Gazetemiz sadece ve sadece Türkiye Basın Konseyi'ne üyedir

Küçük şeyler (2)

Yeşim Seçen

    16 Ekim 2010

         Şu haber paragraflarına hep birlikte bir göz atalım lütfen;

        'Muğla'nın Datça İlçesi'nin sembolleri arasında yer alan Ziraat Bankası kavşağındaki 60 yıllık okaliptüs ağacı, trafiği engellediği gerekçesiyle bir gece ansızın kesildi'.

        'Kadıköy Belediyesi, çevre düzenlemesi yaptığı sahilde, hatalı budama yaptıkları, ağaçlara hava ve su alabilecekleri toprağı bırakmadıkları için onlarca çınar ağacının kurumasına neden oldu'

        'İstanbul'un tüm ilçelerindeki belediyelerin yaptığı zamansız ve yanlış ağaç budamaları, asırlık birçok çınar ağacının kurumasına yol açtı'

        'İstasyondaki asırlık çınar ağaçlarını beton kıskaçla çeviren Zonguldak TCDD Bölge Müdürlüğü yetkilileri, bu ağaçları 1,5 metrelik kütük gibi keserek budayınca (!) ağaçların tümü kurudu'

       'Caddebostan'ın şemsiye gibi gölge veren asırlık çınarı telefon direği gibi budanınca, tüm güzelliğini kaybetti ve büyük bir ihtimalle de çok yakında kuruyup, kaybolacak'

        'Beylikdüzü Belediyesi, bugüne kadar polenle hiçbir ilgisi olmayan yüzlerce kavak ağacının kesilmesine aracı oldu. Böyle giderse, Kavaklı Beldesine adını veren kavak ağaçlarının yakında bir tanesi bile kalmayacak'

        'Üsküdar Belediyesi, asırlık gölgeli çınar ağaçlarını (sözde) budayarak, kanadı kolu kırılmış kuşa çevirdi'.

        'İstanbul Teknik Üniversitesi Tuzla Kampüsü'nde ciddi bir ağaç kıyımı yaşanıyor'.

        'Marmara Üniversitesi'nin,  tarihi Çubuklu İtfaiyesi'nin bulunduğu yere sosyal tesis yapmak için bina çevresindeki asırlık çınarları kestirmesi çevrecilerin tepkisine neden oldu'.

       'Aksaray'daki Murat Paşa Camisi'nin birkaç asırlık servi ağaçları totem gibi budanınca, birer birer kurumaya başladı'

       'Erzurum'da, 2011'de yapılacak olan Üniversitelerarası Kış Oyunları'nda kullanılacak kayakla atlama kuleleri için 100 çam ağacı kesildi'.

       'Erzurum kent merkezindeki tarihi Lalapaşa Camisi ile Selçuklu eseri Yakutiye Medresesi arasında kalan 18 dönüm alandaki tarihi eserlerin ortaya çıkması için 220 ağacın söküm ve kesim işlemi başladı. İşçilerinin dozerle vurup yere yıktığı ağaçları üzüntü ile izleyenler olaya tepki gösterdi'. Yok edilen ağaçların yerine, ışıklı ve plastik onlarca ağaç dikildi (!)

       'Dikili'de, dünyanın en kaliteli çam fıstığını üreten yeryüzü cenneti Kozak Yaylasının Kaplan köyüne komşu Çukuralan Köyü'nde resmi rakamlara göre 7743 ağaç kesildi ve halen kesiliyor'.

        'Kemer'de dünyanın tek sedir ormanındaki bazıları en az üç bin yaşında olan 500 bin sedir ağacı, İspanyolların Çin'e taş satabilmesi uğruna katledildi'.

       'Gökova-Marmaris duble yol çalışmaları iki yıllık aradan sonra yeniden başladı. Çam ve sığla ağaçlarının arasında kıvrıla kıvrıla ilerleyen yolu genişletmek için Taşhan-Marmaris arasında 40-50 yaşlarında 8 bine yakın ağaç kesilecek'.

        'Muğla'nın Ortaca ilçesine bağlı turizm cenneti Dalyan'da yol yapımında kullanılacak taş ve toprağın çıkarılması amacıyla 100'e yakın çam ağacı kesildi'.

        'Uşak Lisesinde yıllardır gözlerden bile sakınılan 3 adet çam ağacı, öğretmenlere görgü dersi verdiren Müdür tarafından dibinden kestirildi'.

        'Yeni Mudurnu yolu yapımı için sayısız genç, yaşlı kayın ağacı katledildi'.

        'Bolu'nun en güzel mesire yerlerinden Gölköy Sulama Gölet'i çevresinde yaşanan ağaç katliamı görenleri hayrete düşürüyor. Göletin kuzey yakasında ortalama 70 kuturundaki yüzyıllık ağaçların odun yapılmak için kesilmesini vatandaşlar şaşkınlık içinde seyrettiler.'

        'Eski Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar'la ele ele Abant Gölü Tabiat Parkı'nı yok eden Bolu İl Özel İdaresi duracağa benzemiyor!
    Şimdi de endemik çiçeklerin bulunduğu Sarıalan Yaylası'nı gölet (!) yapmaya karar verdi'!

        Sizlerin de okuyup gördüğü gibi, bu yanlış uygulamaların ardında ya Çevre ve Orman Bakanlığı, ya Karayolları, ya DSİ, ya valilikler ve il özel idareleri, ya belediyeler, ya da çevreye müdahale yetkisi bulunan yerel bürokratlar yani üst, orta ya da alt düzey yerel kamu yöneticileri bulunuyor.

        Eski Sovyetler Birliği'nde (bugünkü Rusya), orman ve ziraat fakültelerine girmek isteyen bir mühendis adayına, önce bir şeyler diktirirler ve bakarlar; 'bu diktikleri ağaç, çiçek, çalı, çırpı, bitki, her ne ise, yaşayacak mı, yoksa kuruyup gidecek mi?'.

        Yaşarsa, yolu açılmıştır genç orman ya da ziraat mühendisi adayının, yok eğer diktiği bitki yaşamamış, kurumuşsa da, ''haydi, uğurlar olsun' diyerek gönderirler arkadaşı.

        Diktiği bitkiyi yaşatan kişilere de 'yeşil elli' adı verilir. Bu o kişideki bulunan sevginin düzeyini gösteren bir testtir. Bu, o kişideki ağaç, doğa, canlı sevgisini simgeleyen bir kavramdır, yani eliniz yeşil değilse, sizin, ormanla, orman ya da ziraat mühendisliğiyle, ağaçla, çalıyla, çiçekle işiniz olamayacaktır.

        Şimdi şunu öneriyorum; 'Çevre ve Orman Bakanlarımıza, Orman Genel Müdürlerimize, Orman Bölge Müdürlerine, tüm belediye başkanlarımıza, çevreye müdahale yetkisi bulunan tüm karar mercilerindeki kamu yöneticilerine, ülkenin tüm parklar ve bahçeler müdürlerine, ağaç budamasında çalışan servislerin yöneticileri de dahil, tüm elemanlarına birer dal diktirelim ve neticeyi de hep birlikte seyredelim; bu adamlar 'yeşil elli' mi, yoksa diktikleri her şey kuruyor mu?'

        Diktiği bitki yaşamıyorsa, yüreğinde ağaç ve doğa sevgisi olmayan bu kişileri 'haydi, uğurlar olsun' deyip, gönderiverelim gitsin.

        Diktiği bitki yeşeren görevlileri ise rahat bırakalım, çalışsınlar.

        İnanın bu ülke için çok daha hayırlı olacak ve yazının girişinde okuduğunuz yürek burkan haberlere bu kadar çok rastlamayacaksınız!

    • Ayhan Can21 Ekim 2010 . 12:59

      Özellikle ağaç katliamı yapanlar,acaba hayatları boyunca bir ağaç diktiler mi?...Tamam anlıyorum,bir ağaç sonsuza dek yaşamaz...Ancak kesilen her ağacı yerine, fazlasıyla fidan dikerek telafi edin bari...Ama bilinçsizlikten çok duyarsızlık söz konusu diyorum ben...Canice ağaca kıyan birisinden hayır gelmez,insanlığından utanması gerekir...
      Yeşim Hanım,Sadece ağaç konusu değil,sözünü ettiğiniz tüm konularla insanları bir nebze de olsa bilinçlendirdiğiniz için teşekkürlerimizi bildiriyoruz...
    • Yeşim Köktürk20 Ekim 2010 . 22:19

      Teşekkür ediyorum..
    • Ruhi Köktürk16 Ekim 2010 . 17:55

      Sayın Yeşim Seçen, yazılarınızı ilgi ve beğeniyle izliyorum. Çevre konusuna farklı noktalardan ama çok etkili çıkışlarla yaklaşmanız gerçekten takdire değer. Daha sık yazarsanız, doğaya gönül veren kişi ve gruplara daha fazla katkı yapmış olacaksınız. Güzel yazılarınızın devamı ve kaleminize, beyninize, emeğinize sağlık dileklerimle, saygılar..

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak