-beyaz yılları izleme şansını yakalamış olan kuşak, şiddete ödün vermeyen, bilgece yaklaşımları olan, sanata, edebiyata, klasik dünyanın eserlerine yönelik yayınları, filmleri, dizileri, kültür programlarını çok iyi hatırlayacaklardır.
        Nüfusumuzun neredeyse yarısından fazlasını oluşturan yeni kuşağın ise, ne yazık ki hatırlayacağı böylesi güzel anıları olamayacak.
    Çünkü onlar, medyanın onlara armağan ettiği vurdulu kırdılı, bol kanlı ve öldürmeli üçüncü sınıf video filmleri, internet kahvelerde geçirdikleri aylak saatleri boyunca kullandıkları korkunç sanal silahları, öldürdükleri sanal insanları hatırlayacaklar!
    Eğer içlerinden gazetelere göz atanları varsa, üçüncü sayfalarda arkadaşlarını bıçaklayan, kasap gibi kesen, doğrayan yaşıtlarını, ateşli silahların dehşetli marifetlerini ve şiddete dair olan şeyleri anılarında saklayabilecekler!
    Bu kuşak ve bireyleri, medyanın sorumsuz yaklaşımı, devletin bu sorumsuzluğu önleyememesi ve sosyologların aymazlığı sonucu; acımasız olmanın, öldürmenin, kesip biçmenin normal sayıldığı, bıçakların konuştuğu, liseli hatta ilköğretim öğrencisi genç kızlarımızın birbirlerini acımasızca bıçakladığı ve bunun da normal (!) sayıldığı, sevgililerin parçalara ayrıldığı bir algı seviyesiyle hayata bakar hale gelmişlerdir!
       Bu durum, acınası bir durum olmanın çok ötesinde sonuçları olan sosyal bir faciadır!
        Bakın bunlar yaşanırken silah tüccarları daha fazla kazanmak için neler yapabiliyorlar;
        Ortadoğu ve Kuzey Afrika karıştı, örneğin Libya'da halk birbirini kırarken, silah tüccarları ellerini ovuşturarak, bir köşede kıs kıs gülüyorlar, çünkü onlar silah ve ölüm pazarlıyorlar. Şu an muhalifleri silahlandıran silah tüccarları, bunun biraz öncesinde Kaddafi yönetimini silahlandırmadı mı?
        Silah satışının açmaza giren ülke ekonomilerini canlandırdığını hiç düşündünüz mü?
        Bir yerlerde insanlar çatışarak, yüzlerle, binlerle, on binlerle, yüz binlerle ölürken, kullandıkları silahların parasının bu silahları satan gelişmiş ülkelerin  (!) insanlarının daha rahat yaşamasını sağladığını hiç düşündünüz mü?
       Onlar için ne kadar çatışma ve ölüm varsa, o kadar silah ve para yani kâr var demektir!
        Öte yandan silahlı kuvvetlerin silahlanması, polisin ve resmi görevlilerin silahlanması bir yere kadar makul olabilirken, sivilleri bireysel olarak silahlandırmak, ruhsatlandırmak da neyin nesi, bunu hiç düşündünüz mü?
       Bireysel silahlanmanın bir geri dönüş şoku olabileceğini hiç düşündünüz mü?
       Bir bireyin, neden silah edinmek isteyebileceğini hiç düşündünüz mü?
       Bu silahı savunma amacıyla ya da saldırı amacıyla bir gün kullanmayı düşünerek satın aldığını hiç düşündünüz mü?
       Bireysel silahlanmanın toplumu cinayetlerle, toplu öldürmelerle kuşattığının farkında mısınız?
       Kendi ellerimizle kıyameti, belayı devşirdiğimizin farkında mısınız?
       Devletimiz, bireysel silahlanmanın, kendi ayağına kurşun atmak, toplumu kargaşaya sürükleyen adımları atmak olduğunun farkında mı?
        İlgililer, şiddet içeren filmlerin, televizyon dizilerinin, öldürmenin oyun kabul edildiği bilgisayar oyunlarının (!) şiddeti kışkırttığının farkında mı?
       Bu karamsar, karabasan gibi insanın üzerine üzerine gelen satırları uzatmanın âlemi yok ama sosyal hayat, medyanın yapısı ve eğitim altyapımız bu olduğu, devlet ve toplum bilimciler görevini yapmakta ayak direttiği sürece, bu tür (okul katliamları gibi) faciaları izlememiz ve bir gün kendi ülkemizde de yaşamamız kaçınılmaz olacaktır!
       Onun için;
       Bireysel silahlanmaya, şiddet içeren tüm filmlere, televizyon dizilerine, şiddet ve silah içeren tüm bilgisayar oyunlarına ve oyuncak silahlara hayır diyelim!
       Lütfen çocuklarımıza oyuncak silah satın almayalım!

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak