Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Eğitimin önemini ne zaman kavrayacağız acaba ?

Yeşim Seçen

    28 Kasım 2010

        'bir insanı uygarlaştırmaya karar verdiyseniz, buna büyükannesinden başlamanız gerekir.'

       Bu söz çok hoşuma gidiyor çünkü bana göre, kazanılabilecek bir geleceğe nereden gidebileceğimizin yol haritası bu gizemli sözcüklerde gizli.

        Bir insanı eğitebilmemiz ya da bir insanın evrensel değerler ölçeğinde eğitilmiş olup olmadığını görebilmemiz için, iki kuşak evveline bakmamız gerekiyor.

        Yani siz eğitilmiş, eğilip bükülmüş, mürekkep yalamış, eğitim peşinde dirsek çürütüp, kitap sayfaları arasında gözlerinizi bozmuş, bir de hayatın tozlu yollarında düşüp kalkmışsanız, biliniz ki torununuzun da eğitilmiş olma olasılığı var.

        Girişteki bilgeler sözünün açılımı bu ama bu kadardan ibaret değil elbette.

        Bir zamanlar, bozkırın ortasındaki ayakları yırtık çarıklı, pantolonunun dizleri, gömleğinin dirsekleri yamalı, yoksul ama umutlu, elleri çapa sallamaktan, saban tutmaktan nasırlı, yüzleri güneş yanığıyla kızarmış Anadolu çocuklarını, vatan evlatlarını alıp, el birliğiyle kendi okullarını yaptırtan, bu okullarda yurt sevgisiyle geleceğe doğru yürüyen birer öğretmene, şaire, yazara, romancıya, keman çalan usta bir virtiöze, mühendise, mimara, vekile, bakana dönüştüren Köy Enstitüleri tecrübemiz vardı.

        Sonrasında nedense, hangi akıla hizmetle birer birer kapatıldılar ama buradan yetişen elleri öpülesi öğretmenler yurda ışık saçmaya, geleceğe yol göstermeye devam ettiler.

        Ardından öğretmen okulları, yüksek öğretmen okulları, eğitim enstitüleri, ardından da peş peşe eğitim fakülteleri açılmaya başlandı; eğitim ordusuna on binlerce öğretmen kazandırıldı, kazandırılmaya devam ediliyor.

        Ancak, eğitilmiş bir ülke gerçeğine ulaşmak, fabrikasyon usulü Atatürk büstü üretmek gibi, otomasyona bağlanmış öğretmenler üretip, onları diplomalandırarak, hayatın içerisine, ya bir okula ya da bilinmezliğe doğru salmakla asla gerçekleşmeyecektir!

        Eğitimin, lisans diplomaları verilerek gerçekleşebileceğini sanmak, gerçekten geleceği görememektir.

       Yazdıklarımı hiçbir eğitmen üzerine alınmasın, sözüm meclisten dışarı diyerek, hak ettikleri başarıyı, hedefi yakalamış, idealizme baş koymuş öğretmenlerimizi sözün dışında tutarak şunları söylemek istiyorum.

       Bir dönem, hızlandırılmış eğitimle, eğitim enstitülerinden üç ayda, üç yıllık diplomalar verildi ve bu kuşak, öğretmen olarak okullara atandı.

        Uzunca bir dönem ve belki de hala liseyi bitiren gençlerimiz, tıp fakültesi, teknik üniversite, mühendislik, hâkimlik, savcılık, avukatlık hayalleriyle sınavlara girdiler.

        Çeşitli nedenlerle birçoğu umdukları başarı ve puanları yakalayamadı, istedikleri bölümlere giremedi, kayıtlarını yaptıramadı

        Ve birçoğu, hiç olmazsa öğretmen olayım diye düşündü.

       Bunlar gerçekten yaşandı.

       Oysa bu olmamalıydı.

        Öğretmenlikte puanlar ve ilgi tavan yapmalı, hedef maksimumda tutulmalı, bir öğretmen, bir hekim kadar kazanmalıydı.

       En başarılı, en zeki, en çalışkan öğrenci grupları eğitime, eğitmen olmaya yönlendirilmeliydi.

       Ancak bu, hiçbir zaman yapılamadı.

       Oysa toplumu eğitecek eğitmenlerin üstün vasıflarla, müthiş bir altyapıyla donatılması gerekiyordu.

       Onlar özel olmalıydı.

       Çok özel, çok yetenekli, öngörüleri yüksek, yorumları isabetli, hayata bakışları filozofça ve zekice, duruşları kararlı, kolaylıkla sendelemeyen, sorgulayan, sorgulatan, düşünen, düşündüren, dokunulabilen, konuşulabilen, tartışılabilen, birer efsane kahramanları gibi ama gerçek özelliklerde olmalıydılar.

       Şimdi, düne, bugüne ve yarına şöyle bir bakın; bu saydıklarımı görebiliyor musunuz?

      Önce insan bozuldu!

      Sonra, çevre de dâhil her şey!

       Çünkü insanlarımızı eğitemedik!

       Ve eğitmeye, bizi eğitecek olanlardan başlayamadık!

       Onun için bu söz çok hoşuma gidiyor;

        'bir insanı uygarlaştırmaya karar verdiyseniz, buna büyükannesinden başlamanız gerekir'.

       Ve 'bir toplumu uygarlaştırmaya karar verdiyseniz, buna öğretmenlerden başlamanız gerekir'...

       Öğretmenlerimizin sevgiyle ellerinden öpüyorum...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak