BolununSesi, Bolu Halkı'nın vicdanının sesidir

KİMLİK SORUNU

Murat Gücüm

    10 Mayıs 2004

    Geçtiğimiz hafta yaşadığım bir olay, bu güne kadar önemsemediğim fakat bir çok şeyden daha önemli bir sorunu karşıma çıkardı. Kimlik sorunu. Üzerinde duracağımız bireyin kişiliğine ait; oluşup-oluşturamadığı kimlik sorunu değil.

    Bizzati yurttaşın kafa kağıdı yani kimlik belgesi sorunu.

    Yukarıda belirttiğim gibi daha önce pek önemsememiştim. Fakat geçtiğimiz hafta Bolu Nüfus Müdürlüğü?nde Vukuatlı Nüfus Kayıt Örneği çıkartmaya gittim. Sıramı beklerken, Müdürlüğe gelen yurttaşların büyük bir bölümü, her hangi bir kuruma kendilerini ispat etmek için geldiklerini gözlemledim. Ve görevli memura ?Bir günde kaç kişiye (Bu ülkenin vatandaşıdır ve aile açılımı budur) cinsinden evrak veriyorsunuz? diye sordum. ?Yaklaşık iki yüz kişi civarında? dedi. Bir de buna internetten indirilen vatandaşlık numarası çıktılarını eklerseniz ayrıca bir çok kurum nüfus kağıdınızın fotokopisini isterse. Sonuç olarak yurttaşlar her fırsatta ?Vatandaş bizim vatandaşımız ama?? cinsinden sorgulanır durumda.

    Buradan ilgililere soruyorum ?Kurum ve kuruluşlar nüfus kağıdımıza niçin güvenmiyor?? Her defasında bizden; ama Noter ama Nüfus Müdürlüğü mühürlü KİMLİK İSPATI İSTİYOR. Bu sorunu, sorun olarak görmeyip böyle gelmiş böyle gider mantığıyla bakmak Devletin vatandaşına güvenmediğini kronikleştirmez mi? Kimse kusura bakmasın, burada bireyin hiç ama hiç kusuru yok. Burada kusur KENDİNE GÜVENEMEYEN, KENDİNİ SADAKATA KAPTIRMIŞ BÜROKRASİ?de. Bu ülke de öncelikli halledilmesi gereken şey ama e-devlet ile ama bir başka biçimde devletin kendi vatandaşının kimliğine ve imzasına inanmasının sağlanmasıdır. Kimlik ispatı yurttaşın sorunu değil, bizzati yurttaşın hizmetinde olan bürokrasinin sorunudur. Eğer yurttaşlarımız bir gün bir yerde BEN BU ÜKENİN YURTTAŞIYIM diye bağırırsa bu haykırışa sebep olan ona, sürekli ?Sen bu kimlikte ki şahıs mısın?? diyenlerdir.

    * *

    Geçtiğimiz hafta yayınlanan ... İŞGAL ALTINDA başlıklı yazımız, pek çok olumlu-olumsuz eleştiri aldı. Fakat sen misin kaldırımlardaki işgallerden yakınan, al sana yeni bir işgal alanı daha. Şehrimizin iki ana caddesinde uygulanan; ücretli park uygulamasının kaldırılması ile (Zarar ediyor muş?) bu iki önemli cadde, araçların ikili-üçlü parkları sebebi ile işgal altında. İlgililer ve görgü tanıkları caddelerde kaza oranının arttığını ve vatandaşların bir birleriyle kavga ettiklerini söylüyorlar. Bu arada ?Bu sorunu trafik polisleri çözsün? diye bir görüşü yerel gazetelerde okuduk. Trafik Polisleri?nin mevcut kadrosu ve yaptığı iş hacmine bakarsak bu soruna nasıl vakit ayırıp da çözüm getirebilirler bilmiyorum.

    Yollar işgal altında, kaldırımlar işgal altında, ilgilenenlere tekrar duyurulur.

    Daha endişesiz ve mutlu ve adaletli ve barış dolu, işgalsiz günler bizlerle olsun.

    Yorum yazın

    İsim (Gerekli)
    Yorumunuz (Gerekli)

    Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

     

    Yazarın diğer yazıları

    Sağlık İlaç Gıda Takviyesi Siyah Sarımsak