Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Meralarımızı kaybederken...

Yeşim Seçen

    19 Mart 2013

    Son 50 yılda meralarımızın yarısını kaybettik oysa meralar günümüz ve yarınımız için çok ama çok önemli bir doğal ortam, milli bir servettir. Bu makalede elden geldiğince meraların neden önemli olduğunu siz okurlarımıza aktarmaya çalışacağım...

    İnsanların aksine protein yapımı için, çim ve bitkisel liflerin hayvanlar açısından büyük önemi var. Bu yüzden meralar, hayvancılıkta önemli bir besin kaynağıdır. Bugün geldiğimiz noktada ise, hayvanları meralarda otlatmaya götürmek yerine, meraları kapalı yerlere hapsettiğimiz hayvanlara götürmeye çabalıyoruz. Bu gülünç bir ironi, 'hayvanlar bize çalışacak yerde, biz hayvanlara çalışıyoruz.'

    Mısır gibi tane destekli suni yemlerle beslenen hayvanlar daha çabuk kilo alıyor ancak bu beslenme tarzının hayvanlarda sindirim problemleri, rahatsızlık ve çeşitli hastalıklara yol açtığı da biliniyor çünkü bu hayvanların sindirim sistemleri, çimle beslenmek üzere tasarlanmıştır. Geviş getiren bu hayvanlar, yüksek proteinli ve nişastalı tahılları değil, çimleri yemek ve sindirmek için kurgulanmış bir sindirim sistemiyle dünyaya gelirler.

    Merada otlayarak beslenen bir sığır, çiftlikte hapsedilerek beslenen bir sığırdan çok daha sağlıklıdır. Kapalı, kalabalık, soğuk ve nemli ortamlarda yetiştirilen tavuk dâhil tüm hayvanların, başta solunum rahatsızlıkları olmak üzere çeşitli hastalıklara maruz kaldığı bir gerçek. Bütün gün hareket etmeden ayakta durmak bir insan için sağlık açısından ne kadar zararlıysa, bir sığır için de aynı şekilde zararlıdır.

    Besin değerini koruyan taze ot, kurutulmuş bir ottan daha sağlıklı ve besleyicidir ve stres altında olmayan koruma altındaki meralarda her zaman taze ot bulunur. Meralarda özgürce otlayan hayvanların mutluluklarını, pırıl pırıl derilerinden, kat kat uzayan tüylerinden, süratle büyüyen yavrularından çok kolay anlayabilirsiniz. Dolaşarak otlayan bu hayvanların eti daha lezzetlidir ve daha az veterinere görünmeye ihtiyaç duyarlar.

    Hayvanlarınız merada otladığı sürece, gübre havuzlarıyla,  aşırı yem tarımı üretimiyle, artı mazot parasıyla, böcek ve yabani ot öldürücü kimyasal maliyetiyle, kredi borçlarıyla boğuşmanıza da gerek kalmayacaktır.

    Hayvan sağlığı ve güvenliği, tüketici sağlığıyla doğrudan bağlantılıdır. Meralarda yetiştirilen hayvanların etlerinde, tahıl ağırlıklı beslenen kapalı ortam hayvanlarına göre daha fazla E vitamini, beta-karoten, Omega-3 ve CLA (Konjuge Linolec Acid) gibi sağlıklı yağların bulunduğu belirlenmiştir. Son yapılan tıbbi araştırmalarda, CLA'nın bazı kanser türleri, diyabet ve obezite ile mücadelede önemli ve olası rolünün belirlenmiş olması, mera hayvancılığının sağlık üzerindeki olumlu etkisini de gözler önüne seriyor.

    Gıda güvenliği konusunda duyulan endişelerden birisi de, E. Coli gibi patojenlerle, konsantre hayvan yemi, kirlenmiş toprak ve su arasında bağlantı olduğudur. Araştırmalar, sığır besiciliğinde bu patojene daha fazla rastlanırken, mera hayvanlarında E. Coli insidansının (vakasının) azaldığını göstermektedir.

    Meraların verim üzerinde de doğrudan etkileri bulunur. Avustralya'da 5 yıl süren ve 2000 yılında sonuçlanan bir bilimsel araştırmada, koruma altında gelişimini sürdüren doğal mera ortamının,  korunmayan meralardan yararlanan hayvanlara göre yün verimini yüzde 31, hayvan ağırlığını ise yüzde 21 (6 kilo) artırdığı belirlenmiştir.

    Yine araştırma sonuçları, meralar üzerinde bulunan ağaçların, diğer bölgelerdeki ağaçlardan yüzde 20-30 daha hızlı geliştiği ve verim yarattığını kanıtlamıştır. Meralara bitişik buğday tarlalarındaki verimin de yüzde 22-46 daha fazla olduğu, araştırma sonuçlarıyla görülmüştür.

    Meralar, karbon yakalayan çok önemli doğal bir ortamdır. Bilim adamlarının aylarca süren çalışmalarında, mera topraklarındaki organik maddelerin tonlarca karbondioksiti bağladığı belirlemiştir. Artan mera alanı, azalan sera gazı anlamına gelir.

    Meralar, birçok canlı türü için çok önemli bir habitattır. Wisconsin Üniversitesi'nden bir gurup araştırmacı, bölünerek korumaya alınmış ve rotasyonla otlatma yapılan meralardaki ötücü kuş sayısının, iki kat fazlalaştığını gözlemlemiştir.

    Yeraltı tatlı su kaynakları için doğal bir süzgeç görevi yapan meralar, soya ve mısır ekili tarlalara göre akarsulara yüzde 30-50 daha az çökelti, dışkı, nitrat ve nitrojen gibi zararlı kimyasal bulaşmasına neden olur

    Meralar, yağmur kaynaklı yüzey akıntıları ve seller için önemli bir engeldir ve bu özellikleriyle erozyonu önler. ABD Minnesota'da yapılan bir çalışmada, şiddetli bir fırtına ve yağış etkisinde kalan bir dönümlük mısır tarlası 10 ton toprağını kaybederken, bir dönümlük bir meranın ise sadece 53 kilo toprak kaybı yaşadığı belirlenmiştir.

    Bakın bu özelliklerinin yanında meraların başka ne gibi faydaları bulunuyor;

    Yüzey şekillerinin bozulmasını önleyerek, estetik bir değer oluşturur,

    Arıcılıkta önemli bir üretim ve besin kaynağıdır,

    Endemik birçok bitkinin yaşam alanıdır,

    Doğal ortamlar için yerel tohum kaynağıdır,

    Doğal bir turizm ve rekreasyon alanıdır,

    Doğa araştırmaları için araştırma ve gözlem alanıdır,

    Bazı tıbbi ve kozmetik bitkilerin (örneğin parfümlerin) kaynağıdır...

    Bu bilgilerden sonra, meralarımızı neden yok ediyoruz sorusunu sormak, bugüne ve geleceğe karşı sorumluluğu bulunan her insanın hakkıdır, sahi, 'meralarımızı neden yok ediyoruz?'...

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak